Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/4266 E., 2025/4104 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4266 E., 2025/4104 K. (06.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4266
Karar No
2025/4104
Karar Tarihi
06.10.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/4266 E. , 2025/4104 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/842 E., 2025/1434 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/473 E., 2024/72 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ve davalıların Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 271 61... parsel sayılı taşınmazın paylı maliki olduklarını, taşınmazla ilgili olarak Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/388 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan bina, dükkan ve bu yapıların etrafını saran duvar ile bahçe içerisinde bulunan ağaç niteliğindeki muhdesatların müvekkillerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerindeki yapının kaçak olması nedeniyle bu yapıya muhdesat olarak değer verilemeyeceğini, taşınmaz üzerindeki binanın riskli yapı olduğunu ve tapuya bu konuda şerh verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde, davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli ve 2022/473 Esas, 2024/72 Karar sayılı kararıyla; "...bir kısım muhdesatların dava konusu parsel içerisinde kalmadığı..." gerekçesiyle "davanın kısmen kabulüne..." karar karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2024 tarihli ve 2024/900 Esas, 2024/1188 Karar sayılı kararı ile "... istinaf incelemesine konu A harfi ile gösterilen 3 katlı binanın kadastro tespiti öncesi yapıldığının bilirkişi raporu ile belirlenmiş olduğu, 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi uyarınca kadastro tespitinin kesinleştiği 10.07.1997 tarihi ile dava tarihi olan 27.12.2022 tarihi itibari ile 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği.... HMK'nın 311. maddesi uyarınca kabulün kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı, bu nedenle üç katlı evin davayı kabul eden diğer davalıların payı oranında (474.240/763.644) 271 61... numaralı parselde kalan 35... lik bölümünün davacılara ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine yazılması gerektiği..." gerekçesiyle "...davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisine... 1-Davanın kısmen kabulüne, Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 271 61... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve fen bilirkişisinin krokisinde A harfi ile gösterilen 3 katlı binanın 35 m²'lik bölümünün 474.240/763.644 pay oranında davacılara ait olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine..." karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte yer alan 03.06.2024 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 26.02.2025 tarihli ve 2024/3115 Esas, 2025/1078 Karar sayılı kararı ile "...Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 24.05.2024 tarihli yazı içeriğinden, dava konusu taşınmazdaki yapıların riskli yapı olduklarının tespit edilmesi neticesinde 25.04.2024 tarihinde yıkıldıklarının bildirildiği, Mahkemece dava konusu yapılar ile ağaçların güncel durumlarının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmına uyularak yaptığı yargılama sonucu, yukarıda karar başlığında yer alan 07.07.2025 tarihli kararı ile "...toplanan delillere göre dava konusu muhdesatın yıkılarak temizlendiği anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı; dava tarihi itibari ile haklılık durumu açısından yapılan incelemede, A harfi ile gösterilen üç katlı binanın kadastro tespiti öncesi yapıldığı, 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davalılar ..., ... ve ...'in dava tarihi itibari ile haklı oldukları, imar yoluyla sonradan paydaş haline gelen bir kısım davalının ön inceleme duruşmasından önce davayı kabul etmeleri sebebiyle davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri..." gerekçesiyle "...dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına...davalılar ..., ..., ..., kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine..." karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Muris ... tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası neticesinde müvekkillerin mülkiyet haklarını koruma gayesiyle eldeki davayı açmış oldukarını, davanın açıldığı tarihte davalıların haklı olduğuna kanaat getirilmesinin isabetsiz olduğunu, 2. Davanın konusunun ortadan kalkmasından sonra dâhi, müvekkilin dava açma sebebinin geçerli olduğunun gözardı edildiğini, 3. Mülkiyet hakkının Anayasa'nın 35. maddesinde teminat altına alınmış bir hak olduğunu, hak düşürücü sürenin mülkiyet hakkını etkilemeyeceğini, 4. Müvekkillerin hukuki yararının bulunduğunu, muhdesatın müvekkilleri tarafından meydana getirildiğinin dosya içerisindeki delillerle sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; muhdesatın aidiyetin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 250143e3c0397946 8ac7dfb44178aeaf

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı