Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/2845 E., 2025/986 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2845 E., 2025/986 K. (11.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2845
Karar No
2025/986
Karar Tarihi
11.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/2845 E. , 2025/986 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/572 E., 2023/442 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/46 E., 2022/35 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Aydın ili Karpuzlu ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 2530 parsel sayılı 2.960,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 114 ada 105 parsel numarasıyla ve 2.447,87 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, dava açmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet yokluğundan, aksi durumda esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın güncelleme kadastrosunda belirlenen sınırı ile tesis kadastrosunda tespit edilen sınırının birbiriyle uyumlu olduğu, bu uyumun 1954 tarihli hava fotoğrafları, harita ve ortofotolar tarafından doğrulanıp belgelendiği, yüzölçümünde meydana gelen azalmanın yanılma sınırı dışında kaldığı, sebebinin tesis kadastrosu sırasında ve daha sonra yapılan ayrılmalarda haritasının yeterince hassasiyetle çizilmemesi ve yüzölçümünün bu hassas olmayan çizimlere göre planimetre yöntemi ile hatalı hesaplanmasından kaynaklandığı, güncelleme kadastrosuyla bu hatanın giderildiği, güncelleme kadastrosunda hata bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilimsel ve teknik veriler içeren, denetime elverişli bilirkişi raporu ile, güncelleme (uygulama) kadastrosu pafta sınırı ile tesis kadastrosu pafta sınırlarının birbiri ile uyumlu olduğunun, bu uyumun eski tarihli hava fotoğrafları, haritalar ve ortofotolar ile doğrulandığının; dava konusu yeni 114 ada 105 (eski 2530) parseldeki alan azalışının, anılan parselin ifrazen geldisi olan eski 1914 sayılı kadastro parselinin alanının planimetre aleti ile hatalı hesaplanmasından; 1914 parselden 1961 yılında ifrazen oluşan 2231 parsel sayılı taşınmaz ile bu parselin 1995 yılında ifrazından oluşan dava konusu eski 2530 parsel sayılı taşınmazın da tesis kadastrosundan gelen alan hesap hataları düzeltilmeden, ifraz işlemlerinin yapılarak tapuya tescil edilmelerinden, ayrıca tesis kadastrosunda kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönden yetersiz oluşundan kaynaklandığının, güncelleme (uygulama) kadastrosundaki sınır tipi değerlendirmelerinin mevzuat hükümlerine uygun olduğunun, bu hali ile güncelleme (uygulama) kadastrosunda hata olmadığının tespit edilmesi karşısında, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı