8. Hukuk Dairesi 2023/2281 E. , 2025/73 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Çanakkale ili, Merkez ilçesi, ... köyü ... mevkinde bulunan 30, 32, 33, 35 ve 37 parseller arasında kalan, yaklaşık 12 dönüm büyüklüğündeki taşınmazın müvekkilinin otuz yıldır malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, kendisi ve ailesi tarafından ekilip biçildiğini, arazinin Belediye, Hazine ya da üçüncü kişilerle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, kadastro çalışması ile parsellerin yeniden numaralandırıldığını, ancak dava konusu alanın boş bırakıldığını, dava konusu taşınmazın 1987 yılından beri davasız ve aralıksız olarak müvekkili ve ailesi tarafından kullanıldığını belirterek, müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, çekişmeli taşınmazın yörede 1972 yılında yapılan çalışmada 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 2 nci maddesine göre tespit harici bırakıldığı, yine çekişmeli taşınmazın bulunduğu köy sınırları içinde bulunan ormanların 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman kadastrosu ve aynı kanunun 2/B maddesi uygulama çalışmalarının 1994 yılı içerisinde tamamlanıp 04.04.1995'de askı ilanının yapılarak yasal süresi içerisinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, yapılan bu çalışmalarda kadastro paftalarının altlık olarak kullanıldığı ve taşınmazların yerlerinin ilk kadastro parsel numaralarına göre belirtildiği, çekişmeli taşınmazın orman sınır noktalarını birleştiren hat içinde Sülüklüçeşme Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığı, yapılan bu orman kadastrosunun da davasız kesinleştiği ve hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından davanın reddine dair İlk Derece Mahkeme kararında usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar vermiştir. Davacı vekili, dava konusu taşınmazın 30 yıldan beri müvekkilinin malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, kendisi ve ailesi tarafından ekilip biçildiğini, raporda da belirtildiği üzere taşınmazda kök kalıntıları bulunmadığı, orman olmadığı, hava fotoğraflarından taşınmazın ormandan açılma olmadığı, 1953 yılından bu yana tarla vasfında kullanıldığının sabit olduğunu, bilirkişi raporunda sadece taşınmazın kayden orman olacağı değerlendirmesi yapıldığını, keşif esnasında tespit olunduğu gibi taşınmazın mevcut durumunda da ormana ait emare bulunmadığını, bilirkişinin görev ve yetkisini aşarak görüş bildirdiğini, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 420359570cff1f5c f3f55d2a12f257c6
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2281 E., 2025/73 K. (13.01.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2281
- Karar No
- 2025/73
- Karar Tarihi
- 13.01.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2332 E., 2025/28 K. 13.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2891 E., 2025/31 K. 13.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3337 E., 2025/68 K. 13.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5738 E., 2025/72 K. 13.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6545 E., 2025/11 K. 08.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6676 E., 2025/14 K. 08.01.2025