Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2022/5395 E., 2025/1765 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5395 E., 2025/1765 K. (04.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5395
Karar No
2025/1765
Karar Tarihi
04.03.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/5395 E. , 2025/1765 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/14 E., 2022/18 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 6831 sayılı Orman Kanun' un 2/B maddesi çalışmasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 1969 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, 480, 371, 482 ve 1145 parsel sayılı taşınmazlar, tapu kayıtlarına dayanılarak ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 480, 371, 482 ve 1145 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu yörede 2008 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında 480, 371, 482 ve 1145 parsel sayılı taşınmazların orman sınırı içine alındığını, taşınmazların orman sınırları içine alınması işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek, bu yerlere ait sınırlamanın iptalini talep etmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 371 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı içine alındığını, taşınmazın orman sınırları içine alınması işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek, bu yere ait sınırlamanın iptalini talep etmiş ve yargılama sırasında davaların birleştirilmesinden sonra asli müdahiller ..., ... ve ..., 26.02.2010 tarihli dilekçeyle davaya katılmışlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen, davanın kısmen kabulüne ve ... ilçesi ... köyü 371 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro bilirkişisi ...'nın 31.10.2011 tarihli krokisinde sarı renk ile gösterdiği kısma ait kadastro tutanaklarının iptali ile 32/86'sının ... oğlu ..., 10/86'sının ... oğlu ..., 10/86'sının ... oğlu ..., 17/86'sının ... oğlu ..., 17/86 sının ... oğlu ... adına, ... ilçesi, ... köyü 480 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro bilirkişisi ...'nın 31.10.2011 tarihli krokisinde sarı renk ile gösterdiği kısmına ait kadastro tutanaklarının iptali ile 13/56'sının ... oğlu ..., 3/28'inin ... oğlu ... adına, ... ilçesi, ... köyü 482 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro bilirkişisi ...'nın 31.10.2011 tarihli krokisinde sarı renk ile gösterdiği kısmına ait kadastro tutanaklarının iptali ile 13/56'sının ... oğlu ..., 3/28'inin ... oğlu ... adına, ... ilçesi, ... köyü 1145 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro bilirkişisi ...'nın 31.10.2011 tarihli krokisinde sarı renk ile gösterdiği kısmına ait kadastro tutanaklarının iptali ile 13/56'sının ... oğlu ..., 3/28'inin ... oğlu ... adına tapuya tescillerine dair ilk karar, davalı ... İdaresi ve Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.03.2015 tarihli ve 2015/2344 Esas, 2015/2033 Karar sayılı ilamıyla"... Eldeki dava, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11 inci maddesi uyarınca 6 aylık askı ilânı süresinde açılan orman tahdidine itiraz davası niteliğinde olduğu gibi, davacıların dayandıkları tapu kaydı 1969 yılında kadastro tesbiti sonucu oluştuğu, davanın, orman kadastrosuna itiraz olarak değerlendirilip, buna göre hüküm kurulması gerekirken, kadastro tesbitine itiraz olarak nitelendirilip, davacıların kadastro tesbiti sonucu adlarına tapuya bağlanan taşınmazlarının kadastro tutanaklarının iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı açıklanarak, usulünce hava fotoğrafları ve memleket haritası da incelenerek orman araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında asli müdahil ... ve ... 02.09.2015 tarihli dilekçeleriyle, 371, 480, 482, 1145 sayılı parsellere yönelik olarak; müdahil Hazine ise 24.10.2016 tarihli dilekçe ile davaya asli müdahale talebinde bulunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda verilen, davacılar ve müdahillerin davalarının reddine, müdahil Hazinenin tescil yönündeki talebi yönünden mahkemenin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114 ve 115 inci maddeleri gereğince usulden reddine dair hükmün, davacılar ve bir kısım asli müdahiller tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2017/5235 Esas 2019/6623 Karar sayılı ilamıyla "... İlk Derece Mahkemesince önceki kararın temyiz edilmemesi nedeniyle usulü kazanılmış hak oluştuğundan bahisle davacı ve asli müdahil kişilerin davasının reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, önceki bozma kararına konu kararda dava konusu edilen kısımlara ilişkin açılan orman kadastrosuna itiraz davası hakkında hüküm kurulmadığından davacı ve asli müdahil kişilerin temyiz etmemiş olmasının davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğundan bahsedilemeyeceği açıklanarak, ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacıların ve asli müdahillerin, ... ili ... ilçesi ... köyü 371 numaralı parsel yönünden davalı ... İdaresine açmış oldukları dava yönünden davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ve bu parselin 01.06.2016 tarihli orman bilirkişisinin raporunda ve buna ekli krokilerde "A" harfi ile gösterilen ve orman tahdit hattının içinde kalan 4.496,27 m²'lik bölümle ilgili olarak orman kadastro sınırlandırılmasına ilişkin 64 nolu Orman Kadastro Komisyon kararının aynen (bırakılmasına) aynen ipkasına, bu parselin aynı tarihli orman bilirkişisinin raporunda ve buna ekli krokilerde "B" harfi ile gösterilen 11.128,37 m² ve "C" harfi ile gösterilen 27.750,36 m²'lik bölümlerle ilgili olarak 64 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastro tespitinin iptaline, dava konusu taşınmaz bölümlerinin (ekli krokide "B" ve "C" harfi ile gösterilen) tamamının orman sınırları dışında bırakılmasına, ... köyü 480 numaralı parsel yönünden davalı ... Genel Müdürlüğüne açmış oldukları dava yönünden, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile bu parselin aynı tarihli orman bilirkişisinin raporunda ve buna ekli krokilerde "B" harfi ile gösterilen ve orman tahdit hattının içinde kalan 7.888,86 m²'lik bölümle ilgili olarak orman kadastro sınırlandırılmasına ilişkin 64 nolu Orman Kadastro Komisyon kararının aynen (bırakılmasına) aynen ipkasına, bu parselin aynı tarihli orman bilirkişisinin raporunda ve buna ekli krokilerde "A" harfi ile gösterilen 1.206,03 m² ve "C" harfi ile gösterilen 2.207,42 m²'lik bölümlerle ilgili olarak 64 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastro tespitinin iptaline, dava konusu taşınmaz bölümlerinin (ekli krokide "A" ve "C" harfi ile gösterilen) tamamının orman sınırları dışında bırakılmasına, davacıların ve asli müdahillerin, ... ili ... ilçesi ... köyü 1145 numaralı parsel yönünden davalı ... Genel İdaresine açmış oldukları dava yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile bu parselin aynı tarihli orman bilirkişisinin raporunda ve buna ekli krokilerde "A" harfi ile gösterilen ve orman tahdit hattının içinde kalan 674,43 m²'lik ve yine aynı raporda "C" harfi ile gösterilen 3.203,71 m²'lik bölümlerle ilgili olarak orman kadastro sınırlandırılmasına ilişkin 64 nolu Orman Kadastro Komisyon kararının aynen (bırakılmasına) aynen ipkasına, bu parselin aynı orman bilirkişisinin raporunda ve buna ekli krokilerde "B" harfi ile gösterilen 21.908,45 m², "D" harfi ile gösterilen 20.828,49 m² ve "E" harfi ile gösterilen 597,92 m²'lik bölümlerle ilgili olarak 64 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastro tespitinin iptaline, dava konusu taşınmaz bölümlerinin (ekli krokide "B","D" ve "E" harfi ile gösterilen) tamamının orman sınırları dışında bırakılmasına karar verildikten sonra, davalı vekilinin talebi üzerine hakkında hüküm kurulması unutulan 482 parsele ilişkin olarak ise HMK'nın 305/A maddesi gereğince ek kararla davaya konu ... ili ... İlçesi ... köyünde bulunan 21.000,00 m² yüzölçümlü tarla nitelikli 482 parselde kayıtlı taşınmazda, dava konusu edilen 01.06.2016 tarihli orman bilirkişisinin raporunda ve buna ekli krokilerde "A" harfi ile gösterilen 21.000,00 m²'nin tamamı ile ilgili orman kadastro sınırlandırılmasına ilişkin 64 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastro tespitinin iptaline, dava konusu 482 parselde kayıtlı taşınmazın tamamının orman sınırları dışında bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, çekişmeli taşınmazların bazı bölümlerinin yapılan orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulaması sırasında orman sınırları içine alındıktan sonra nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman sınırları dışına çıkarıldığı anlaşılmakta olup, bu durum karşısında dava aynı zamanda, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına itiraz davası da olduğundan, bu dava yönünden husumetin 6831 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca kanuni hasım konumunda bulunan Hazineye de yöneltilmesi gerektiği halde, bu hususun gözden kaçırılarak yöntemince taraf teşkilinin sağlanmaması usul yasaya uygun bulunmamaktadır. Ayrıca; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 1949 yılı hava fotoğrafı çakıştırması denetime elverişli olmadığı gibi, 1949 ile 1990 yılları arasındaki diğer hava fotoğrafları incelenmemiş olduğundan yapılan araştırma incelemenin yeterli olduğundan da söz edilemez. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi İlk Derece Mahkemesince, öncelikle 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına itiraz davası yönünden anılan Kanun'un 11 inci maddesi uyarınca kanuni hasım konumunda bulunan Hazineye de husumet yöneltilerek yöntemince taraf teşkili sağlanmalı ve davalı Hazineden savunma ve delilleri sorulup, bildirmesi halinde delilleri toplanmalı, daha sonra yöreye ait en eski tarihli ve 1949 - 1990 yılları arasındaki tüm memleket haritası, hava fotoğrafları ve ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde bu sefer 6831 sayılı Kanun' un 2/b maddesi hükmü gözetilerek 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmedikleri irdelenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır . İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, taşınmazların orman tahdidi ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamasına konu olmayan bölümleri dava konusu olmadıkları halde bu bölümler yönünden de hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. T.A.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı