Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2023/2935 E., 2025/5167 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2935 E., 2025/5167 K. (02.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2935
Karar No
2025/5167
Karar Tarihi
02.07.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/2935 E. , 2025/5167 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/189 E., 2023/15 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, İzmir ili .... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 162 ada 1 parsel sayılı 1961,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Tire Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/291 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduğu belirtilerek, tarla vasfıyla, mülkiyet hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan doğusu ..., batısı dere, kuzeyi...., güneyi ... taşınmazları ile çevrili yaklaşık 28 dekar yüzölçümüne sahip incir, ceviz ve zeytin bahçelerinin tarafların murisi anneleri ...'den kaldığını, davalı ...'nun taşınmazı mirasçıların rızası hilafına kullandığını, davalının bu taşınmaz içinden geçen yolun değişik yerlerine 3 adet demir kapı yaptırdığını ve bu kapıları kilitli tuttuğunu, bu nedenle davacının taşınmazına geçemediğini beyan ederek, davalının taşınmaz içindeki yola vaki müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi istemiştir. Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılama davam ederken, ... köyünde yapılan tesis kadastrosu çalışmalrında 161 ada 1, 162 ada 1 ve 168 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki kadastro tutanakları, Tire Sulh Hukuk Mahkemesindeki dava dosyasından bahisle Kadastro Mahkemesine aktarılmış, Tire Asliye Hukuk Mahkemesince de bu parseller yönünden görevsizlik kararı verilerek gönderilen dosya ile tutanaklar birleştirilmiş, dava konusu 162 ada 1 parsel yönünden dosya tefrik edilip görevsizlik kararı verilerek merci tayini için dosyanın gönderildiği Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.06.2014 tarihli ve 2014/6220-9610 Esas, Karar sayılı kararıyla Ödemiş Kadastro Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 23.06.2014 tarihli ve 2014/16 Esas, 2015/49 Karar sayılı karar verilen, davanın kabulüne, dava konusu İzmir ili ... ilçesi ... köyü 162 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 25.05.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 117,90 metrekarelik kısmın iptali ile paftasında yol olarak gösterilmesine, geriye kalan 162 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1843,60 metrekarelik kısmın davalı ... . adına tespit ve tapuya tesciline dair ilk karar, davacı ... mirasçıları vekili ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve 2020/4150 Esas, 2021/5410 Karar sayılı ilamıyla; "... dava konusu 162 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporlarında (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, İncelenen dosya içeriğine, (A) harfiyle gösterilen bölümün kadim yol olduğu belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre bu bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davaya konu taşınmazın diğer bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden, ilk derece mahkemesinin 'Davacının dava konusu taşınmazda herhangi bir mülkiyet iddiası bulunmadığı' gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli olmadığı ve dosya kapsamına da uygun düşmediği, şöyle ki davacı ... vekili 01.09.2005 tarihli dava dilekçesinde taşınmazın tarafların annesi ...’ndan miras yoluyla intikal ettiğini, davalı ...’in diğer paydaşların rızası hilafına kullandığını iddia etmiş olduğu, davalının ise 01.09.2005 tarihli tespit zaptında taşınmazı satın aldığını iddia ettiği, ayrıca 09.05.2011 tarihli keşif zaptı örneğinde de tarafların 162 ada 1 parselde hak sahibi oldukları yolunda ayrı ayrı beyanda bulunmuş oldukları, el atmanın önlenmesi davası derdest iken yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca tesis kadastrosu yapılıp eldeki davaya konu taşınmaz hakkında malik hanesi açık bırakılarak düzenlenen kadastro tutanağı mahkemeye aktarıldığına göre aynı Kanunun 30/2. maddesi uyarınca kadastro hakiminin re'sen hareket ederek çekişmeli taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermesi gerektiği açıklanarak, hal böyle olunca ilk derece mahkemece, taşınmazda mülkiyet iddiasında bulunulduğu göz önünde bulundurulup mülkiyet ihtilafı yönünden işin esasına girilerek, mahallinde yerel bilirkişiler ve tanıklar ile fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılmak suretiyle, taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kimden kime ve ne şekilde intikal ettiği, muristen geldiğinin anlaşılması halinde mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde taksim edilip edilmediği ve taksimde kime isabet ettiği hususlarının belirlenmesi ve bundan sonra, tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın öncesinde tarafların murislerine ait olduğu, davalı her ne kadar 01.09.2005 tarihli tespit zaptında taşınmazı satın aldığını iddia etmiş ise de bunu ispatlayamadığı, ayrıca davalının, murislerinin mirasının ne şekilde taksim edildiğini de ispatlayamadığı, dava konusu taşınmazın tarafların murisi ...'ndan miras olarak kaldığı, her ne kadar taşınmazı son yıllarda davalı ... kullanmış ise de davalının taşınmaz üzerindeki fiili kullanımının tereke adına olduğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 162 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 02.11.2022 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1724,80 m²'lik kısmının 162 ada 1 parsel numarası ile 1724,80 m² yüzölçümü ile tarla vasfıyla Tire Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 02.12.1994 tarih, 1994/701 K. sayılı veraset ilamında belirtilen paylar oranında muris ...'nun veraset ilamındaki yasal miras payları oranında 1 payın oğlu ..., 1 payın oğlu ...., 1 payın ölü kızı ...'ın oğlu ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanağının malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına; dava konusu İzmir ili ... ilçesi ... mahallesi 162 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ayrılan ve 02.11.2022 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 118,81 m²lik kısmının 162 adanın son parsel numarası verilerek 118,81 m² yüz ölçümü ile tarla vasfıyla Tire Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.12.1994 tarihli ve 1994/701 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen paylar oranında muris ...'nun veraset ilamındaki yasal miras payları oranında 1 payın oğlu ..., 1 payın oğlu ..., 1 payın ölü kızı ...'ın oğlu ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50'şer TL'nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı