8. Hukuk Dairesi 2022/4535 E. , 2025/1210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/380 E., 2021/581 K. KARAR : Asıl ve birleşen 2016/102 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen 2014/229 Esas sayılı davanın kısmen kabul kısmen reddine Taraflar arasında görülen tazminat, şerhin terkini ve tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesince kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; tazminat talebine ilişkin asıl davanın, tapu iptali ve tescil talebine ilişkin birleşen 2016/102 Esas sayılı davanın kabulüne, şerhini terkini talebine ilişkin birleşen 2014/229 Esas sayılı davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde, Kandıra ilçesi, ... Mahallesi, Dut Tarla mevkinde bulunan 205 ada 43 parsel sayılı 5532 metrekare yüzölçümündeki arsa niteliğindeki taşınmazın davacılar adına müşterek mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğunu, 1977 tarihinde eski tapuya dayanılarak kadastro tespitinde davacıların murisleri adına tapuya tescil edildiğini, o tarihten bu yana davacılar adına kayıtlı iken 25.05.2007 tarihli ve 1040 sayılı Kandıra Orman İdaresinin yazısına göre taşınmazın 3947 metrekare kısmının orman sınırında kaldığından bahisle tapuya şerh konulduğunu, davacıların mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, dava konusu taşınmazın belediye sınırları içerisinde belediye hizmetlerinden yararlanan yolu olan arsa nitelikli bir taşınmaz olduğunu, Kamulaştırma Kanunu ve Yargıtay kararlarındaki ilkeler gözetilerek taşınmazın orman olarak sınırlandırılan 3947 metrekare kısmının yapılacak keşifte uzman bilirkişilerce kıymetinin hesaplanması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine tapudaki hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2014/229 Esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde, Kandıra ilçesi ... Mahallesi, Dut Tarla mevkinde bulunan 205 ada 43 parsel sayılı 5532 m2 miktarlı arsa nitelikli taşınmazın davacılar adına müşterek mülkiyet şeklinde kayıtlı bulunduğunu, taşınmazın 1977 tarihinde eski tapuya dayanılarak kadastro tespitinde davacılar ve bir kısım davacıların murisleri adına tapuya tescil edildiğini, o tarihten bu yana davacılar adına kayıtlı iken 25.05.2007 tarihli ve 1040 sayılı Kandıra Orman İdaresi yazısına göre taşınmazın 3947 m2'lik kısmının orman sınırında kaldığından bahisle tapuya şerh konulduğunu, taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan orman şerhinin haksız ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1 inci maddesine göre orman ile ilgisi olmayan özel mülkiyete konu teşkil eden bir taşınmaz olduğunu, taşınmazla ilgili Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/217 Esas sayılı dosyası ile Hazine aleyhine tazminat davası açtıklarını, her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini belirterek, müvekkillerine ait 205 ada 43 parsel sayılı taşınmazın orman olmadığının tespiti ile 3497 m2'lik kısmına davalı idare tarafından konulan orman şerhinin iptaline ve tapudan terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2016/102 Esas sayılı dosyasında davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, Kocaeli ili Kandıra ilçesi ... Mahallesi, Dut Tarla mevkinde kain 205 ada 43 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarında mahkeme kararı ile orman sınırları içerisinde ve kesinleşmiş orman kadastrosuna göre Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığını, nizalı taşınmazın orman sayılan kısmının evveliyatı ve fiili durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu, Devlet ormanlarının özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, zilyetlikle ve zamanaşımı gibi nedenlerle kazanılamayacağını belirterek, taşınmazın orman sayılan kısmının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın kabulüne, 5.542,79 TL'nin davacı ...'a, 1.847,59 TL'nin davacı ...'e, 1.847,59 TL'nin davacı ...'a, 1.847,59 TL'nin davacı ...'a, 2.771,39 TL'nin davacı ...'ya, 2.771,39 TL'nin davacı ...'ya, 2.771,39 TL'nin davacı ...'e, 2.771,39 TL'nin davacı ...'e dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak verilmesine, birleşen 2014/229 Esas sayılı davanın kısmen, 2016/102 Esas sayılı davanın ise tamamen kabulü ile Kocaeli ili Kandıra ilçesi ... mahallesi 205 ada 43 parsel sayılı taşınmazın Fen Bilirkişisi ... Dede'nin 04.12.2015 tarihli bilirkişi raporu ekindeki Ek-1 nolu krokide (B) harfi ile gösterilen 4.100,45 metrekare kısmının üzerindeki orman şerhinin kaldırılmasına, taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.431,55 m²'lik kısmının ise tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine ve davalı/davacı ... İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; yargılama aşamasında pay sahibi ...’