7. Hukuk Dairesi 2025/3821 E. , 2025/4316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/345 E., 2025/513 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Araklı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/161 E., 2023/314 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 1 62... parsel sayılı taşınmaz hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulundugunu, taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı betonarme yapının vekil edeni tarafından meydana getirildiğini belirterek muhdesat iddialarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. I1. CEVAP Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukanda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davanın kısmen kabulüne karar verilmistir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1 62... parsel sayılı taşınmaz kadastro tespitinin 28.09.2006 tarihinde yapıldığı, taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin kat ve bodrum katının kadastro tespitinden önce tarafların murisi Kamil tarafından inşa edildiği, eldeki davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 hükmünde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra 27.06.2022 tarihinde açıldığı, zemin kat ve bodruma yönelik istemin hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı, aynı şekilde yargılama gideri ve vekâlet ücretinin de davalıların miras payı ya da tapudaki paylarına göre hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalılardan ... hakkında açılan davanın pasif husumet noksanlığı nedeniyle usulden reddine, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ve fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen üç katlı yapının 1. normal (son) katının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, aynı yapının zemin ve bodrum katlarına yönelik talebin ise 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmü gereğince hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYIZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporunda arsa değerinin hatalı hesaplandığı gibi yapı değerinin de yanlış tespit edildiğini, bodrum kat ve zemin katın ev vasfında bulunmadığını, birinci kata yönelik değerin eksik saptandığını, bu konudaki itirazlarının dikkate alınmadığını, ev vasfında olan birinci katın davacıya ait olduğu tespit edilmesine rağmen belirlenen değerlerin vekil edenin aleyhine olduğunu, davacının vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, aleyhine karar verilen vekâlet ücreti ve yargılama masraflarının kaldırılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Degerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.