Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/3805 E., 2025/432 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3805 E., 2025/432 K. (22.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3805
Karar No
2025/432
Karar Tarihi
22.01.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/3805 E. , 2025/432 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından (genel mahkemeden aktarılan) dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Diyarbakır İli Çermik İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 108 ada 248 parsel sayılı 149.301,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, davalı Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açılmış ve bu davada yapılan yargılama sonunda Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 03.03.2020 tarihli ve 2016/13126 Esas, 2020/885 Karar sayılı ilamıyla; " ... davalıların sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde aynı çalışma alanı içinde zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz edinilebileceği düzenlendiği halde, ilk derece mahkemesince 100 dönüm sınırı aşılarak 150.030,80 metrekare yerin davacı adına tesciline karar verildiği, ayrıca aynı çalışma alanı içerisinde davacı adına kayıtlı başka taşınmaz bulunmadığı tespit edilmiş ise de, dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın davacıya sağ olan babası ... ...’dan geçtiği ve davacının dava tarihi itibariyle taşınmaz üzerinde bağımsız 20 yıllık zilyetliğinin bulunmadığı anlaşıldığına göre aynı çalışma alanı içinde davacının babası adına belgesizden tespit edinilen yer bulunup bulunmadığının Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü’nden sorularak tespit edilmesi, bundan sonra ortaya çıkacak duruma göre hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek bozulmuş ve bozma sonra yapılan yargılama sırasında davaya konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, kadastro tutanağı ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "... 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi doğrultusunda aynı çalışma alanı içinde zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz edinilebileceğinden davacının 02/06/2022 tarihinde yapılan keşif sırasında göstermiş olduğu bölüm ve kadastro tespiti sonrası ortaya çıkan yüz ölçümüne yönelik çelişkinin giderilebilmesi amacıyla düzenlenmiş olan 25/01/2023 tarihli harita mühendisi ek bilirkişi raporundaki (A) olarak gösterilen bölüm yönünden davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 108 ada 248 parsel sayılı taşınmazın, 25.01.2023 tarihli bilirkişi ek raporu ekinde yer alan krokide (B) harfi ile gösterilen 49.301,67 metrekarelik kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla susuz tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen 100.000,00 metrekarelik kısmının 108 ada 248 parselden ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle susuz tarla vasfı ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı