Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3438 E., 2025/1166 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3438 E., 2025/1166 K. (17.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3438
Karar No
2025/1166
Karar Tarihi
17.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/3438 E. , 2025/1166 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/292 E., 2023/166 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, davacının taşınmazı 1997 yılında satış senedi ile satın aldığı, malik sıfatına sahip olduğu, lehine eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile Bursa ili Yenişehir ilçesi ... köyü 105 ada 81 nolu Hazine adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 03.02.2020 tarihli ve 2019/4344 Esas, 2020/382 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi; çekişmeli taşınmaz hakkında zilyetlikle mal edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma da hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, bozma kararından sonra yapılan keşifte dinlenen ziraat bilirkişi “önceleri tarım yapıldığı, ancak son yıllarda tarımsal faaliyet yapılmadığı gözlemlenmektedir” tespitinde bulunmuş, orman bilirkişi 1971 tarihli hava fotoğrafında tarımsal faaliyet yapılan yer olduğunu bildirmiş, kadastro tarihinden 15-20 yıl önceki hava fotoğraflarını incelememiş, iade kararı üzerine keşifte dinlenen uzman orman bilirkişi, ziraat bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi müşterek imzalı raporlarında 1991 tarihli hava fotoğrafında tarım amaçlı kullanım bulunduğu, tahıl ürünü olduğu bildirilmiş olup, 1991 tarihli hava fotoğrafı çıplak gözle incelendiğinde bilirkişi tespiti ile uyumlu olmadığı gözlemlenmektedir. Bu haliyle, süre yönünden zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda tereddüt oluşmuştur. Ayrıca davacı eklemeli zilyetliğe dayandıkları halde zilyetliği edindiklerini belirttikleri bayiler yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde yazılı 40/100 dönüm norm kısıtının aşılıp aşılmadığı da araştırılmamıştır." gerekçeleriyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; "dinlenen tanık beyanları ve mahalli bilirkişi beyanları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın önceki zilyedi ile davacının zilyetlik süresinin eklemeli olarak yirmi yılı aştığı görülmüş, 20.09.2022 tarihli ek bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davacının zilyetliği edindikleri bayileri yönünden 40/100 dönüm norm kısıtını aşmadığı görülmüş, Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesinde öngörülen koşulların davacı yararına gerçekleşmiş olduğu kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın; davalı ... İdaresi yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı Hazine yönünden kabulü ile Bursa ili Yenişehir ilçesi ... Mahallesi, 105 ada, 81 sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! aceeccf1ada49df1 171fc1e61566f7cd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı