Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/460 E., 2025/4103 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/460 E., 2025/4103 K. (06.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/460
Karar No
2025/4103
Karar Tarihi
06.10.2025

7. Hukuk Dairesi 2025/460 E. , 2025/4103 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1017 E., 2024/1746 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/33 E., 2021/94 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 3 ada 4 parsel sayılı ve 536.879, 00... yüzölçümlü taşınmazın mülkiyetinin dava dışı Maliye Hazinesine, intifa hakkının ise ... Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğüne ait olduğunu, dava konusu taşınmazın 5.000, 00... 'lik kısmına 18.11.2000 tarihinden bu yana davalı kooperatif tarafından araç park alanı ve idari bina yapılmak suretiyle el atıldığını, ... Kaymakamlığı tarafından verilen karara rağmen davalının taşınmazı tahliye etmediğini ileri sürerek, davalının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine, davalı tarafından taşınmaz üzerine yapılan sosyal tesis ve idari binanın yıkılarak kaldırılmasını karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ilçesinin tek kamyoncular kooperatifi olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkil kooperatifçe kullanılması için 1999 yılında dönemin bürokratlarının ortak sözlü oluru ile izin verildiğini, davacıya intifa hakkı ile tahsis edilen taşınmazın davacı tarafından hiçbir zaman kullanmadığını ve bu taşınmaza ihtiyacı olmadığını, bu nedenle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, taşınmaz üzerindeki yapıların müvekkil tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesine uygun şekilde ve iyi niyetle yapıldığını, bu yapılar için yapı kayıt belgesinin alınmış olduğunu, el atamanın önlenmesine karar verilmesi halinde ... ilçesindeki taşıma ve nakliye faaliyetinin ciddi şekilde aksayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2021 tarihli ve 2020/33 Esas, 2021/94 Karar sayılı kararı ile "... dava konusu taşınmazın sit alanı olduğu,davalı kooperatifçe 11.10.2018 tarihli yapı kayıt belgesini sunmasına karşın sit alanı içerisine alınan yapı kayıt belgesine bir değer atfedilemeyeceği...fen bilirkişisinden alınan ek raporda dava konusu taşınmazda davalı kooperatifin açma yaparak ve kamyonları park ederek kullandığının belirtildiği, davalının kullandığı alan nedeniyle de kullanım olanağı kalmayan alanın oldukça büyük olduğu, dava konusu taşınmazın D-400 karayolu üzerinde ve sahile yakın konumda bulunması gözetildiğinde hesaplanan değerin piyasa koşullarına uygun görüldüğü...davalının işgalinin haklı bir nedene dayanmadığı... " gerekçesiyle "...davanın kabulüne..." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2024 tarihli ve 2024/1017 Esas, 2024/1746 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde cevap dilekçesinde dayandığı nedenleri tekrarla; a.Mahkemece davacının talebi aşılmak suretiyle karar verildiğini, talep edilenden fazlasına karar verilemeyeceğine dair emsal içtihatların bulunduğunu, b.Dava konusu yerin kullanım öncesi atıl vaziyette, bitki örtüsü bulunmayan, taşlık bir arazi niteliğinde olmasına karşın bilirkişilerce taşınmazın değerinin hesaplanmasında limon bahçesi esas alınarak sulu tarım arazisi olarak değerlendirildiğini, mahkemeye bu yönde yapılan itirazların da dikkate alınmadığını, c.Davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı