8. Hukuk Dairesi 2023/1316 E. , 2025/413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulüne/Davanın Kısmen Kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım Kadastrosu sonucunda İstanbul ili Beykoz ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1832 ada 10 parsel sayılı 612,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve iş bu taşınmaz bahçe üzerindeki bir katlı kargir ev 30 yıldan beri Hakkı kızı ...'ın kullanımındadır" şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar dava dilekçesinde, 1832 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tarafların kök murisi olan ... tarafından imar ihya edilerek kullanıldıktan sonra vefat etmesi üzerine mirasçılarına intikal ettiğini, murisin çocuklarından ...'in uzun yıllar ceza evinde kaldığını, cezaevinden çıkınca taşınmazı satmak istediği içinde anne ...'ın taşınmazı kendisi tarafından satılmış gibi göstermek suretiyle oğlu ...'a devrettiğini, bu şekilde ...'in taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunmasına engel olduğunu ve bu süreçten sonra taşınmazın emlak kayıtlarının ... adına düzenlendiğini ancak taşınmazlar üzerinde babaları ...'dan gelen miras payları olduğunu belirterek taşınmaz üzerindeki 32/160'şar hisse olan kullanıcı şerhini iptal edilerek davacılar adına eşit hisselerle şerh verilmesini istemişlerdir. Yargılama sırasında davacı ...'nun vefat etmesi üzerine mirasçılarının davaya katılımı sağlanarak taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı ... cevap dilekçesinde, taşınmazı yaklaşık olarak 50 yıldır kullandığını, eşi ...'ın kendi adına bu yerin 308 ada 18 parsel de 48,00 metrekare ve 308 ada 119 parselde 224,00 metrekare olmak üzere tapu tahsis belgesini 27.05.1985 tarihinde aldıklarını, bu zamana kadar vergisini düzenli olarak ödediklerini, davacıların davasını kısmen kabul ettiğini, 272,00 metrekare yerin adına, geri kalan kısmın ... varisleri adına tescil edilmesini kabul ettiğini savunmuştur. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "davacıların açmış olduğu bu dava ile, dava konusu parselin esasında miras bırakan babaları ...' dan gelen bir yer olduğunu belirtilerek davalı adına olan kullanıcı kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına kullanıcı kaydı verilmesini talep ettikleri, sunulan veraset ilamına göre, davacıların ve davalının muris ...' ın mirasçıları arasında yer aldıkları, başkaca mirasçıların da bulunduğu, dosyaya gelen kadastro krokilerinden ve fen bilirkişisi raporundan anlaşılacağı üzere, bu parselin eski 308 ada 18 ve 19 parsellerin bir kısmının tevhidinden oluşan bir parsel olduğu, büyük bir kısmının 19 parselden daha küçük bir kısımın ise 18 parselden geldiği, davalı ...' ın cevap dilekçesi ekinde sunulan tapu tahsis belgesi içeriğinden anlaşılacağı üzere eski 308 ada 18 parselin 48 metrekarelik kısmı ile 19 parselin 224 metrekarelik lik kısmından oluşan toplam 272 metrekarelik kısmı bakımından ...' ın eşi ... adına tapu tahsis belgesi verilmiş olduğu, yine bu belgede, korubaşı, ... Kapı no:25 adresinde bulunan bir katlı yığma kargir yapı niteliğindeki konutun bu tapu tahsis belgesi kapsamındaki yer üzerinde bulunduğunun yazılı olduğu, yapılan keşifteki gözlem, mahalli bilirkişi ve tanık beyanı dikkate alındığında, davaya konu 1832 ada 10 parselin tarafların babalarından gelen bir yer olduğunun ancak yukarıda belirtilen tapu tahsis kaydı kapsamında kalan 272,00 metrekarelik kısmın davalının eşi ...'a ait olan bir yer olduğu, davalının da bu kısım dışındaki kalan yerin muristen gelen bir yer olduğunu ve davacının iddialarını kabul ettiğinin anlaşıldığı, bu nedenlerle, davacıların davasının davalının kocası ... gelen 272,00 metrekarelik tapu tahsise dayalı hakkının saklı tutularak kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabulüne, 1832 ada 10 parsel sayılı 612,14 metrekarelik taşınmazın muhdesat bilgisi bilgileri kısmında geçen ''işbu taşınmaz bahçe üzerindeki bir katlı kargir ev 30 yıldan beri Hakkı kızı ...'ın kullanımındadır'' kaydının; "işbu taşınmazın 10.12.2020 tarihli fen bilirkişisi raporu ekindeki krokide tapu tahsis belgesine konu olan evi de içine alan kırmızı renkli olarak (A) harfiyle gösterilen 272 metrekarelik kısmı 30 yıldan beri Hakkı kızı ...'ın kullanımındadır, aynı tarihli raporda mavi renkli taralı alanı kapsayan ve (B) harfiyle gösterilen kalan kısım olan 340,14 metrekare kısımının 32/160 pay ile ... ve 32/160 pay ... mirasçılarının ve 96/160 pay ile ...'