7. Hukuk Dairesi 2025/3256 E. , 2025/4280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/58 E., 2024/160 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, ... 'ın mirasçıları olduklarını, ... . Noterliğinin 08.02.2001 tarihli ve ... yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davalının dava konusu taşınmazlardaki miras payını müvekkiline temlik ettiğini ve satış bedelini peşinen aldığını belirterek dava konusu taşınmazlardaki davalı adına kayıtlı hisselerin iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, eğer tapu iptali ve tescil yönünden talepleri uygun görülmez ise satış vaadi sözleşmesindeki hisselerin güncel satış bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescil davasının zamanaşımına uğradığını, satış vaadinde satıcı gözüken ancak tapu kaydında malik olmayan kişiye karşı dava açılamayacağını, bu davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi 15.04.2021 tarihli ve 2018/193 Esas, 2021/40 Karar sayılı kararında özetle; satış vaadi sözleşmesi ile davalının dava konusu taşınmazlardaki hisselerini, davacı ...'a satmayı vaad ettiği ve satış bedelini tamamen aldığı ancak davalı tarafından taşınmazın devredilmediği, bu nedenle davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 120 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı hissenin 3/96 hisseye tekabül eden 4113,28 m²'lik kısmının iptali ile iptal olunan 4113,28 m²'lik payın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 35... parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı hissenin 3/28 hisseye tekabül eden 36,64 m²'lik kısmının iptali ile iptal olunan 36,64 m²'lik payın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen 29.11.2023 tarihli kararda özetle; Mahkemece dava konusu taşınmazlarda davalının payı oranında iptali ve tescil hükmü kurulması gerekirken 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 688. maddesine aykırı olacak şekilde ve infazı kabil bulunmayan "m²" üzerinden iptali ve tescil hükmü kurulması hatalı olduğu gibi hüküm fıkrasında davalı ... yönünden 120 parsel sayılı taşınmazdaki payı da tapu kayıtlarına göre denetlenebilir değildir. Hâl böyle olunca davaya konu taşınmazlarda, gerektiğinde bu konuda bilirkişi raporu da alınmak suretiyle davalının pay oranları belirlenerek infazı kabil bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır gerekçesiyle hükmün bozulmasına kararı verilmiştir. 3. Bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesinin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalı ile davacı arasında Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile davalının dava konusu taşınmazlardaki hisselerini, davacı ...'a satmayı vaad ettiğini, satış bedelini tamamen aldığını beyan ve taahhüt ettiği, delillerin celp edildiği, tanıkların dinlendiği, keşfin icra edildiği, raporun dosyaya kazandırıldığı ve bozma ilâmı gereğince infaza elverişli ek raporun dosyaya kazandırıldığı, yapılan araştırma ve toplanan delillere göre davaya konu Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 120 parsel ile ... Mahallesi, 35... parsel sayılı taşınmazlarda davalı hissesinin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacı tarafından satın alındığı, bedelinin peşin ödendiği ancak davalı tarafından taşınmazın devredilmediği, bu nedenle davacının eldeki davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili ile davacının dava konusu yerleri 2006 yılında fiili olarak paylaştığını, dolayısıyla noter sözleşmesinin zımnen sona erdiğini ve bu tarihten itibaren 10 yıllık süre geçtiği için artık taşınmaz satış sözleşmesinin hukuken bir önemi kalmadığını, öncelikle davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, 2. Mahkemece davacı talebi kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen dava tam kabul edilmiş gibi hüküm kurulduğunu, 3. Davalıya veya ferağ vekili olarak görevlendirilen kişiye başvurmadan dava açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını, 4. Dava konusu taşınmazların arazi toplulaştırması kapsamında olduğuna dair şerh bulunması sebebiyle bu taşınmazların satışı veya devrinin hukuken mümkün olmadığını, 4.113,28 m² alanın devri hâlinde müvekkilinin elinde ekonomik bütünlüğe elverişli olmayan 1.371.1 m² alan kalacağını bu durumun Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na aykırı olacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 871b8730e17e0b89 0f8cd30c10d5cd59