Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/3199 E., 2025/4472 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3199 E., 2025/4472 K. (20.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3199
Karar No
2025/4472
Karar Tarihi
20.10.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/3199 E. , 2025/4472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1562 E., 2024/1825 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaykara Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/223 E., 2020/166 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 17... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfında 1/3 paylar ile davacı ..., davalı ... ve dahili davalı ... adına tespit gördüğünü, yine taşınmaz üzerindeki iki katlı kargir binanın da ... evlatları ..., ... ve ... ile ... oğlu ...'a ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verildiğini, bu kadastro tespitinin 17.01.2012 tarihinde kesinleştiğini, ancak kadastro öncesi yapılan fiili taksim sonucu, taşınmazın zemininin 1/2 pay ile kendisi ve ... adına tescil edilmesi, binanın ise ..., ... ve ... adına şerh verilmesi gerektiğini beyanla davalı ... adına kayıtlı payın iptali ile adlarına tescilini ve davalı ... adına olan muhdesat şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Binayı davacı ve davalılar olan 3 kardeş olarak beraber yaptıklarını, binanın her 3 kardeşe taksim edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kendisinin zeminde hakkı olmadığını, ancak binanın babası ve diğer iki amcası tarafından ortak yapıldığını, babası ...’in payına düşen daireyi kendisine verdiğini, bu daireyi kadastro tespitinde beyanlar hanesine yazdırdığını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur. 3. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Fiili taksim sonucu binanın 3 kardeşe pay edildiğini, duruşmadaki beyanında ise raporda B-1 olarak gösterilen kısmı oğlu Dursun’a bağışladığını bu nedenle davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Muhdesat davası yönünden yapılan incelemede; davalı ...'un dava konusu daireyi kullanmadığı, dairenin davalı ... tarafından zilyetliğin devri amacıyla davalı ...'a teslim edilmediği, davalının kendisi adına bir zilyetlik durumunun mevcut olmadığı, bu durumda davalı ...’un dava konusu dairenin mülkiyetini kazanamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle taşınmaz üzerindeki davalı ... adına olan muhdesat şerhinin iptaline karar vermiştir. IV. EK KARAR: İlk Derece Mahkemesince verilen karar, davalı ... tarafından istinaf edilmiş, tebliğ edilen muhtıraya rağmen istinaf harçları tamamlanmadığından Mahkemece verilen 23.07.2024 tarihli ek kararla istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 23.07.2024 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; a. Tarafına yöneltilen davanın muhdesat davası olduğunu ve kararı muhdesat şerhinin iptali yönünden istinaf etmiş olmasına rağmen, Mahkemece nispi harç istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, b. Tapu kütüğünde isminin beyanlar hanesine yazılmasında bir dahlinin bulunmadığını, ayrıca davacının herhangi bir hak kaybına uğramasının da söz konusu olmadığını bu nedenle iş bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; tapu iptali ve tescil ve davalı ... adına olan muhdesat şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 09cf1acfddc990d6 3daaedf70927a6b4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı