Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/6170 E., 2025/1339 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6170 E., 2025/1339 K. (20.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6170
Karar No
2025/1339
Karar Tarihi
20.02.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/6170 E. , 2025/1339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/21 E., 2021/61 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, Bartın ili Amasra ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan, 138 ada 8 parsel sayılı taşınmaz, Amasra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/314 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduğundan bahisle kadastro tutanağının malik hanesi boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiş ve Bartın Kadastro İl Müdürlüğünün 19.10.2016 tarih ve 2299062 sayılı yazısı ile taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı Kadastro Mahkemesine gönderilerek asıl dosyanın esas sırasına kaydedilmiştir. Davacı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Bartın ili Amasra ilçesi ... köyünde bulunan ev altı tarlası ve karpuz bostanı isimli taşınmazların tapusuz olduğunu, taşınmazların bulunduğu köyden kadastro çalışmasının henüz geçmediğini, Amasra ilçesi ... köyü ... Mahallesinde bulunan ... ismiyle bilinen batısı orman, doğusu ... tarlası, kuzeyi ve güneyi ormanla çevrili yaklaşık 1.500 m² miktarındaki taşınmaz ve yine aynı mevkiide ev altı tarlası ismiyle bilinen doğusu yol, batısı ve kuzeyi ... tarlası, güneyi ... tarlası ile çevrili yaklaşık 2.500 m² miktarındaki taşınmaz ve üzerinde bulunan kargir evi davacıya anneannesi ...'ün 22.12.1997 tarihli senet ile hibe ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle edinme koşulları oluştuğunu beyan ederek, taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/67 Esas sırasına kaydedilen dava dosyasında yapılan yargılama verilen davanın kabulüne dair kararın, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 2014/2236 Esas, 2014/5822 Karar sayılı ilamıyla, dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalde 3402 sayılı Kadastro Kanun'u kapsamında çalışma yapıldığı, bu nedenle görevsizlik kararı verilerek dosyanını Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gereğine değinilerek bozulması üzerine bozma ilamı doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve bu dosya Kadastro Mahkemesinde ayrı bir esasa kaydedildikten sonra malik hanesi boş olarak düzenlenen kadastro tutanağının kaydedildiği asıl dava dosyasıyla birleştirilmiştir. Davalı ... İdaresi vekili cevabında; ... köyü ... Mahallesinde bulunan ve dava dilekçesinde sınırları belirtilen ... ve Evaltı tarlası olarak bilinen taşınmazın bulunduğu yerde orman tahdidinin yapılmadığını, taşınmazların orman sayılan yerlerden olması halinde davacının söz konusu taşınmazlarda hak iddia etmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevabında; annesi ...'ün mirasçısı olduğunu, davacının davasını kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan etmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... keşifte 22.12.1997 tarihli senedin zemine uygulandığı, 138 ada 4 ve 8 parsel sayılı taşınmazları kapsadığının anlaşıldığı, her iki taşınmazın da hibe eden ... vefat eden eşi ...'ün zilyetliğinden gelip vefatıyla eşi ... ve çocuklarına kaldığı, ...'nün ölümünden sonra ... sağlığında 138 ada 8 parsel üzerinde krokide görünen evin yapıldığı, bu evin müstakilen ...'ye ait olduğu, davacının ... ile davalı taşınmazları uzun süre zilyet ettiği, hibe senedinin geçerli olup gerçeği yansıttığı, senette geçtiği üzere ... taşınmazlarda kendisine intikal eden hisselerini ve 138 ada 8 parsel üzerindeki kendisine ait olan evi torunu davacıya hibe ettiği, dolayısıyla taşınmazların ...'den intikal ettiği, ayrıca yargılama evresinde ...'nün mirasçısı olan ve aynı zamanda davacının annesi olan ...'in, ...'den kendisine intikal eden davalı taşınmazlardaki payını davacıya hibe ettiğinin anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davacı tarafından tescil talebi ile açılan ve daha sonra kadastro tespitine itiraz davasına dönüşen davanın kısmen kabulüne, Bartın ili Amasra ilçesi ... köyü sınırları içerisinde bulunan dava konusu 138 ada 4 parsel sayılı taşınmaz toplam 28 pay kabul edilerek; 10 payı ... T.C. kimlik numaralı 10.11.1978 doğumlu ... kızı ..., 3 payı ... T.C. kimlik numaralı 15.11.1955 doğumlu ... oğlu ..., 3 payı ... T.C. kimlik numaralı 06.05.1952 doğumlu ... oğlu ..., 3 payı ... T.C. kimlik numaralı 05.04.1950 doğumlu ... kızı ..., 3 payı ... T.C. kimlik numaralı 01.11.1960 