Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/309 E., 2025/4091 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/309 E., 2025/4091 K. (06.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/309
Karar No
2025/4091
Karar Tarihi
06.10.2025
Konu
Tazminat, Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/309 E. , 2025/4091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1229 E., 2024/2338 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/144 E., 2022/29 K. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, müvekkilinin marangoz olarak çalıştığını, müvekkilinin yüklenici firmalarla anlaşarak yeni yapılan binaların mobilya, ahşap işlerini yaptığını, karşılığında ise genellikle yüklenici firmadan daire aldığını, müvekkilinin ... Lojistik Nakliyat Yapı Otomotiv Sanayi İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ve ... Yapı Market İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ekte bulunan 07.02.2017 tarihli protokolü imzaladığını, bu protokole göre; yüklenici olan ... Lojistik Nak. Yapı A.Ş. tarafından yapımı gerçekleştirilen inşaatların marangozluk işlerinin yapımı karşılığında, ... Lojistik Nak. Yapı A.Ş veya aynı şirketle bağlantılı bulunan ... Ltd. Şti.'ne ait bir dairenin müvekkiline verileceği veya ... Ltd. Şti'nin alacaklı olduğu başka bir kişi ya da şirkette ait bir dairenin müvekkiline verileceğinin kararlaştırıldığını, bu protokol gereği müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdikten sonra, yüklenici ... Lojistik Nak. Yapı A.Ş. ve ... Ltd. Şti'nden alacaklarını karşılayacak bir daire istediğini, bu sırada ... Ltd. Şti. alacaklı olduğu ... Mobilya Tekstil İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile 03.08.2018 tarihli protokolü imzaladığını, bu protokole göre; ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti'ne olan borçlarına mahsuben 7 01... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4. kat 13 numaralı bağımsız bölümü müvekkili ...'ya tapuda devredileceğinin kararlaştırıldığını, ... Mobilya Ltd. Şti., yukarıda belirtilen protokol gereği daireyi devretmek istediği gün, müvekkilinin iş yoğunluğu nedeniyle ... Tapu Müdürlüğüne gidemediğini, ancak daireyi devretmek isteyen şirket yetkilisinin, başka gün müsait olmadıklarını, aksi halde bir kaç ay sonra devir işlemini yapabileceklerini söylemesi üzerine, müvekkilinin ileride sıkıntı yaşamamak için, abisi olan davalı ...'dan daireyi üzerine alması için ricada bulunduğunu, müvekkilinin abisi olan davalıya güvendiği için, daireyi onun adına tescil ettirmekte bir sakınca görmediğini, ... Ltd. Şti de müvekkilinin talimatı doğrultusunda dava konusu taşınmazı 14.08.2018 tarihinde davalı ... adına devrettiğini, daha sonra müvekkilinin taşınmazı satmak istediğini davalıya bildirdiğinde, davalının taşınmazın kendisine ait olduğunu iddia ettiğini ileri sürerek dava konusu davalı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini mümkün olmadığı takdirde tazminat ödenmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazı müvekkilinin kendi birikimleriyle satın aldığını, davacının herhangi bir katkısının bulunmadığını, müvekkilinin protokol imzalanan şirketlerle bir ilişkisi bulunmadığı gibi protokollerden de haberdar olmadığını, davacı ve müvekkili arasında düzenlenmiş müvekkili tarafından imzalanan inanç sözleşmesi, anlaşma ve protokolün bulunmadığını, davacının iddialarının asılsız ve soyut olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tapuda yapılan resmi satış senedi karşısında, davacının aynı kuvvette bir delili olmadığı gibi davacı ve davalı arasında yapılan yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin de olmadığı, ayrıca davacı tanıklarının davacı ve davalı arasında taşınmazın daha sonra davacıya devredileceğine ilişkin bir anlaşma olup olmadığı yönünde bilgileri olmadığı, yine davacı tanığı ...'ın tapuda her iki kardeşin de hazır olduğu ve davacı ile davalının istekleri doğrultusunda devrin yapıldığını beyan etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını ispat edemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taraflar arasında yazılı bir inanç sözleşmesi bulunmamakla birlikte davalıdan sadır olan delil başlangıcı niteliğinde bir belge de olmadığı, davacı tarafın dayandığı 3. kişi ile aralarında düzenlenen protokoller, davalıdan sadır olan yazılı delil başlangıcı niteliğinde değerlendirilemeyeceği, davacının delilleri arasında yemin delili de bulunduğu, davalı tarafça usulüne uygun olarak yemin edildiği bu hali ile davacı inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescile yönelik iddiasını ve terditli alacak istemini ispatlayamadığı, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak, b. Tanık beyanları ile iddialarının kanıtladığını, c. Davalının taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını kanıtlayamadığını, beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ace4b08115d2a5db 54f414ef14ef34b8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı