8. Hukuk Dairesi 2023/2505 E. , 2025/1038 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/169 E., 2023/9 K. KARAR : Asıl ve birleşen davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Ankara ili Pursaklar ilçesi Karaköy Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 361 parsel sayılı 2740 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 113 ada 74 parsel numarasıyla 2375,32 metrekare yüzölçümlü olarak; davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 362 parsel sayılı 7440 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 113 ada 75 parsel numarasıyla 7013,46 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait Ankara ili Pursaklar ilçesi Karaköy Mahallesi eski 361 (yeni 113 ada 74) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek; davacı ... ise dava dileçesinde, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait Ankara ili Pursaklar ilçesi Karaköy Mahallesi eski 362 (yeni 113 ada 75) parsel sayılı taşınmazın yüzölçümün azaldığını ileri sürerek, uygulama kadastro tespitinin iptali ile taşınmazlarının eski yüzölçümü ile tescilini talep etmişler ve İlk Derece Mahkemesince davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sırasında, azalmanın tescil harici taşınmazdan kaynaklandığının anlaşılması nedeniyle Hazine, ... ve ... davaya dahil edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği önceki karar, Dairemizin 16.12.2021 tarihli ve 2021/6125 Esas, 2021/12639 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... İlk Derece Mahkemesince amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğraflarının ilgili yerlerden getirtilerek dosyanın ikmal edilmesi ve ardından harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle, detayı belirtildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, tesis kadastrosu ve düzeltme işlemi sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucunda oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... tespit tarihi olan 1951 yılına en yakın 1948 yılına ait hava fotoğrafı üzerinde yapılan stereoskopik inceleme sonucunda, davacılara ait 113 ada 74 (Eski 361) ve 113 ada 75 (Eski 362) sayılı parsellerin tescil harici alan ile olan batı sınırları hariç diğer sınırlarının tapulama paftası ile zemini uyumlu olması nedeniyle doğru olarak tespit edildiği, dava konusu parsellerin tescil harici alan ile olan batı sınırlarının kadastro paftası ile uyumlu olmadığı ve parsellerin batı sınırı açısından tekniğine ve mevzuatına uygun yapılmadığı, buna göre önceki tarihli kararın davacı tarafça istinaf ve temyiz edilmemesi nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak da göz önünde bulundurularak, ilk kararda olduğu gibi tescil harici alandan 64,01 metrekarelik bölümün 113 ada 74 sayılı parsele, 100,05 metrekarelik bölümün 113 ada 75 sayılı parsele eklenmek suretiyle tesciline ve dava konusu tescil harici alanda Hazine ve Belediyelere husumet düştüğü, Kadastro Müdürlüğüne husumet düşmediğinden davacılar tarafından Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davaların husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle, davacı ... ve ... tarafından açılan davaların ayrı ayrı kabulü ile, çekişmeli eski 361 (yeni 113 ada 74) ve eski 362 (yeni 113 ada 75) parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitinin iptali ile 19.02.2016 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 64,01 metrekarenin 113 ada 74 parsele eklenerek 2439,33 metrekare yüzölçümü ile, (A) harfi ile gösterilen 100,05 metrekarenin 113 ada 75 parsele eklenerek 7113,51 metrekare yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline, davalı Kadastro Müdürlüğü'ne karşı davacılar tarafından açılan davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2505 E., 2025/1038 K. (12.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2505
- Karar No
- 2025/1038
- Karar Tarihi
- 12.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4745 E., 2025/1030 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4614 E., 2025/1033 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3152 E., 2025/1035 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8043 E., 2025/1039 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3611 E., 2025/1040 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6543 E., 2025/1050 K. 12.02.2025