Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/3362 E., 2025/3964 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3362 E., 2025/3964 K. (02.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3362
Karar No
2025/3964
Karar Tarihi
02.10.2025

7. Hukuk Dairesi 2025/3362 E. , 2025/3964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/22 E., 2025/128 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu 3223 parsel, A Blok, 9 numaralı dükkan niteliğindeki bağımsız bölümün bulunduğu binanın 1998 yılında ruhsatlı olarak yapıldığını, o zamanki imar durumuna göre taşınmazın her iki tarafının da yol olduğunu, bu hâli ile yapı kullanma izin belgesinin verildiğini, daha sonra yapılan revizyon imar planı ile 3212 parselin batı cephesindeki yol olarak görülen kısımda mülkiyeti davalıya ait 4400 parselin oluşturulduğunu, ... Belediyesinin meclis kararı ile yeni oluşan bu parselde yapı yapılmaması kararı alındığını; ancak müvekkiline ait 9 No.lu dükkanın önüne davalı tarafından 4400 parsel içerisinde duvar örülerek dükkanın önünün kapatıldığı, kapı ve penceresinin kullanılamaz hâle geldiği, ışık almasının engellendiği ve dükkanın önüne masa, sandalye konularak tasarruf hakkının kısıtlandığını ileri sürerek davalı tarafından yapılan duvarın yıkılması, masa ve sandalyenin kaldırılması sureti ile müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dükkanının bulunduğu 3223 parsel sayılı taşınmaz ile yol arasında müvekkili adına kayıtlı 4400 parsel sayılı taşınmazın olduğunu, bu parsele açılan bir kapı ve pencerenin olamasının uygun olmadığını ve davacının yapısının imara aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.02.2023 tarihli kararında; davalı tarafından çekilen duvarın komşuluk hukuku ve kendi mahremiyeti açısından normal bir durum olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 16.02.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 23.10.2023 tarihli ve 2023/4978 Karar sayılı ilâmında; dava konusu muarazaya konu ve hakkında kâl talebi bulunan taşınmaz, yargılama sırasında ve karar tarihinden önce üçüncü kişiye devrolunduğundan, Mahkemece öncelikle davacıya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkının hatırlatılması, davacının davasını şimdi olduğu gibi el atmanın önlenmesi ve kâl istemli olarak devam ettirmesi hâlinde yeni malikin usulüne uygun olarak davaya dâhil edilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davalı tarafından çekilen duvarın komşuluk hukuku ve kendi mahremiyeti açısından normal bir durum olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz nedenlerinde; davacıların murisi binayı kullanmaya devam ederken önceki davalı tarafından bu fiili durum görüldüğü hâlde gerek dükkanın camekanını, gerekse üst katlardaki binaların camlarını kapatacak şekilde hâlihazır inşaat yapıldığını, önceki davalının amacının müvekkillerine zarar vermek olduğunu, bilirkişi raporunun hâlihazır duruma ve hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, komşuluk hukukuna dayalı el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1f756073f6e59dbf 377a69b6568efd92

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı