Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2022/3739 E., 2025/1699 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3739 E., 2025/1699 K. (03.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3739
Karar No
2025/1699
Karar Tarihi
03.03.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/3739 E. , 2025/1699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/21 E., 2021/35 K. BİRLEŞEN ÇAYKARA (KAPATILAN) KADASTRO MAHKEMESİ SAYISI : 2007/198 Esas, 2007/147 Karar BİRLEŞEN ÇAYKARA (KAPATILAN) KADASTRO MAHKEMESİ SAYISI : 2007/73 Esas, 2007/133 Karar BİRLEŞEN ÇAYKARA (KAPATILAN) KADASTRO MAHKEMESİ SAYISI : 2012/52 Esas, 2012/55 Karar BİRLEŞEN OF KADASTRO MAHKEMESİ SAYISI : 2013/75 Esas, 2019/47 Karar ASIL VE BİRLEŞEN KARAR : Birleşen 2007/73 Esas sayılı dosyada davanın reddine, birleşen 2013/75 Esas ve 2007/198 Esas sayılı dosyalarda davanın kabulüne, birleşen 2012/52 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne, Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, birleşen 2007/73 Esas sayılı dosyada davanın reddine, birleşen 2013/75 Esas ve 2007/198 Esas sayılı dosyalarda davanın kabulüne, birleşen 2012/52 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, kararın davacılar ... ve arkadaşları, ..., davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Çekişmeli Trabzon ili ... ilçesi ... köyü 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, 8.161.959,35 metrekare yüzölçümüyle, 102 ada 1 sayılı parsel sayılı taşınmazın ise 1.260.892,04 metrekare yüzölçümüyle orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 23.07.2007- 21.08.2007 tarihleri arasında askı ilâna çıkarılmış olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili asıl dosyaya sunulan dava dilekçesinde, Trabzon ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarında 106 ada 1 nolu parselin orman parseli olarak Hazine adına yazıldığını, halbuki bu yerin Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.1975 tarihli ve 1975/84 Esas, 1975/235 Karar sayılı ilamıyla adına tescil gördüğünü, söz konusu yerin çay bahçesi, kısmen çayırlık olduğunu, bu nedenle kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini, birleşen 2007/73 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde; Trabzon ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 106 ada 1 ve 102 ada 1 nolu parsellerin orman vasfı ile tespit gördüğünü, bu parsellerin Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesinin 1973/90 Esas, 1974/51 Karar sayılı kararı ile adına tescil gördüğünü beyan ederek, yapılan kadastro tespitlerinin iptali ile tapu kaydındaki miktar kadar adına tescilini, birleşen 2013/75 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde; Trabzon ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 102 ada 1 nolu parselin orman vasfı ile Hazine adına tescil gördüğünü, bu orman parseli üzerinde bulunan bir kısım yerin kadastro tespitinin iptali ile babası ... mirasçıları adına tescilini, birleşen 2012/52 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde; Trabzon ili ... ilçesi ... köyünde yapılan Kadastro çalışmaları sırasında 102 ada 1 nolu parselin orman vasfı ile Hazine adına tescil gördüğünü, bu orman parseli üzerinde bulunan bir kısım yerin kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini, birleşen 2007/198 Esas sayılı dosyada dava dilekçesinde ise; Trabzon ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 102 ada 1 nolu parselin orman vasfıyla davalılar adına tespit gördüğünü, bu yerin tapulu olduğunu beyan ederek, tapu muhteviyatına göre yapılan tespitin iptali ile 1/2'sinin babası ... terekesi adına tescilini istemiş, asıl ve birleşen dosyalarda davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilleri davanın reddini savunmuşlardır. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin, birleşen 2011/19 Esas, 2011/67 Karar sayılı dosyası ile, 2007/199 Esas, 2007/197 Esas sayılı dosyaları tefrik edilmiş olup, Of Kadastro Mahkemesi'nin 2013/75 Esas sayılı, Çaykara (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi'nin 2007/73 Esas sayılı, 2012/52 Esas sayılı, 2007/198 Esas sayılı dosyalarının, Çaykara (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi'nin 2007/178 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir. İlk Derece (Çaykara Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu asıl dava ile birleşen davalarda dava konusu edilen taşınmazların, kadimden beri orman niteliğinde olan 106 ada 1 parsel içerisinde kaldığı, Devlet ormanı sayılan yerden hiçbir şekilde kazanım olamayacağı, bu nitelikte olan taşınmazların özel mülkiyete konu da yapılamayacağı, zilyetliğin dahi işlemeyeceği; her ne kadar davacılar tarafından dava konusu edilen yerlerin kendilerine ait olduğuna ilişkin Mahkeme kararı veya tapu kaydı sunmuş olsa da; Devlet ormanından kazanımın korunamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen dosyalarda davanın reddine, Trabzon ili ... ilçesi ... köyü 106 ada 1 parselin kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiş, kararın asıl dosya davacısı ..., birleşen dosya davacıları ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, asıl dosya davacısı ... ile birleştirilen dosya davacıları ...'ın temyize konu ettikleri 102 ada 1 sayılı parsel yönünden, birleştirilen dosya davacısı ...'in temyize konu ettiği 106 ada 1 sayılı parsel yönünden temyiz itirazlarının reddine, birleştirilen dosya davacısı ...'in dava ve temyize konu ettiği 102 ada 1 sayılı parsel yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava konusu parselin Of Kadastro Mahkemesinin 2016/8 Esas sayılı dosyasında da davalı olduğu, 102 ada 1 sayılı parsel hakkında açılan varsa başka dava dosyalarının araştırılarak tüm dosyaların birleştirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden ...'in talep ettiği ve bu parsel içerisinde kalan kısım yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile 102 ada 1 parsel yönünden hükmün bozulmasına, birleştirilen dosya davacısı ...'ün 106 ada 1 sayılı parsel yönünden temyiz itirazları bakımından; davacının talep ettiği kısım 106 ada 1 parsel içerisinde kalmakta olup davacı zilyetlik iddiasının yanı sıra yargılama sırasında tapu kaydına da dayanmıştır ve dayandığı tapu kaydı Çaykara Sulh Hukuk Mahkemesinin hükmen tescil kararı ile oluştuğu, ancak, tapuya dayanak davada hasımsız tescil kararı verilmiş olup Hazine ve Orman Yönetimi davada taraf olmadığından karar bunlar yönünden kesin hükümde teşkil etmeyeceği, Mahkemece davacının talep ettiği kısmın yapılan keşif neticesinde orman olmadığı yönünde orman bilirkişi raporu alınmış olup bu kısım yönünden alınan rapor denetime elverişli olmadığı gibi keşif sırasında ziraat bilirkişisi de dinlenmediğinden, öncelikle taşınmazın orman olup olmadığının belirlenmesi şayet taşınmaz orman değilse bu kez davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme neticesinde verilen kararın yerinde olmadığından orman ve zilyetlik araştırması yapılması için hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2012 tarihli kararı, dava konusu taşınmazlar olan ... köyü 106 ada 1 parsel ve 102 ada 1 sayılı parsele ilişkin olarak birleştirilen 2007/195 Esas sayılı dosyada davacı ..., birleştirilen 2007/192 Esas sayılı dosyasıda davacı ..., birleştirilen 2007/189 Esas sayılı dosyada davacı ... ..., birleştirilen 2007/194 Esas sayılı dosyada davacı ..., birleştirilen 2007/188 Esas sayılı dosyada davacı ... ... ve birleştirilen 2007/191 Esas sayılı dosyada davacı ... yönünden 25.04.2017 tarihinde kesinleşmiş, asıl dava davacısı ... vekili, birleşen 2007/73 Esas sayılı dosya davacısı ..., birleşen 2007/196 Esas sayılı dosya davacısı ... ve birleşen 2007/193 Esas sayılı dosyası davacısı ... tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2018 tarihli ve 2017/10794 Esas, 2018/655 Karar sayılı ilamı ile asıl dosya davacısı ... ile birleştirilen dosya davacıları ...'ın temyize konu ettikleri 102 ada 1 sayılı parsel yönünden, birleştirilen dosya davacısı ...'in temyize konu ettiği 106 ada 1 sayılı parsel yönünden temyiz itirazlarının reddine, birleştirilen dosya davacısı ...'in temyize konu ettiği 102 ada 1 sayılı parsel yönünden ve ...'ün temyize konu ettiği 106 ada 1 parsel yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, işbu ilam en son birleşen 2007/73 Esas sayılı dosyanın davacısı ...'a 10.04.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup, taraflarca karar düzeltme yoluna gidilmemiş olmakla; 14.12.2012 tarihli hükmün asıl dosya olan 2007/178 Esas sayılı dosyada davacı ... ile birleşen 2007/193 Esas sayılı dosyada davacı ... yönünden ve birleşen 2007/73 Esas sayılı dosyada dava konusu 106 ada 1 parsel yönünden 26.04.2018 tarihinde kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ... tarafından dosyaya sunulan tapu kaydının dava konusu ettiği yere sınırları itibariyle uyduğu anlaşılmış olsa da, tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının tapuya dayanak davada taraf olmayan Orman İdaresi bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceği ve tapu ve zilyedlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünüldüğünde, ... tarafından açılan davanın reddine, ..., ... ve ... tarafından dava edilen yerler ile ... tarafından dava edilen "..." rumuzu ile gösterilen alan orman sayılmayan yerlerden olup, davacılar adına zilyetlikle kazanım koşulları gerçekleştiğinden davanın kabulüne, ... tarafından dava edilen "A" rumuzu ile gösterilen alanın orman vasfında olduğu gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan birleşen 2007/73 Esas sayılı dosya bakımından davanın reddine, davacılar ... ve ... ile asli müdahil ... tarafından açılan birleşen 2013/75 ve 2007/198 Esas sayılı dosyalar bakımından davanın kabulüne, fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 10.489,39 metrekarelik alanın dava konusu Trabzon ili ... ilçesi ... mahallesi 102 ada 1 parsel numaralı taşınmazdan ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle ve "tarla" vasfıyla davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide (B) harfiyle gösterilen 2.157,45 metrekarelik alanın dava konusu Trabzon ili, ... ilçesi ... mahallesi 102 ada 1 parsel numaralı taşınmazdan ifrazı ile aynı adanın (yukarıdaki 3. bentten sonra gelen) son parsel numarası verilmek suretiyle ve "tarla" vasfıyla davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı ... tarafından açılan birleşen 2012/52 Esas sayılı dosya bakımından davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporuna ekli krokide B harfiyle gösterilen 2.199,23 metrekarelik alanın dava konusu Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi 102 ada 1 parsel numaralı taşınmazdan ifrazı ile aynı adanın (yukarıdaki 4.bentten sonra gelen) son parsel numarası verilmek suretiyle ve "ağaçlık" vasfıyla toplam 14 pay kabul edilerek davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Trabzon ili ... ilçesi ... mahallesi 102 ada 1 parsel numaralı taşınmazda yukarıdaki bentlerde sayılan ifraz işlemleri yapıldıktan sonra kalan alanın aynı ada ve parsel (102 ada 1 parsel) numarasıyla ve "orman" vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davacılar ... ve arkadaşları, ..., davalı Hazine ve Orman İdaresi tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, birleşen dosyada davacılar ... ve arkadaşları ile davacı ... vekillerinin temyiz itirazları ayrı ayrı yerinde görülmemiştir. 2. Asıl ve birleşen dosyalarda davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazlarına gelince; a) Birleşen 2013/75 Esas ve 2007/198 Esas sayılı dosyalar bakımından; 102 ada 1 parselden ifraz edilerek tarla vasfıyla gerçek kişiler adına tescil edilen (A) ile işaretli 10.489,39 metrekare, (B) ile işaretli 2.157,45 metrekare miktarlı bölümler yönünden Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b) Birleşen 2012/52 Esas sayılı dosyada kabul kararı verilen (B) ile işaretli 2.199,23 metrekarelik alan yönünden yazılı şekilde karar verilmiş ise de; bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 06.02.2018 tarihli ve 2017/10794 Esas, 2018/655 Karar sayılı bozma ilamı sonrasında, 19.10.2020 tarihli keşif icra edilmiş olup, keşifte hazır bulunan orman yüksek mühendisi bilirkişisinin 16.06.2021 tarihli ek raporunda (B) harfi ile gösterilen alanın orman sayılmayan yerlerden olduğu, yine ziraat mühendisi bilirkişinin 02.08.2021 tarihli ek raporunda, taşınmazın mevcut haliyle ağaçlık ve fidanlık bahçesi vasfında bulunduğu, parsel üzerinde 3-40 yaşlarında fındık bitkileri bulunmakla birlikte parsel üzerinde orman emvali ağaç ve bitkiler de olduğu, eğiminin %20-30 olduğu, uzun yıllardır teknik tarım yapılmasa da evveliyatında tarım yapıldığı ve halen fındık bitkileri ile toprak yapısı ve işlenmesi ile tarımsal alan emarelerinin mevcut olduğu belirtilse de, fen bilirkişilerinin 07.11.2020 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 2.199,23 metrekarelik alanın ağaçlık vasfında olup, üzerinde çam ağaçları ve orman gülleri, orman asmaları bulunduğu, arazi eğiminin yaklaşık %70-80 olduğu ve etrafındaki araziler ile de aralarında hiçbir sınır işaretinin olmadığının belirtilmesi nedeniyle, (B) ile işaretli alanın eylemli orman olarak üzerlerinde taşıdığı orman bitkileri dolayısıyla orman toprağı vasfında ve yüksek arazi eğimlerinden dolayı orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden bulunduğu için orman sayılan yerlerden olduğu, orman vasfındaki taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılması ve özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığından, davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince birleşen 2012/52 Esas sayılı dosyada (B) harfi ile gösterilen 2.199,23 metrekarelik alan yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu bu bölüm yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen dosyalarda davacılar ... ve arkadaşları ve ... vekilinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı REDDİNE, (2.a) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen 2013/75 Esas ve 2007/198 Esas sayılı dosyalarda, 102 ada 1 parselden ifraz edilerek tarla vasfıyla gerçek kişiler adına tescil edilen (A) 10.489,39 metrekare, (B) 2.157,45 metrekare miktarlı bölümler yönünden Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2.b) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen 2012/52 Esas sayılı dosyada kabul kararı verilen (B) harfi ile gösterilen 2.199,23 metrekarelik alan yönünden davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile kararın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz eden birleşen dosyalarda davacılar ... ve arkadaşları ile ...'dan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 78008da279e0c662 f047289231bc79da

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı