Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3792 E., 2025/578 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3792 E., 2025/578 K. (03.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3792
Karar No
2025/578
Karar Tarihi
03.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/3792 E. , 2025/578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/55 E.,2023/161 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/969 E., 2020/48 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Mardin ili Artuklu ilçesi Sultanköy Mahallesi çalışma alanında 2016 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 128 ada 3 parsel sayılı 556,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, arsa vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Mardin ili Artuklu ilçesi Sultanköy mahallesi 128 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı adına yapılmış olan tespitine itiraz ederek, taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde sayılı kazandırıcı zamanaşımı sebebiyle iktisap koşullarının oluşmadığı ve taşınmazın imar ve ihya çalışması ile tarıma elverişli ... getirilen taşınmazlardan olmadığından bahisle, kadastro tespitinin iptaline ve taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil ... dava dilekçesinde özetle; davaya müdahil olma talebinde bulunarak, kendisine ait olan Sultanköy 128 ada 4 parsel sayılı taşınmazın avlusunun bitişiğindeki ve dava konusu taşınmazın içerisinde kalan bir kısım taşınmazın kendi parseli ile birleştirilmesini talep etmiştir. Davalı taraf duruşmadaki beyanlarında özetle; dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu ve kendisine babası ...’ten kaldığını, taşınmazın kendisinin bildi bileli yaklaşık 10-15 sene öncesine kadar üzüm bağı olduğunu, yaklaşık 15-20 sene öncesinde bağın yarısına ablasının ev inşa ettiğini, diğer yarısının da kendisine kaldığını, 1990'lı yıllarda Kızıltepe’ye göç ettiğinden bağ ile ilgilenemediğini ve bağın kuruduğunu ancak taşınmazın köy içerisinde arsa vasfında olduğunu, köylülerin bu mevkiye evler inşa ettiklerini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Orman bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu tespiti yapılmıştır. Orman bilirkişi raporuna ekli krokilerde taşınmazın konumunun kadastro paftası ölçeği ile en eski tarihli memleket haritası , hava fotoğrafı ve amanejman planı mescere harıtası ölçekler eşitlenmek ve birbirleri üzerine aplike edilmek suretiyle net olarak gösterilmiş olması karşısında raporun denetime elverişli ,usule uygun bilimsel bir rapor olduğu kabul edilerek yapılan tespite itibar edilmiştir. Her ne kadar dava konusu taşınmaz üzerinde eylemli durumu itibari ile orman ağaçları yok ve köy yerleşim alanı içerisinde olmassından dolayı arsa vasfında olduğu gözükmekte ise de Yargıtay içtihatları uyarınca evveliyatı orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi taşınmaz orman vasfını kaybetmeyecek ve tapu yada zilyetlikle kişiler adına tescile konu olamayacaktır. Açıklanan nedenler ile 3402 sayılı Kanun'un 17.maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı ve müdahil davacı açısından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayanılarak taşınmaz edinim şartları oluşmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, Mardin ili Artuklu ilçesi Sultanköy Mahallesi 128 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün, asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bu karar da asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden asli müdahilden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı