7. Hukuk Dairesi 2025/3744 E. , 2025/3970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/91 E., 2025/104 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleştirilen dosyada davacılar vekili; müvekkillerinin Antalya ili, ... ilçesi, ... Köyü, 17 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduklarını, davalının da aynı parselde ... ... mirasçısı olarak hissedar olduğunu, davalının sürekli çekişme çıkartarak davacıların hisselerini kullanmasına engel olduğunu belirterek davalının hisseye vaki müdahalesinin men'i ile muazaranın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleştirilen dosyada davalı vekili; davacının dedesi ile davalının babasının kardeş olduğunu, yıllar önce kendi aralarında rızai olarak taşınmazları paylaştıklarını, dava konusu parselin davalı tarafın kullanımına bırakıldığı hâlde davacının tarlanın bir kısmını ektiğini, kaymakamlık kararıyla taşınmazı kullanmaktan men edildiğini, davalının değil davacının el atmasının bulunduğunu, yıllardır zilyetliğinin kendilerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli kararında; davacıların dava konusu taşınmazda kullandıkları alan olmadığı, kullanabilecekleri boş bir alanın da olmadığı, dinlenen tanık beyanlarından davalının bu yerleri kullandığının sabit olduğu anlaşıldığından asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/1479 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 19.02.2024 tarihli ve 2024/929 Karar sayılı ilâmında; taşınmazda tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçiminin oluşmadığı, taşınmazda davalının kullandığı 8.511,20 m² dışındaki alanda davacının kullanabileceği bir alan olup olmadığı hususunda yapılmış bir tespite rastlanılmadığı, Mahkemece davacıların paylarına yönelik haksız el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte neden olacak şekilde davalının payından fazla kullandığı belirtilen 8.100,20 m²'ye el atmanın önlenmesine karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; toplanan deliller ve dinlenen tanıklardan davacıların dava konusu taşınmazda kullandıkları alan olmadığı, kullanabilecekleri boş bir alanın da olmadığı, davalının bu yerleri kullandığının sabit olduğu anlaşılmakla asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz nedenlerinde; Yargıtay ilâmında belirtilen bozma gerekçelerinin usulünce irdelenmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadan karar verildiğini, mükerrer ve yüksek oranda harç ve vekâlet ücreti ile yargılama giderinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin murisinden kalan taşınmazda ne kadar hisse kullandığının ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiğini, taşınmazda malik olan diğer hissedarların hissesinden fazla kullandığı alan olup olmadığının da araştırılmadığını, taşınmazda hissedar olan ... ve ... gibi hissedarların da normal hisse payından kat kat fazla alan kullandığını, açılan davada hukuki yararın olmadığını, taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada paydaşlararası müdahalenin men'i istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9089ee007e462491 9f984d3efd0c76c3