Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2022/4181 E., 2025/322 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4181 E., 2025/322 K. (20.01.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4181
Karar No
2025/322
Karar Tarihi
20.01.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/4181 E. , 2025/322 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu Adana ili ... ilçesi Yeni ... köyü, 111 ada 115 parsel sayılı taşınmaz; 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca senetsizden kavaklık vasfı ile ... oğlu ... adına tespit olmuş, tespit 27.07.1995 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında, 1976 yılında kesinleşen, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) ve 1744 Sayılı 6831 Sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 Sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 2 nci madde uygulaması, 1995 yılında ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanununun 3302 ve 3373 sayılı Kanunla değişik orman tahdit aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması çalışması bulunmaktadır. Dava; kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Davacı ... İdaresi vekili; Adana ili ... ilçesi ... köyü 111 ada 115 parsel sayılı taşınmazda bulunan kargir ev ve arsasının davalı adına kayıtlı olduğu, dava konusu parselin 1951 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde olduğu, evveliyatının ve eylemli durumunun da orman olduğu, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 02.04.2014 tarihli ve 2013/153 Esas, 2014/73 Karar sayılı hükümle; dava konusu taşınmazın tamamının 1951 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili; dava konusu taşınmaz yönünder banka müşterilerinden ... Petrol Ltd. tarafından banka lehine ipotek verildiği, firmanın bankaya olan borcunun ödenmemesi üzerine icrai satışa çıkarılan taşınmazın banka lehine 16.03.2012 tarihinde tescil edildiği, yapılan işlemler sırasında taşınmazın tapu kaydında orman olduğuna yönelik herhangi bir şerhin bulunmadığı, bankanın iyi niyetinin korunması gerektiği, taşınmazın orman alanı içinde olduğunun tespitinin de mümkün olmadığı, davanın zamanaşımına uğradığı iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.12.2017 tarih, 2017/10010 Esas, 2017/10574 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu taşınmazın bulunduğu Yeni ... köyü ... sınırları içinde kalan ...kir köyünde (bölgesinde) 1951 yılında tahdit çalışması yapılıp yapılmadığının araştırılarak varsa tüm belgelerin getirtilmesi, 1995 yılına ait aplikasyon ve 2/B çalışmalarına ait askı askı ilanının bu çalışmaya ilişkin olup olmadığı hususunda oluşan tereddütün giderilmesi için askı ilanının bu çalışmaya ait olup olmadığının araştırılması, belgeler geldikten sonra dosyanın orman ve fen bilirkişisine verilerek her iki köyde kesinleşmiş olan orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları kadastro paftasında gösterilerek ek rapor alınması için geri çevirme kararı verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.01.2019 tarih, 2018/4646 Esas, 2019/459 Karar sayılı ilamıyla; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın 1975 yılında yapılan orman tahdidinde 111 ada 45 sayılı Devlet ormanı içinde kaldığının belirtildiği, ... köyünde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, her iki köy yönünden orman kadastro belgelerinin temin edilerek daha önceki bilirkişilerden farklı fen ve orman yüksek mühendisi arasında seçilecek bilirkişi kurulu aracılığıyla yapılacak keşifte dava konusu taşınmazın kesinleşmiş tahdit haritasına göre konumunun saptanması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; 1975 yılında yapılan orman kadastro çalışmaları, 1995 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B çalışmaları ile 1961, 1991 yılı memleket haritası, uydu fotoğrafı dikkate alındığında dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, taşınmazın orman vasfında olmadığı, taşınmazın tapuda kavaklık vasfında olduğu, 1995 yılında yapılan arazi kadastro çalışmalarında orman sayılmayan parsel olarak tespit gördüğü, bu haliyle 1951 yılındaki kayıtlara dayanılarak dava açılmasının ve orman vasfında kabul edilmesinin MK 2 nci ve 3 üncü maddeye aykırı olduğu, davalı bankanın tapu kaydına güvenerek taşınmazı satın aldığı iddiasıyla kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, dava konusu taşınmaz kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığından, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9fe3bf328725f069 8cbedf369e486c6c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı