7. Hukuk Dairesi 2025/525 E. , 2025/4539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/78 E., 2024/122 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/148 E., 2022/112 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 19... parsel sayılı mera nitelikli taşınmazın tamamına davalı tarafından müdahale edildiğini, davalı tarafından meranın amacı dışında kullanıldığını, ... İl Tarım Müdürlüğünün yazısı ile davalıdan eski hâle getirme bedelinin tahsili istenmesine rağmen ödemeyi yapmadığını ileri sürerek adı geçen meraya dair yapılan el atmanın önlenmesi ile eski hâle getirme bedeli olan 20.594,00 TL'nin davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı idari yoldan alınan men kararı doğrultusunda zaten eldeki davanın açılmasından önce terk etmiş olduğunu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, eldeki davanın açılması için gerekli olan hukuki yararın bulunmadığını ve ortada meraya yapılmış herhangi bir zararın da bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Adana 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2020/148 Esas, 2022/112 Karar sayılı kararıyla; "...üzerinde keşif yapılan mera parseli üzerinde yapılan inceleme ile dinlenen mahalli tanıklar ve bilirkişiler tarafından yapılan tespitlerden anlaşıldığı üzere taşınmazın tespit tarihinde davalı tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, ancak ilgili alanın davalı tarafından terk edilerek kullanımının bırakıldığı, bu nedenle davanın elatmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kaldığı, dava konusu taşınmazın kadim mera olmadığı, taşınmaz hakkında mera kararı alındıktan sonra taşınmazın fiili olarak mera haline getirilmediği, bu durumda davalının mera vasfını bozduğundan ve meraya zarar verdiğinden bahsedilemeyeceği..." gerekçesiyle davacının el atmanın önlenmesi talebinin konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının eski hâle getirme bedeli talebinin zarar mevcut olmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 15.10.2024 tarihli ve 2024/78 Esas, 2024/122 Karar sayılı kararıyla; "...davalının 15.11.2019 tarihli men kararı sonrasında dava konusu taşınmaza elattığının ispatlanamadığı, bu hususla ilgili olarak 16.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazda 1-2 yıl gibi süre zarfında tarımsal ürün yetiştirilmediğinin tespit ediliği, keşif mahallinde dinlenen mahalli tanıkların beyanlarının da bu yönde olduğu, davalının dava tarihi olan 24.07.2020 tarihi itibariyle taşınmaza elatması ispatlanamadığından elatma yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olmadığı, bununla birlikte dava konusu taşınmazla ilgili olarak ... Kaymakamlığı'nca davalı aleyhine verilen 15.14.2019 tarihli ve 2019/42 sayılı men kararı sonrasında davalının taşınmaza müdahalesinin davacı tarafça ispatlanamadığı, dava konusu taşınmazın kadim mera olmayıp Hazine adına tarla niteliğinde kayıtlı iken tahsis kararı ile mera olarak tescil edildiği, davacının taşınmazın mera vasfının kazanması için çalışma yapıldığını ispatlayamadığı, dolayısıyla davalının mera vasfını bozduğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmakla eski hale getirme talebi yönünden ret kararının yerinde olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak elatmanın önlenmesi ile eski hale getirme taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kararın müvekkilini zarara uğratacak nitelikte olduğunu, 2. Davalı tarafın, dava konusu merayı işgal ettiğini açıkça beyan ettiğini, 3. Davalının meranın özelliğini bozduğu hususunun gözetilmediğini, 4. Davalının öncesinde taşınmazda mütecaviz olarak tespit edildiğini, 5. Kararın bilirkişi raporunun aksi yönünde verildiğini, 6. Kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meraya el atmanın önlenmesi ve eski hâle getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a50fb98a0dc9f933 e9e7bf0128101b46