7. Hukuk Dairesi 2025/609 E. , 2025/1822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/31 E., 2024/413 K. KARAR : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA 1.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1372 ada 26 parsel numaralı taşınmazda bulunan zemin 1 ve zemin 2 katta bulunan iki adet dükkanın öncesinde kendi adına kayıtlı olduğunu, 17.01.2008 tarihli ekspertiz raporu ile 175.000,00 TL değer biçilen iki dükkanının da Ziraat Bankası ...şubesinden aldığı kredi nedeniyle bankada ipotekli olduğunu, borçlu olduğu üçüncü kişi ... isimli şahsın; Kocaeli 7. İcra Müdrülüğü nezdinde açtığı 2010/5744 Esas No.lu icra takip dosyası ile dükkanlarının icra yoluyla satışını istediğini, icra müdürlüğünün 21.03.2011 tarihli karar tensip tutanağında; bankanın alacağının 149.678,34 TL olarak hesaplandığını, başka bir kredi borcu nedeniyle Kocaeli 1. İcra Müdürlüğünde 2011/1783 Esas ve 2011/17084 Esas No.lu takip dosyalarının bulunduğunu, böylece borç tutarının 170.000,00 TL'ye çıktığını, davalı ...'in Bankanın davacıdan tüm alacağını noter huzurunda temlik aldıktan sonra icra dairesinde satış aşamasında bulunan dava konusu dükkanları alacağına mahsuben satın aldığını, ancak abisi ... ile davalının yaptığı anlaşmaya göre dükkanların 1/2'sinin ... adına davalı tarafından aradaki inanç ilişkisi gereği devralındığını, zira o dönem abisinin de TMSF'ye olan borçları nedeniyle tapuyu üzerine alamadığını, ancak aradan geçen sürede davalının tapuyu devretmediğini ve üstelik alacağın temlik alınmasına dair tüm ödemelerin davacının babası ...'ın hesabında çekilen krediler ve ve dava dışı ... tarafından gönderilen havaleler sonucu toparlanan para ile sağlandığını, dükkanların yarı hissesi satış bedeli olan 68.750,00 TL'den davalının sadece 28.750,00 TL ödediğini, başka hiçbir para ödemediğini belirterek taşınmazın davalı adına mevcut kaydının iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 03.03.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu daraltarak dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı tapu kaydının 1/2'sinin iptali ile davacı adına tescili, mümkün olmazsa davalının 1/2 hisseye karşılık gelen payı için eksik ödediği 40 bin TL'nin tapuya tescil tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. BİRLEŞEN DAVA Birleşen davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı ...’in davacının meslektaşı, nikah şahidi ve 2013 yılına kadar en güvendiği arkadaşı olduğunu, dava konusu olan zemin kat 1 No.lu ve 2 No.lu dükkanların müvekkilinin kardeşi ...’a ait olduğunu, fiilen birleşik kullanılan iki dükkanın ... tarafından 2010 yılında, Ziraat Bankası A.Ş. ...şubesinden kredi kullanılarak satın alındığını, tapu kaydı üzerine banka lehine ipotek konulduğunu, ...’ın piyasanın yanısıra kredi kullandığı Ziraat Bankası A.Ş.ne yaklaşık 170.000,00 TL borcu bulunduğunu, taşınmazların çok düşük bedelle icradan satılma durumunun oluştuğunu, bu nedenle dava konusu dükkanların toplam 137.500,00 TL bedelle alımıyla ilgili davalı ve davacı arasında 1/2 hisseli ortaklık anlaşması yapıldığını, aralarındaki anlaşmaya göre; bankaya olan borcun tamamının ödenmesi ile bankanın alacak hakkının temlik alınarak taşınmazın icradan satın alınmasının planlandığını, davalı ...’in 06.06.2011 tarihinde davacının hesabına 25.000,00 TL gönderdiğini, ayrıca davacının babası ...’ın hesabına 06-07 Haziran 2011 tarihlerinde toplam 40.000,00 TL gönderdiğini, davalı ve davacının kefaletiyle 09.06.2011 tarihinde ...’ın 40.000,00 TL tüketici kredisi kullandığını ve davacının annesine ait İstanbul’daki evin inanç sözleşmesi kapsamında davalının eşi ......e geçici olarak devredildiğini, bu sayede çekilen kredi yoluyla elde edilen 89.000,00 TL'nin de 06.06.2011 tarihinde ...’ın hesabına eklenmesiyle bankaya olan tüm borcun ... tarafından ödendiğini, davacı ... hakkında TMSF haciz blokesi bulunduğundan dükkanlardaki kendi yarı hissesinin de geçici olarak davalı üzerinde kalmasının kararlaştırıldığını, davalı ...’in takip alacaklısı bankaya hiçbir ödemesi bulunmadığı halde tüm borcu ödeyen ...’ın talimatıyla 06.11.2011 tarihli 149.687,34 TL tutarındaki temliknamenin güvene dayalı olarak davalı ... adına düzenletildiğini, bu sayede davalının satış işlemi ile ilgili herhangi bir bedel ödemeksizin dükkanları icra dairesinde satın aldığını, anlaşmaya uygun olarak davacı ...’