7. Hukuk Dairesi 2025/1985 E. , 2025/4549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/144 E., 2024/183 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalıların kardeş olduğunu, davalıların 72, 3 32... parsel sayılı taşınmazlardaki miras hisselerini davacıya sattığını, davacının satış bedelini ödediğini, davalılardan senet ve yazılı belge aldığını belirterek dava konusu taşınmazlarda davalılar adına olan hisselerin iptali ile davacı adına tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalılardan ... vd. vekili cevap dilekçesinde; 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davalılar tarafından pay satışı yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılardan ..., ... ve ... duruşmada; davacıya hisse satmadıklarını beyan etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.03.2011 tarihli ve 2004/859 Esas, 2011/128 Karar sayılı kararıyla; payların satın alındığı tarih ile kadastro ve ilan tarihleri dikkate alındığında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.04.2014 tarih ve 2014/797 Esas, 2014/7271 Karar sayılı ilamı ile; “Dosyadaki bilgi ve belgelere göre talep, tespit sonrası miras payının devrine ilişkin bulunduğuna göre somut olayda, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin uygulanmasına olanak bulunmamaktadır.” şeklindeki gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulü ile davaya konu 470, 3 32... parselde kayıtlı taşınmazlarda davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmün süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ..., ..., davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine anılan karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.02.2021 tarihli ve 2020/4461 Esas, 2021/1512 Karar sayılı kararı ile; “30.03.1987 tarihli ibra senedi dışında dosyaya sunulan senetlerin içeriğinden bu senetlerin satışa ilişkin olup olmadığı anlaşılamadığından temyiz eden tarafların muris ...’ten kendilerine intikal eden müstakil miras paylarını davacıya satmadığı anlaşıldığından bu paylar yönünden davanın reddinin gerektiği, murisin kendinden sonra ölen eşi ...’in 30.03.1987 tarihli ibra senedine göre davaya konu 72 parseldeki kök muris ...’den gelen miras hissesini davacıya sattığının anlaşıldığı, diğer taşınmazlara ilişkin miras payını sattığının dosya kapsamına göre kanıtlanamadığı, TMK’nin 677. maddesine göre, mirasçılar arasındaki pay devrine ilişkin bu satışın geçerli olduğu, buna göre davaya konu 72 parsel yönünden temyiz eden ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ...’un ve temyiz eden davalılar ..., ..., ..., ... ve ...’nün sadece ...’den gelen miras payları belirlenmek suretiyle, davaya konu 72 parselde belirlenen bu payları kadar tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği” belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne, hükmü temyiz eden davalılar yönünden ise bozma kararına uyularak 72 parselde muris ...’den intikal eden paylarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Dosya içerisinde fotokopisi bulunan 30.03.1987 tarihli ibra senedinde ...'in imzasının bulunmadığını, dosyada onaysız fotokopinin çok silik olup yazılar ve imzaların okunamadığını, belge aslı kasadan çıkartılıp incelendiğinde belge altında üç adet imza görüldüğünü, bu imzaların 1) ... , 2) ... , 3) ... ’e (... oğlu) ait olduğunu, bu belgede ... ' e ait imza bulunmadığını, kaldı ki murisi ...’in okuma-yazma bilmediğini, bu nedenle böyle bir belgeyi imzalamasının mümkün olmadığını, imzaların incelenmesi gerektiğini, belge silik olduğundan yüksek Mahkemece gözden kaçırılmış olduğunu, belgedeki ifade şeklinin tekil olduğunu, muris ... ile ilgisinin bulunmadığını, b. Dinlenen tanıkların hiç birinin beyanında davalı ...’nın payını sattığına ilişkin ifadesi bulunmadığını, c. Miras hisselerinin bilirkişi raporunda hatalı hesaplandığını, hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığını, d. Yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerinin hatalı hesaplandığını belirterek hükmü temyiz etmiştir. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kabul edilen kısma ilişkin itirazları bulunmadığını, reddedilen kısmı temyiz ettiklerini, haklarındaki dava reddedilen davalıların da her 3 taşınmazdaki hisselerini senet ve ibra belgesi ile satın aldığını, buna rağmen Mahkemece haklı bir gerekçe gösterilmeden davanın reddedildiğini, b. Bir kısım davalılardan alınacak vekalet ücreti tutarının asgari miktardan düşük olarak takdir edildiğini, c. İlk bozma kararında da belirtildiği gibi davacının payları satın aldığını senetler, tanık ifadeleri ve davalı beyanları ile ispatladığını, devir ve temlikin her türlü delille ispatlanabileceğini, kaldı ki tarafların kardeş olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık miras paylarının devri nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2008ca18c4e29e6b f19c5128b9300737