doğumlu ... kızı ..., 3 payı ... (ölü) mirasçılarından 1 payı ... T.C. kimlik numaralı 18.04.1970 doğumlu ... kızı ..., 1 payı ... T.C. kimlik numaralı 08.10.1971 doğumlu ... kızı ..., 1 payı ... T.C. kimlik numaralı 08.11.1975 doğumlu ... kızı ..., 3 payı ... (ölü) mirasçılarından 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 01.11.1963 doğumlu ... kızı ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 10.06.1966 doğumlu ... oğlu ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 10.04.1968 doğumlu ... kızı ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 22.07.1970 doğumlu ... kızı ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 26.04.1972 doğumlu ... kızı ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 20.02.1975 doğumlu ... oğlu ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 06.11.1976 doğumlu ... kızı ... adlarına verasete iştirakli şekilde kadastro tutanağındaki vasıf ve nitelikleri ile birlikte tapuya kayıt ve tesciline, boş bırakılması gerekirken hatalı şekilde doldurulan malik hanesinin bu şekilde düzeltilmesine, kadastro tutanağının beyanlar hanesinin aynen tapu siciline aktarılmasına; Bartın ili Amasra ilçesi ... köyü sınırları içerisinde bulunan dava konusu 138 ada 8 parsel sayılı taşınmaz toplam 28 pay kabul edilerek; 10 payı ... T.C. kimlik numaralı 10.11.1978 doğumlu ... kızı ..., 3 payı ... T.C. kimlik numaralı 15.11.1955 doğumlu ... oğlu ..., 3 payı ... T.C. kimlik numaralı 06.05.1952 doğumlu ... oğlu ..., 3 payı ... T.C. kimlik numaralı 05.04.1950 doğumlu ... kızı ..., 3 payı ... T.C. kimlik numaralı 01.11.1960 doğumlu ... kızı ..., 3 payı ... (ölü) mirasçılarından 1 payı ... T.C. kimlik numaralı 18.04.1970 doğumlu ... kızı ..., 1 payı ... T.C. kimlik numaralı 08.10.1971 doğumlu ... kızı ..., 1 payı ... T.C. kimlik numaralı 08.11.1975 doğumlu ... kızı ..., 3 payı ... (ölü) mirasçılarından 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 01.11.1963 doğumlu ... kızı ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 10.06.1966 doğumlu ... oğlu ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 10.04.1968 doğumlu ... kızı ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 22.07.1970 doğumlu ... kızı ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 26.04.1972 doğumlu ... kızı ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 20.02.1975 doğumlu ... oğlu ..., 3/7 payı ... T.C. kimlik numaralı 06.11.1976 doğumlu ... kızı ... adlarına verasete iştirakli şekilde kadastro tutanağındaki vasıf ve nitelikleri ile birlikte tapuya kayıt ve tesciline, boş bırakılması gerekirken hatalı şekilde doldurulan malik hanesinin bu şekilde düzeltilmesine, tapu sicilinin beyanlar hanesine ''taşınmaz üzerindeki tek katlı betonarme ev ...'ye aittir'' ibaresinin kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki ibare ile birlikte şerhine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; 14.09.2021 tarihinde sadece fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapıldığı ve fen bilirkişisi tarafından hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılmadığı, yine dosyada mevcut 02.04.2010 tarihli orman mühendisi bilirkişinin raporunda ise kadastro paftası ile hava fotoğrafı çakıştırması yapılmadığı ve hava fotoğrafları üzerinde dava konusu taşınmazın konumunun gösterilmediği ve bu haliyle söz konusu raporun denetime elverişli olmadığı ve ayrıca yeterli zilyetlik araştırması da yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanması suretiyle, kesinleşmiş tahdit bulunmaması halinde en eski tarihli hava fotoğrafının incelenmesi suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilerek, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman tahdidi yapılmış ise, orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli, ayrıca yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, taşınmazın bulunduğu mevkide yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcut ise, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmek suretiyle tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı; dava konusu taşınmazın bulundu alanda orman tahdidi yapılmamış ise, dosya arasına getirtilen yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop alekiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir. Taşınmazların orman vasfında olmadıklarının anlaşılması halinde; bu kez, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı ... vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Taraflarca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b7b4ff9b0dea8274 9226132ce41e814c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı