Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3369 E., 2025/805 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3369 E., 2025/805 K. (06.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3369
Karar No
2025/805
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/3369 E. , 2025/805 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/4 E., 2023/1 K. KARAR : Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dosya davacıları ... ve ... ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR Kadastro sırasında Bingöl ili Solhan ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 176 ada 58 parsel sayılı 15891.47 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Hazine adına olan vergi kaydına dayalı olarak ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve müşterekleri, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, yargılama sırasında bu yere ait tapu kayıtlarının da bulunduğunu ileri sürmüşlerdir. İlk Derece Mahkemesince verilen 17.05.2010 ilk hüküm Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.07.2011 tarihli ve 2010/9468 Esas, 2011/4090 Karar sayılı kararı ile özetle; "..keşifte davacı tarafça dayanılan kayıt ile davalı Hazine dayanağı vergi kaydının okunup hudutlarının mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesinin istenmesi; taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin ne şekilde hangi sıfatla zilyet olduğu maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, davacı tarafça dayanılan kaydın tapu kaydı niteliğinde olması, kayıt maliki ile davacılar arasında akdi ya da irsi ilişki bulunması ve tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsaması halinde, taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalan bölümünün tapu kaydına göre tesciline karar verilmesi, davacı tarafça dayanılan kaydın tapu kaydı niteliğinde olmaması halinde ise davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması" gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozma sonucunda dava Mahkemenin 2011/91 Esas numarasına kaydedilmiş ve bu dosyada; yukarıda tarih ve sayısı bildirilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 17.06.2015 tarihli hükmün temyizi üzerine ise; aynı Dairenin 14.03.2019 tarihli ve 2019/838 Esas, 2019/1761 Karar sayılı kararı ile bu kez de hükmün; "Somut olayda, davacılara kesin sürenin sonuçlarını bildirir herhangi bir tebligat yapılmadığından 3402 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi uyarınca, usulüne uygun bir süre verildiğinden ve davacıların kesin süreye riayet etmediğinden söz edilemeyeceği; ayrıca, davacılardan ...'in, 21.08.2013 tarihli celse de keşif masraflarını yatırmayı kabul etmediğini beyan etmesinin, kendisine 3402 sayılı Kanun’un 36/1 inci maddesi gereğince usulüne uygun şekilde ihtaratlı davetiye tebliğ edilmemiş olması nedeniyle aleyhine değerlendirilerek red kararına gerekçe yapılamayacağına işaret edilerek; davacı tarafa keşif giderlerini yatırmaları hususunda yeniden 3402 sayılı Yasa'nın 36. maddesi uyarınca, yöntemine uygun şekilde keşif gün ve saatinin de belirlendiği makul bir süre verilmesi, , ara kararı gereklerinin yerine getirilmesi durumunda mahallinde keşif yapılması ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi.." gereklerine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonucunda dava Mahkemenin iş bu 2019/4 Esas numarasına kaydedilmiştir. Davacılar Abidin ve ... vekili tarafından aynı taşınmaza yönelik olarak ve ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle vekil edenlerie ait olduğunu ileri sürülerek; taşınmazın 1/2 şer hisselerle vekil edenleri adına tescili istemiyle açılan dava (2015/6 Esas) eldeki dava ile birleştirilerek ve yukarıda tarih ve sayılı yazılı son bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacılar ... ve müştereklerinin davasının reddine; birleşen (2015/6 Esas) dosya davacılarının davalarının ise kabulüne; çekişmeli 176 ada, 58 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 2 hisse kabul edilerek "tarla" vasfıyla 1 hissesinin ... ve 1 hissesinin ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm asıl dosya davacıları ... ve ... ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosya davacıları ... ve ... ile davalı Hazine vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden ... ve ...'tan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı