7. Hukuk Dairesi 2025/949 E. , 2025/2276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/162 E., 2024/436 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların murisi olan ......'nün 2013 yılında vefat ettiğini, murisin ölümü ile mirasçılarına intikal eden dava konusu taşınmazda bulunan 1 dükkan ve 3 adet dairenin davalılar tarafından kullanıldığını ve kira bedellerini aldıklarını, davacının da taşınmazlarda pay sahibi olduğunu açıklayarak, 28.04.2014 ila 06.10.2015 arası dönem için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL ecrimisilin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. 2. Davacı, harcını yatırmak suretiyle sunduğu 14.04.2016 tarihli dilekçeyle talep miktarını 17.595,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.01.2023 tarihli ve 2021/59 Esas, 2023/22 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen dosya davalıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 19.10.2023 tarihli ve 2023/3057 Esas, 2023/4918 Karar sayılı ilâmında; “Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı 06.10.2015 tarihinde asıl davayı açmış olup davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Davacı bu defa 28.06.2017 tarihinde İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/276 Esas sayılı dosyası ile 06.10.2015 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için ecrimisil istemli dava açmış; 02.03.2021 tarihinde ise İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/68 Esas sayılı dosyası ile 28.06.2017 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için ecrimisil talebinde bulunmuştur. Mahkemelerce Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilâmından sonra eldeki dosya ile birleştirilmelerine karar verilmiş, birlikte yargılama yapılarak asıl dava ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166. maddesi anlamında birleştirilen davalar bulunmakta olup her ne kadar davalar arasında irtibat var ise de, birleştirilen davalar açısından verilen kararların Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra ve istinaf kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmıştır. Kanun yolları farklı olan davaları ayırmak ve yargılamayı birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırdıktan sonra asıl davanın temyiz incelemesi için Yargıtaya; tefrikine karar verilecek olan birleştirilen davaların ise istinaf incelemesi yapılması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden, tefrik kararı verilmeden dosyanın asıl ve birleştirilen davalar yönünden doğrudan temyiz incelenmesine gönderilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin, yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...bozma ilâmında birleştirilen dava dosyalarının asıl davadan tefriki ile kanun yolu yönünden istinaf kanun yoluna tâbii olduğu belirtildiği anlaşıldığından asıl dava dosyasından birleştirilen dava dosyalarının tefrik edilerek, tefrik edilen dava dosyalarında istinaf yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiş işbu asıl davada ise Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yapılan bozma ilâmı nazara alındığında, kesinleşen dönem olduğu, bu dönem üzerinden endeks uyarlaması yapılmak suretiyle hesaplama yapılmasının gerektiği, bu kapsamda alınan son bilirkişi raporunun denetime elverişli, bozma ilâmı ile uyumlu ve hesap hatası içermediği anlaşıldığından toplam 67.378,00 TL asıl davada ecrimisil alacağının söz konusu olacağı, 3/16 pay oranı kapsamında 12.633,00 TL alacağın olduğu..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; davalılardan ...’nün 26.09.2017 tarihi itibariyle dava konusu taşınmazdan faydalanmadığını, dükkanın kira gelirinin ise davalılardan ... tarafından alındığını, bu hususların araştırma konusu yapılmadığını, ecrimisil bedelinin fahiş hesaplandığını, davacının taşınmazların hiçbir masrafına katlanmayıp murisle de ilgilenmediğini, talebinin haksız olduğunu ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.