ın dükkan kira hissesine ek ödeme yaparak davalının eşi ... ...’in kullandığı konut kredisi taksitlerini (1.186,88 TL) uyuşmazlık çıkana kadar eksiksiz ödendiğini, davalı ...’in ise davacı banka hesabına gönderdiği 25.000,00 TL dahil olmak üzere toplamda sadece 28.750,00 TL ödeme yaptığını ve kendi yarı hissesinin karşılığını dahi 40.000,00 TL eksik ödediği halde davacının yarı hissesi dahil dava konusu taşınmazların tamamına el koyduğunu, açıklanan nedenlerle Kocaeli ili, İzmit ilçesi, Kadıköy Mahallesi, 1373 ada 26 parselde kayıtlı dükkan niteliğindeki davalı üzerine kayıtlı 1 ve 2 no.lu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile 1/2 oranında davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. CEVAP Davalı vekili asıl ve birleşen davalardaki cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazların hiç bir zaman birleşen davacının mülkiyetinde bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, Ziraat Bankası'nın asıl davacı ...'e karşı yürüttüğü Kocaeli 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/1783 ve 2011/2784 sayılı icra dosyalarındaki alacaklarını ...Noterliği'nin 26.08.2011 tarihli, 11216 yevmiye nolu temliknamesiyle temlik aldığını, dava konusu taşınmazın bu alacaklara ipotek edildiğini, Ziraat Bankasının asıl davacıdan olan alacaklarını temlik alan müvekkilinin, Kocaeli 7. İcra Müdürlüğünün 2010/5744 dosyasında satışa çıkan dava konusu taşınmazı alacaklarına mahsuben satın aldığını, İstanbuldaki evi davacıların babasının taşınmaz sahibinden aldığı vekaletnameyle müvekkilin eşi ... ...'e sattığını, müvekkilin eşi taşınmazı konut kredisi kullanarak satın aldığını, kullandığı konut kredisinin de İş Bankası tarafından satıcının hesabına geçirildiğini, müvekkilin eşinin de bugüne kadar kredi taksitlerini kendisinin ödediğini, davalı hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan davada beraat kararı verildiğini, davacıların yazılı bir delili bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2020/403 Esas, 2021/483 Karar sayılı kararı ile asıl davada; tapu iptali ve tescil istemini içerir talebin esastan reddine, fazlaya ilişkin talebinin ıslah ile azalttığı anlaşıldığından fazlaya ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın kabulü ile; davalı adına kayıtlı Kocaeli ili, İzmit ilçesi, Kadıköy Mah. 1373 ada 26 parsel sayılı taşınmazda bulunan 110/2450 arsa paylı zemin kat 1 ve 47/2450 arsa paylı zemin kat 2 numaralı bağımsız bölümlerin 1/2 hissesinin tapusunun iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin payların davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir.
V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile asıl dosyada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması azerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli ve 2022/1132- 2023/297 Esas- Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 2023/1984 Esas, 2023/4328 Karar sayılı ilamı ile; asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir inanç sözleşmesi bulunmadığı gibi; davalının bir takım rakamları ardı ardına sıraladığı, hangi hukuki ilişkiye ait olduğu anlaşılamayan ve bu nedenle delil niteliğine haiz olmayan el yazılı notu dışında davalının elinden çıkmış ve inançlı işlemin vukuuna delalet edecek yazılı delil başlangıcı sayılabilecek bir belge de bulunmadığı, mevcut delil durumuyla taraflar arasındaki inançlı işlem iddiasının ispatlanamadığı, öte yandan; birleştirilen dosya davacısı ... yemin deliline dayandığı halde mahkemece yemin deliline dayanıp dayanmayacağı da hatırlatılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı, davalının davacı ...'ın alacağının temliki işleminde temlik bedelinin birleştirilen dosya davacısı ... tarafından ödendiğinin de dosya kapsamında ispatlanamadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Yargıtay ilamı ile asıl davaya ilişkin bozma olmaması üzerine asıl dava yönünden kararın kesinleştirildiği, birleştirilen dava yönünden ise davacı vekiline yemin teklif edildiği ancak yemin delilini kullanacakları hususunda her hangi bir bildirimde bulunulmadığı gerekçesiyle birleştirilen Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/233 Esas sayılı dosyasındaki davanın reddine karar verilmiştir.
VII. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Bozma ilamı öncesi davalı vekilinin temyiz talebinin miktar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bozmaya esas alındığını, 2.Birleştirilen dosyada yazılı delil bulunmadığına ilişkin bozma ilamı ile yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, asıl dosya davacısının temliknamesi ve taşınmazın icra yolu ile satış tarihlerinin aynı olduğunu, hepsi birlikte değerlendirildiğinde inançlı işlemin varlığının ispatlandığını, 3.Davalı tarafça 149.678,34 TL'nin ödendiğine ilişkin belge bulunmadığını, 4.Dava konusu taşınmazın tapu masraflarının birlikte ödenmesi ve makbuzların davacıda da bulunmasının ortak olduklarını gösterdiğini, 5.Ses kaydı dökümlerinin değerlendirilmediğini, 6.Davalı tarafça 28.750,00 TL dışında ödeme yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VIII. KARAR Açıklanan sebeple; Birleştirilen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 620277f55724bae5 097f588ad80fa3ea