8. Hukuk Dairesi 2022/6349 E. , 2025/548 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi KARAR : Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine, davacı tarafın tapu iptali ve tescile yönelik olarak herhangi bir talebi ve usulünce açılmış bir davası bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/12 E., 2021/20 K. Taraflar arasındaki 2/B uygulamasına itiraz ve kullanıcı şerhi verilmesi istemli davanın yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince; zilyetlik hakkı ve kullanıcı şerhi verilmesi istemi yönünden davanın Reddine, tapu iptal ve tescili istemi yönünden Görevsizliğe karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.(2) maddesi gereğince kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine, davacı tarafın tapu iptali ve tescile yönelik olarak herhangi bir talebi ve usulünce açılmış bir davası bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... idaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Gümüşhane ili Şiran ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 1 ... sayılı taşınmaz orman vasfıyla ve 14.142.041,08 m2 olarak Hazine adına tespit edilmiş olup, 10.05.2018 tarihinde başlanıp, 13.08.2018 tarihinde ilana çıkarılan 2/B çalışması bulunmaktadır. Davacılar vekili dava dilekçesinde; Gümüşhane ili Şiran ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında müvekkillerine babalarından intikal eden dava konusu taşınmazın, 110 ada 1 ... sayılı orman parseli içinde tespit edildiğini, bu yerin orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışına çıkarma işlemi sonrasında 191 nolu Orman Kadastro komisyonu tarafından ... oğlu ... adına kullanım şerhi verildiğini, ancak dava konusu yerde ...'ın kullanımı olmadığını, bu yerin 72 m2'lik kısmının ... oğlu Enver Yalçın'dan alındığını, tespit tutanağının 33-35 sayfalarında "... XV" olarak geçen bölümde ...'ın zilyetliğinin olduğu ve bu nedenle talebinin kabul edildiği ibaresinin yer aldığını, ...'ın kardeşinin halen köy muhtarı olduğunu ve bu nedenle durumdan istifade etmek sureti ile bu yeri kardeşi üzerine verildiğini düşündüklerini, dava konusu yer ile ilgili olarak daha öncesinde müvekkillerinden ... ve ... tarafından Şiran Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2012/4 Esas, 2012/158 Karar sayılı davanın görüldüğünü, bu dava da davacı müvekkillerinin mahkemenin verdiği kesin süre içerisinde diğer kardeşlerinin muvafakatlerini alamadıkları ve terekeye de temsilci atayamadıkları için davalarının usulden reddedildiğini, bu dosyada yapılan keşifte ...'ın mahalli bilirkişi olarak ifade verdiğini ve dava konusu yerin müvekkillerine ait olduğunu belirttiğini, dosya içerisinde bulunan Orman Yüksek Mühendisi raporlarında ise dava konusu yerin Orman sayılmayan yerlerden olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, bu konuda Şiran Asliye Hukuk Mahkemesinde yeniden dava açtıklarını ve halen dosyanın derdest olduğunu, iş bu dosyanın Şiran Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına bekletici mesele yapılmasını ve orman kadastro tespitinin iptali ile dava konusu yerin müvekkilleri adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 25.12.2018 havale tarihli açıklama dilekçesinde özetle; Şiran Asliye Hukuk Mahkemesi'nde mülkiyete ilişkin olarak tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, davanın halen derdest olduğunu, buna karşılık 2/B çalışmaları sırasında davalılara zilyetlik hakkı verilmesine ilişkin tespit yapıldığını, bu tespite itiraz ettiklerini, müvekkilleri lehine zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle eldeki davayı açtıklarını beyan etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dahili Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 191 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan çalışma neticesinde davacının dava konusu yaptığı 110 Ada 1 ... Değirmenler mevkinin ... (... oğlu) ve Köy Tüzel Kişiliğinin işgalinde bulunduğu, bu yerin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olduğu, tarım alanı haline dönüştüğü, halen aynı özelliği taşıdığı ve çayırlık olarak kullanıldığı, tarım alanı olarak kullanılmasında yarar bulunduğu, bu sebeple orman sınırları dışına çıkartılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, Orman kadastrosu yapma ve nitelik kaybı nedeniyle 2/B madde uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartma ya da çıkartmama hususunun orman kadastro komisyonlarına verilmiş bir yetki olduğu ve hangi nedenle olursa olsun orman rejimi dışına çıkartma konusunda gerçek kişilerin bu yolda idareyi zorlayıcı şekilde dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle zilyetlik ve kullanım hakkı tanınması yönünden davanın usulden reddine, davacının tapu iptal ve tesciline ilişkin talebi yönünden ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı tarafça, 2/B uygulama çalışmaları sırasında düzenlenen çalışma tutanaklarında müvekkili davacıların yıllardır kullanımında bulunan taşınmaz bölümünün davalılar ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliğinin zilyetliğinde olduğuna ilişkin açıklama ve