ın 19.08.2014 tarihinde öldüğü, tapudaki payının 10.11.2014 tarihinde mirasçıları ..., ve ... adına iştirak halinde tapuya kaydedildiği, Avukat ...’in ... mirasçılarından ... hakkında dosyaya vekaletname sunduğu, diğer mirasçılar hakkında sunulmuş bir vekaletname bulunmadığı gibi mirasçıların davaya katılımlarının da olmadığı, bu nedenle taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, yörede yapılan bütün orman tahdit, aplikasyon ve 2/B madde çalışmalarına ilişkin, işe başlama, işi bitirme, çalışma tutanakları ile askı ilân tutanaklarının ve orman tahdit haritaları ile aplikasyon ve 2/B madde haritalarının özellikle orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneğinin, yine yörede yapılan ilk orman tahdidinde kullanılan hava fotoğraflarının orijinal renkli onaylı örnekleri ile temin edilerek yeniden keşif yapılması, keşifte yapılacak uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan bölümü belirlendikten sonra bu bölümün öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığının memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı uygulaması yapılması ile de belirlenmesi gerektiği, bu sebeple, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planının getirtilip, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın bu bölümünün öncesinin bu belgelerde ne şekilde göründüğü, orman ya da 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesinde ifade edilen orman içi açıklık olup olmadığının tespit edilmesi, açıklanan yöntemlerle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman tahdidi içinde kalan bölümünün orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, bu kısım yönünden tapu iptali ve tescile ilişkin davanın kabul edilerek taşınmazın değeri bakımından 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi gözönünde bulundurularak tazminat hususunda karar verilmesi, tapu sahiplerinin gerçek zararlarının saptanması, oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; mahallinde fen, ziraat ve orman yüksek mühendisleri refakatinde keşif yapıldığı, bilirkişi incelemesi neticesinde çekişmeli 205 ada 43 parsel sayılı taşınmazın 04.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1431,55 m2'lik kısmının kadimden beri orman olduğunun belirtildiği, orman mühendisi bilirkişiler tarafından en eski tarihli hava fotoğraflarının da değerlendirilmesi ile dava konusu taşınmazın orman olan kısmı tespit edildiğinden, 04.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, Anayasa ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca Devlet ormanlarının özel mülke konu olamayacağı, orman vasfında olan yerlerin özel kişiler adına kadastro sırasında tespit edilmeleri halinde dahi bu tapu kaydına kıymet verilemeyeceği, zilyetlik ve zamanaşımı yolu ile ormanların mülk edinilemeyeceği, öte yandan fen bilirkişisinin 04.12.2015 tarihli bilirkişi raporu ekindeki Ek-1 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 1.431,55 metrekare kısmın orman olmasına rağmen davacıların murisleri adına tapulanmasından Devletin sorumluluğu olduğu, bununla beraber orman olmadığı sabit bulunan ve 04.12.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım üzerindeki şerhin terkini gerektiği belirtilerek, asıl davanın kabulüne, 5.542,96 TL'nin davacı ...'a, 1.847,65 TL'nin davacı ...'e, 1.847,65 TL'nin davacı ...'a, 1.847,65 TL'nin davacı ...'a, 2.771,48 TL'nin davacı ...'ya, 2.771,48 TL'nin davacı ...'ya, 2.771,48 TL'nin davacı ...'e, 2.771,48 TL'nin davacı ...'e dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak verilmesine, birleşen 2014/229 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 205 ada 43 parsel sayılı taşınmazın Fen Bilirkişisi ... Dede'nin 04.12.2015 tarihli bilirikişi raporu ekindeki Ek-1 nolu krokide (B) harfi ile gösterilen 4.100,45 metrekare kısmının üzerindeki orman şerhinin kaldırılmasına, birleşen 2016/102 Esas sayılı davanın kabulüne, çekişmeli 205 ada 43 parsel sayılı taşınmazın Fen Bilirkişisi ... 'nin 04.122015 tarihli bilirikişi raporu ekindeki Ek 1 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 1.431,55 metrekare kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine orman şerhi konulduğunu, bu şerhten doğabilecek her türlü hukuki sorumluluğun da Orman İdaresine ait olduğunu, davanın Hazine aleyhine yöneltilmesinin kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın normal koşullarda serbest piyasada bu denli yüksek bedele alıcı bulmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, taşınmaz bedelinin yüksek hesaplandığını, davanın reddi gerektiğini, ayrıca mahkemece kısmen red nedeniyle Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de isabetli olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 100d4fa2ed9873d0 35b830791110222f
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4535 E., 2025/1210 K. (17.02.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4535
- Karar No
- 2025/1210
- Karar Tarihi
- 17.02.2025
- Konu
- Tazminat, Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1306 E., 2025/1216 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6589 E., 2025/1219 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3596 E., 2025/1178 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4821 E., 2025/1154 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1475 E., 2025/1155 K. 17.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4604 E., 2025/1173 K. 17.02.2025