ın kullanımındadır" şeklinde değiştirilmesine, 10.12.2020 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki krokinin kararın eki sayılmasına, davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifesine istinaden 4.080,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara ödenmesine, davacılar tarafından yapılan 222,80-TL ve 384,90-TL keşif harcı ile, 1.668,75-TL ptt vs giderler olmak üzere, yapılan toplam 2.276,45-TL masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucu; dairenin önceki tarihli kararında değinilen hususlardaki eksikliklerin giderildiği, buna göre dava konusu 1832 ada 10 parsel sayılı 612,14 metrekarelik taşınmazın 10.12.2020 tarihli fen bilirkişisi raporu ekindeki krokide tapu tahsis belgesine konu olan evi de içine alan kırmızı renkli olarak (A) harfiyle gösterilen 272,00 metrekarelik kısmının davalı ...'ın fiili kullanımında olduğu, aynı tarihli raporda mavi renkli taralı alanı kapsayan ve (B) harfiyle gösterilen kalan kısım olan 340,14 metrekare kısımının ise tarafların miras bırakanından intikal eden kısım olduğu, davanın bu haliyle davanın davalı ... tarafından da kabul edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle davacılar vekilinin ve davalı hazine vekilinin esasa ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ancak davalı Hazine'nin aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretine istinaf sebepleri değerlendirildiğinde 29.05.1957 tarihli ve 1957/4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, karşı tarafa yükletilmesi gereken vekalet ücreti ve yargılama giderine talep olunmaksızın mahkemece, doğrudan hükmedilmesi gerektiği, somut olayda davalı Hazine'nin davada yasal hasım sıfatıyla taraf olduğu ve kanun gereği davanın yöneltildiği kişi olduğu, bu nedenle Hazine'nin aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin esasa ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine, davalı Hazine vekilinin kararın vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kısmına yönelik istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, esasa ilişkin hükümler hakkında aynı şekilde kalmak üzere yeninden hüküm kurularak karar tarihi itibariyle alınması gereken 59,30 TL harcın, peşin alınan 170,78-TL harçtan mahsubu ile kalan 111,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacılara iadesine, davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlı Asgari Ücret Tarifesine istinaden 4.080,00 TL ücreti vekaletin davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, davacılar tarafından yapılan 222,80 TL ve 384,90 TL keşif harcı ile, 1.668,75 TL posta vs giderler olmak üzere, yapılan toplam 2.276,45 TL masrafının davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından hem esasa hem de vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Somut olayda, davacıların talebi, kesinleşen tapu kaydının beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile davacılar adına kullanıcı şerhi yazılması talebine yönelik olması nedeniyle hüküm altına alınması gerekli vekalet ücreti, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki maktu vekalet ücreti olmalıdır. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. Şu halde, Bölge Adliye Mahkemesince kendisini vekil ile temsil ettiren davacılar yönünden maktu olarak Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hükümleri dikkate alınmadan İlk Derece Mahkemesi karar tarihindeki maktu vekalet ücretine karar verilmiş olması isabetsiz ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "4.080,00-TL" kısmının hüküm yerinden çıkartılmasına ve yerine "9.200,00-TL" rakamlarının yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1316 E., 2025/413 K. (22.01.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1316
- Karar No
- 2025/413
- Karar Tarihi
- 22.01.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3805 E., 2025/432 K. 22.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3470 E., 2025/408 K. 22.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3467 E., 2025/409 K. 22.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3732 E., 2025/401 K. 22.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5475 E., 2025/445 K. 22.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5467 E., 2025/447 K. 22.01.2025