tespitlerin yer aldığı belirtilerek, davalılar lehine yapılan bu tespitlerin iptali ile müvekkili davacılar lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle eldeki davanın açıldığı, dava konusu 101 ada 1 sayılı orman parselinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince uygulama çalışması yapıldığı ve bir kısım taşınmazın orman sınırları dışına çıkartıldığı, uygulama çalışmasının sonuçlarının 13.08.2018 tarihinde otuz günlük askı ilanına alındığı ve davanın da askı ilan süresi içerisinde açıldığı, dava konusu taşınmaz bölümünün 2/B uygulama çalışmaları sonucunda "... XV" blok parseli içerisinde yer aldığı, çekişmeli taşınmazla ilgili 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4 üncü maddesine dayalı olarak kullanım kadastrosu ya da güncelleme çalışması yapılmadığı, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanlarda kullanım kadastrosu yapılması işlemi idari bir tasarruf olup, kullanım kadastrosu yapılmayan taşınmazların beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, dolayısıyla davanın iş bu gerekçelerle reddinin gerektiği, İlk Derece Mahkemesince dava ehliyeti ve hukuki yarar yokluğu nedenleriyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de ret kararının sonucu itibariyle doğru olması ve aleyhe bozma ve hüküm verme yasağı gereğince bu hususun kaldırma sebebi yapılamayacağı, İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın eldeki davada mülkiyete ilişkin tapu iptali ve tescil talepleri bulunduğu kabul edilerek bu talepler bakımından asliye hukuk mahkemesine yönelik olarak görevsizlik kararı verildiği ancak davacılar vekilinin dosyaya sunduğu 25.12.2018 havale tarihli açıklama dilekçesinde müvekkilleri lehine zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle eldeki davanın açıldığının beyan edildiği, davacı tarafın eldeki davada tapu iptali ve tescile yönelik herhangi bir talepleri ve açılmış bir davaları bulunmamasına rağmen, usulünce açılmış dava varmış gibi görevsizlik kararı verilmesinin isabetsiz olduğu, bu hatanın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine, davacı tarafın tapu iptali ve tescile yönelik talebi ve usulünce açılmış bir davası bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, davacılar vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 3402 Kadastro Kanunu’nun Ek-4 üncü maddesine göre, ilgili alan için davalılar ... ve ilgili köy tüzel kişiliği lehine kullanım kadastrosu gerçekleştirildiğini, ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 3402 sayılı kanun uyarınca bir kadastro işleminin söz konusu olmadığının ifade edildiğini, yapılan hatalı kullanım kadastrosuna itiraz etmek suretiyle dava açıldığını, Şiran Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış oldukları tapu iptali ve tescili davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, Şiran Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın derdest olduğunu, mahallinde keşif yapıldığını, dinlenilen tanık ve mahalli bilirkişilerin dava konusu yerin davacıların zilyetliğinde olduğunu ifade ettiklerini, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf incelemesinde usule ilişkin verilen kararın kaldırılarak işin esasına girilmiş olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında da hüküm kurulması gerekirken vekalet ücreti açısından müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Dava, 2/B uygulamasına itiraz ve kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkindir. 1. Davacılar vekilinin temyiz istemleri incelendiğinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz istemine gelince; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş, buna karşılık davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gözetilerek davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemiş olması, doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 21.04.2022 Tarih, 2022/43 Esas ve 2022/496 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/2 inci maddesi uyarınca KALDIRILMASINA ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının B-5. Maddesinin hüküm yerinden çıkarılarak "Davalı ... İdaresi davada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 4.800,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... İdaresine verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve hükmün 6100 sayılı HMK'nin 370/2 maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d2dee9f426d85aa6 b4b41d4a1008284b
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6349 E., 2025/548 K. (23.01.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6349
- Karar No
- 2025/548
- Karar Tarihi
- 23.01.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3222 E., 2025/537 K. 23.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2487 E., 2025/538 K. 23.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4474 E., 2025/541 K. 23.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3026 E., 2025/492 K. 23.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6807 E., 2025/521 K. 23.01.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2445 E., 2025/526 K. 23.01.2025