8. Hukuk Dairesi 2023/3743 E. , 2025/576 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/409 E., 2023/359 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/243 E., 2020/309 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili Erdemli ilçesi Sarıkaya köyü/Mahallesi Kadılı mevkiinde 159 ada 154 parsel sayılı ve 4.819,99 m2’lik taşınmaza kadimden beri irsen malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız zilyet olmalarına rağmen, kullanıcı olarak davacı isminin tapuya şerh edilmediğini, kök maliklerle bir bağı bulunmayan davalı ...'nin adının kullanıcı olarak yazıldığını açıklayarak, öncelikle davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ise, 2/B uygulanan sahalarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek-4 üncü maddesi gereğince; ...’nin kullanıcı olduğuna ilişkin tespitin iptal edilerek, davacının taşınmazın mevcut kullanıcısı olarak tespit edilerek, yapılan tespitin taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine müvekkili ...’in isminin kullanıcı olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2/B nitelikli taşınmazlarda hak sahibi olabilme koşulunun taşınmazın 31.12.2011 tarihinden önce kullanılıyor olması şartına bağlandığını, Erdemli Tapu Müdürlüğünün 10.09.2019 tarihli ve 3535783 sayılı yazı ekinde alınan kadastro tutanağının edinme sebebi başlıklı bölümünde bu parselin evveliyatının 159 ada 138 parsel ve tarla vasfı ile Hazine adına kayıtlı olup, bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiğinden, Mersin Orman Bölge Müdürlüğü 48 nolu Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenen belgelere göre 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, bu hususun da beyanlar hanesinde belirtildiğini, taşınmazın aslen senetsiz yerlerden olup, 2003 yılından beri tarla ... ile ...’nin kullanımında bulunduğunu, 17.03.2014 tarihinde muhtar ve bilirkişilerin müşterek imzası ile bu hususun tespit edildiğini açıklayarak, dava konusu edilen taşınmazın keşif mahallinde tespiti ile fen ve kadastro bilirkişisinden alınacak ayrıntılı bilirkişi raporuna göre kadastro tespitinin kesinleştiği tarihin belirlenmesini ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı tarafa taşınmaz üzerinde yapılacak keşif için keşif harcını Mahkeme veznesine depo etmek üzere süre verildiği, davacı taraf vekilince keşif ücretinin yatırılmayacağının, ayrıca tapunun beyanlar hanesine müvekkilinin adının yazılması yönündeki taleplerinden de feragat ettiklerinin beyan edildiği, bu yönde kendilerine süre verilmesine de gerek olmadığını duruşmada beyan etmesi üzerine; davanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden reddine, davanın tapunun beyanlar hanesine davacının kullanıcı olarak şerh edilmesi yönündeki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince,"davacı vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, keşif masrafına ilişkin olarak takdir edilen gider avansının iki haftalık süre içerisinde yatırılması için davacı tarafa süre verildiği, davacı vekilinin duruşmada ve istinaf dilekçesinde de keşif avansının yatırmayacağı yönünde beyanı karşısında mevcut delil durumuna göre ispat edilemeyen davanın reddine dair yerel mahkemece verilmiş olan karar yerinde görülmüştür. Şayet keşif delilini düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 288 inci maddesinde hakim uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımı ile bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapabilir hükmünün düzenlendiği, 6100 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinde ise taraflar ve 3. kişiler keşif kararının gereğine uymak ve engelleyici tutum ve davranışlardan kaçınmak zorundadırlar, keşif yapılmasına taraflardan birinin karşı koyması halinde o kimse ispat yükü kendisine düşen taraf ise bu delilden vazgeçmiş sayılacağının hüküm altına alındığı, ilk derece mahkemesince bu kanun hükümleri çerçevesinde davacı tarafın keşif yükümlülüğünden kaçındığı ve davasını da başka delillerle de ispat edemediğinden davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kullanıcı şerhi talebinin ise feragat nedeniyle reddedilmesinin de usul ve hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3743 E., 2025/576 K. (03.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3743
- Karar No
- 2025/576
- Karar Tarihi
- 03.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3773 E., 2025/563 K. 03.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3779 E., 2025/564 K. 03.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2750 E., 2025/568 K. 03.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3344 E., 2025/577 K. 03.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3792 E., 2025/578 K. 03.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5486 E., 2025/579 K. 03.02.2025