Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/2980 E., 2025/1341 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2980 E., 2025/1341 K. (20.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2980
Karar No
2025/1341
Karar Tarihi
20.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/2980 E. , 2025/1341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/278 E., 2023/22 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında; Antalya ili Kemer ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 116 ada 5 parsel sayılı 2.025,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ...'nın kullanımında bulunduğu" yazılıp tarla niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı vekili; Kemer Kadastro Mahkemesi'nin 17.07.2002 tarih 1994/1085 esas, 2002/16 karar sayılı kesinleşmiş kararı gereğince 397 parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiğini, kararın derecaattan geçerek 05.05.2006 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca dava konusu parselin orman sınırları içine alındığını, 397 parselden 5831 sayılı kanun kapsamında yapılan çalışmalar sonucu kesinleşmiş mahkeme kararı ile orman olarak tescil edilen Ulupınar 397 parsel içerisinde yer alan 116 ada 5 parselin kullanıcı tespiti ve tapu iptali için davalı Hazine ve tespit edilen kullanıcısı adına iş bu davayı açtıklarını beyan ederek Antalya ili Kemer ilçesi ... köyündeki devlet ormanı sınırları içinde kalan 116 ada 5 parsel numaralı taşınmazın davalılar adına olan tapuların iptaline, 5831 sayılı kanun uyarınca yapılan çalışmadaki kullanıcı tespitinin iptaline, 116 ada 5 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği belirtilerek Hazine adına tapuya tesciline, davalıların parseldeki müdahalelerinin iptaline, muarazanın giderilmesine, parsel üzerindeki tüm yapıların, tesislerin, muhtesatların kal'ine karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili; Ulupınar köyünde bulunan 116 ada 5 parsel numaralı taşınmazın 2/B vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğunu, 6831 sayılı Orman Kanununun 2 nci maddesinin (B) fıkrası gereğince ve 11 inci madde gereği ve ayrıca fiilen orman olduğu tespit edilen yerlerin talep üzerine OGM'ye tahsis edileceğini, dava 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddi gerektiğini, orman kadastro tespitleri ve orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin orman kadasro komisyonları tarafından yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; iş bu davada görevli mahkemenin Kemer Kadastro Mahkemesi olduğunu, ayrıca davanın 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, parselin tamamının 2/B madde ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde kaldığını, fiili kullanım durumu kadastosu çalışmalarının ise 03.05.2011 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, kullanıcı tespitlerinin de bu şekilde yapıldığını, dava konusu taşınmazda hak sahibinin davalı olduğunu, taşınmazın ecrimisil bedellerinin ödendiğini, dava konusu yerin çok uzun süredir ekilip biçildiğini, taşınmazın bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerler olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 16.04.2014 tarih ve 2013/367 E., 2014/205 K. sayılı kararla; davacının tapu iptal ve tescile yönelik talebinin kabulüne, Antalya ili Kemer ilçesi Ulupınar köyü Sarıtaş mevkii 116 ada 5 parsel sayılı 2025,05 metrekare büyüklüğünde tarla vasfında davalı ... adına tapuda kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesindeki “6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır.” beyanı ile muhtesat bilgilerindeki "1049230 sistem nolu ağaç tipinde ... oğlu 1965 doğumlu ...'nın 1989 yılından beri kullanımındadır" kayıtlarının terkinine ve kaldırılmasına; davacının meni müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.01.2016 tarihli ve 2015/248 E., 2016/138 K. sayılı ilamıyla; ".... 397 sayılı parselin tamamına ilişkin kadastro paftası, kullanım kadastro paftası, Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 E, 2002/16 K. sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve krokilerin onaylı renkli fotokopileri, eski tarihli memleket haritası ile 31.12.1981 tarihine yakın memleket haritası ve hava fotoğrafları dosya arasına getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri (Çevre ve Orman Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 esas sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan teknik bilirkişi raporları ile çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu tesis kadastro paftası, kullanım kadastro paftası, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalar ile memleket haritaları ve hava fotoğrafları ölçekleri (1/5000, 1/10000 ve 1/25000) eşitlenmek suretiyle denetime elverişli olarak ayrı renkli kalemler ile birbirleri üzerinde aplike edilmek suretiyle, Ulupınar Köyü 397 parselin kadastro çapının tamamının aynı kroki üzerinde gösterilmesi, yine Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 E. sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan bilirkişi krokileri uygulanmak suretiyle, 397 parsel çapı üzerine aktarılarak, anılan dosyada davalı olan bölümlerin aynı kroki üzerinde gösterilmesi, yine aynı kroki üzerine kullanım kadastrosu paftası da aktarılarak, dava konusu taşınmaz ve çevre tüm parsellerin (temyize konu dosyadaki iddia ile açılan pek çok dava bulunduğundan davaya konu tüm taşınmazların) aynı kroki üzerinde gösterilmesi ve dava konusu taşınmazın 397 parselin çapı içinde kalıp kalmadığı, kalıyor ise; kadastro mahkemesinin 1994/1085 E. sayılı dosyasında dava edilen bölümlere isabet edip etmediği, ayrıca 2/B haritasına göre de 2/B alanında kalıp kalmadığı, mükerrer tescil olup olmadığı yönlerinde bilirkişilerden açıklamalı rapor alınmalı, Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 E., 2002/16 K. sayılı dosyasına konu taşınmaz bölümlerinde 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uygulamasının iptal edilip orman olarak tesciline karar verildiğinden, orman rejimi dışına çıkarılma işleminin yalnız bu bölümler yönünden iptal edildiği düşünülmeli, Kemer Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 E., 2002/16 K. sayılı dava dosyasına konu taşınmaz bölümleri dışında kalan çekişmeli 397 parsel sayılı taşınmaz bölümlerine ilişkin olarak 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarılma işleminin kesinleştiği ve 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 11/5 maddesinde, 2/B madde uygulamaları sonucu orman rejimi dışına çıkartılan ancak, fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerlerin talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilip orman niteliği ile Hazine adına tescilinin öngörüldüğü, Orman Yönetimi ile Hazine arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazın mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olduğu, Orman Yönetiminin bu tür yerlerin Hazineden idarî yolla orman olarak tahsisini talep edebileceği gibi bu talebini dava yolu ile de isteyebileceği nazara alınarak, orman rejimi dışına çıkarma işleminin kesinleştiği bölümlerin eylemli hali tespit edilmeli, çekişmeli taşınmazın halen orman niteliği ile tapuda kayıtlı olan ve 2. madde ve 2/B madde uygulamasına konu edilmeyen bölümünde kaldığının belirlenmesi halinde tapu kaydının iptaline karar verilmeli, tescil yönünde hüküm kurulmamalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 05.12.2017 tarih ve 2016/95 Esas, 2017/223 Karar sayılı kararla; davacının Antalya ili Kemer ilçesi Ulupınar köyü 116 ada 5 parsel sayılı 2.025,05 metrekare taşınmaz yönünden açtığı davanın reddine, davacının men'i müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu hususta esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.04.2021 tarihli ve 2020/5042 Esas, 2021/3682 Karar sayılı ilamıyla; ".... Mahkemece; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu raporunda; çekişmeli taşınmazın 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan orman tahdidi içinde iken 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında XCIV poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan fennî hataları düzeltme işlemiyle, orman rejimi dışına çıkarma haritalarındaki hatanın çalışma tutanaklarına göre giderildiğini ve dava konusu parselin konumunda herhangi bir değişiklik olmadığını ve çekişmeli yerin Kemer Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 gün ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilamı ile iptal edilen CXI, CXII, CXIII poligon numaralı 2/B sahası kapsamı dışında bulunduğunu belirtmişlerdir. Ancak dosyada yörede yapılan tüm tahdit evrakı ve çalışma tutanakları olmadığı gibi, aynı gün temyiz incelemesi yapılan çekişmeli taşınmaza komşu 116 ada 2, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan benzer davalarda hükme esas alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamından 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulama haritası ile 2007 yılında 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. madde uyarınca yapılan fennî hataları düzeltme işlemine ilişkin harita arasında çelişki olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda taşınmazın 2/B sahasında kalıp kalmadığı yönünde duraksama olmuştur. O halde; Mahkemece, yörede 3116, 1744, 3302 ve 4999 sayılı kanun hükümleri uyarınca yapılan çalışmalara ilişkin dava konusu taşınmazı ilgilendiren çalışma tutanaklarını da kapsayacak şekilde tüm belgeler ve haritalar, eski tarihli memleket haritası ile 31.12.1981 tarihine yakın memleket haritası ve anılan memleket haritalarının yapımında kullanılan hava fotoğrafları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, aynı iddiayla orman rejimi dışına çıkarılan taşınmazlara ilişkin çok sayıda dava olduğundan, tüm taşınmazlar ile Kadastro Mahkemesinin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı dosyasına konu taşınmaz bölümleri kadastro paftası, orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalar, düzeltme haritası, memleket haritaları ve hava fotoğrafları ölçekleri (1/5000, 1/10000 ve 1/25000) eşitlenmek suretiyle, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, denetime elverişli olarak ayrı renkli kalemler ile birbirleri üzerinde müşterek imzalı rapor ve eki krokide gösterilmeli, 4999 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin, tutanaklarla tahdit haritasının çelişmesi hâlinde, haritanın tutanaklara göre düzeltilmesi işleminden ibaret olduğu ve düzeltme işleminin kesinleşen tahdide aykırı olamayacağı gözetilerek kesinleşen tahdidi hukukî yollar hariç hiçbir merci ve makam değiştiremeyeceğinden, 6831 sayılı Kanunun 9/2. maddesi hükümlerine uyulmadan orman kadastro komisyonunun yaptığı düzeltme işleminin geçerli olmayacağı gözetilmeli, çekişmeli taşınmazın tamamının XCIV poligon numaralı 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarılan sahada kaldığının belirlenmesi halinde taşınmazın eylemli durumu tespit edilmeli, 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 11/5 maddesinde, 2/B madde uygulamaları sonucu orman rejimi dışına çıkartılan ancak, fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilen yerlerin talep üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilip orman niteliği ile Hazine adına tescilinin öngörüldüğü, Orman İdaresi ile Hazine arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazın mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olduğu, Orman İdaresinin bu tür yerlerin Hazineden idarî yolla orman olarak tahsisini talep edebileceği gibi bu talebini dava yolu ile de isteyebileceği gözetilmeli ve oluşacak sonuca bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritasında tamamının orman sınırları dışarısında P.XCIV nolu 2/B blok parseli içerisinde kaldığı, dava konusu taşınmazın tamamının fiilen orman olmadığı, tamamının içerisinde orman ağaç ve bitkilerinin bulunmadığı, toprağında orman ağaç ve bitkilerine ait kök ve kök kalıntılarının bulunmadığı anlaşıldığından davacının Antalya ili Kemer ilçesi Ulupınar köyü 116 ada 5 parsel sayılı 2.025,05 metrekare taşınmaz yönünden açtığı davanın reddine, davacının men'i müdahale ve kal talebi yönünden talebinden feragat etmesi nedeniyle bu talepler yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı