Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2478 E., 2025/3528 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2478 E., 2025/3528 K. (10.09.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2478
Karar No
2025/3528
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/2478 E. , 2025/3528 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/331 E., 2025/53 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde ; müvekkillerinin maliki oldukları 318 parsel sayılı taşınmazı davalıların ayrı ayrı yapı inşâ etmek suretiyle işgal ettiklerini ileri sürerek; el atmalarının önlenmesine, yıkıma ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; taşınmazın miras bırakanlarından intikal ettiğini, aralarında yaptıkları taksim gereği 317 parsel sayılı taşınmazın davacılara devri gerekirken yanlışlıkla dava konusu 318 parsel sayılı taşınmazın devredildiğini belirterek; davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “iddianın kanıtlandığı” gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince karar onanmış, davalı ... vekili karar düzeltme başvurusunda bulunmuştur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “davalı ... vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin reddine, kâl istekli davalarda, yıkılması istenen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın, ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz maliklerinin tümünün davada yer alması gerektiği, hal böyle olunca, 45 ve 48 parsel sayılı taşınmazların kayıt maliklerinin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yapıların yıkılmasına karar verilmesi halinde anılan taşınmazlarda kalan bölümlerinin de yıkımdan etkilenip etkilenmeyeceğinin uzman bilirkişiler eliyle belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda: “bozma ilâmına uyulmakla; 45 ve 48 parsel maliklerinin davaya katılımı sağlandığı, maliklerin yıkıma yönelik bir itirazlarının olmadığı, davacıya ait taşınmaz üzerinde davalılara ait yapıların bulunduğu ve bu yapıların kullanıldığı, yapıların bulunduğu 46, 45 ve 48 parsel sayılı taşınmazlarda davalıların hisselerinin bulunmadığı, davalıların taşınmaza haksız bir şekilde taştığı” gerekçesiyle, davanın kabulü ile 107 ada 46 parsel sayılı taşınmaza davalılar ... ve ...'un müdahalesinin önlenmesine, 02.01.2023 tarihli fen bilirkişi raporu ekindeki krokide davalı ...'a ait olup B harfi ile gösterilen ve davalı ...'a ait olup E harfi ile gösterilen yapıların tamamının yıkımına, Yargıtay bozma ilâmı kapsamı dışında kalan ve Mahkemenin 2010/272 Esas ve 2015/289 Karar sayılı kararındaki A ve D harfi ile gösterilen yapılara ve bu yapıların maliklerine yönelik yıkım ve müdahalenin men'i kararı ile tüm yapılara ve yapı maliklerine yönelik ecrimisil kararı kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı ... vekili tarafından karar temyiz edilmiştir. Dairemizce: “bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozmaya uyularak tesis edilen hükmün tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerektiği, Mahkemece bu husus gözetilmeden hüküm kurulması, bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 70 m² yer hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “mahallinde keşif yapılmış olduğu, bozma öncesi yapılan keşfe göre davalı ...'in kullandığı E harfi ile gösterilen yapının davacıya ait taşınmazın bulunduğu kısma yönelik biraz daha taşarak taşınmaza eklentinin yapıldığı, bilirkişiler tarafından B ve E harfi ile gösterilen yapıların davacıya ait taşan bölümlerinin yıkılması halinde kalan kısımlarının yıkımdan etkileneceği, bu taşınmazların 45 ve 48 parsellere taşan kısımlarının da mevcut olduğu, bu parsel maliklerinin davaya dahil edildiği ancak yıkıma yönelik bir itirazlarının olmadığı, davacıya ait taşınmaz üzerinde davalılara ait B,C ve E harfi ile gösterilen yapıların bulunduğu, yapıların bulunduğu 46,45 ve 48 parsel sayılı taşınmazlarda davalıların hisselerinin bulunmadığı, davalıların taşınmaza haksız bir şekilde taştığı” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın iyiniyetli olmadığını, kullanımlarına bugüne kadar bir itirazda bulunulmadığını, kendilerine bildirimde bulunulmadığını, taşkın alanın değerinin arz değerinden fazla olduğunu, belirlenen asgari levazım değerinin düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davalılardan ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1f0b018ddf33ad61 70c42cb3b06c0d5e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı