7. Hukuk Dairesi 2025/1819 E. , 2025/3093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/38 E., 2023/183 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazı 19.02.2010 tarihinde müvekkilinin satın aldığını, taşınmazda inşaata başlamak için gerekli işlemlere başladığında komşu 9 parsel sayılı taşınmazda bulunan dükkanın 3,90 m²'lik müdahalesinin bulunduğunu, ön cephesinde ise 60 cm kaymanın bulunduğunun anlaşıldığını, satış esnasında konu ile ilgili hiçbir bilgisi olmayan müvekkilinin müdahale ve kayma konusunda 9 parsel sayılı taşınmazın maliki ile görüşmüş ise de sulh teşebbüslerinin başarısız kaldığını, kayma ve müdahale nedeniyle de müvekkilinin inşaata başlayamadığını ve zarara uğradığını ileri sürerek; haksız el atmanın önlenmesini ya da kâl suretiyle giderilmesini, mümkün olmadığı taktirde bedelinin davacıya ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini savunmuş, taşkınlığın tespit edilmesi halinde seçimlik hakkına göre irtifak hakkı tesisine veya temliken tescile karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “kayden davacının maliki olduğu taşınmaza davalının haksız yere müdahale ettiği, ne var ki yıkımın fahiş zarar doğuracağı, öte yandan davacının davalıya malzeme parası ödemesinde bulunmak istediğini de beyan ettiği gerekçesi ile el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, yıkım isteğinin reddine, öte yandan TMK'nin 725. maddesi kapsamındaki davalının talebi ile ilgili harç yatırılıp usulünce açılmış bir dava bulunmadığı” gerekçesi ile de davalı tarafın temliken tescil davası açması hususunda da muhtariyetine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Bozma Kararı Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; "aralarında üç harita mühendisi bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyeti ile birlikte mahallinde yeniden keşif yapılması, özellikle belediye işlem dosyası arasında bulunan aplikasyon tutanağı, ekleri ve ruhsatları da bilirkişilerce değerlendirilerek, davalının binasının davacı parseline taşkın olup olmadığı konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde bilirkişilerden denetime elverişli krokili rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasının doğru olmadığı; kabule göre de Türk Medeni Kanunu'nun 725. maddesine dayalı taşkın inşaat sebebi ile yapı malikine yönelik açılan el atmanın önlenmesi ve yıkım davasında savunma yoluyla temliken tescil istenebileceği gözetilmeksizin, davalının savunma yolu ile getirdiği temliken tescil isteğinin Mahkemece değerlendirilmemiş olması doğru olmadığı gibi, taşkınlığın sabit olduğu yönünde kanaat oluştuğu halde yıkım isteğinin kabul edilmemiş olmasının da isabetsiz olduğu" gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “men’i müdahale ve ecrimisil talebinin reddine, davalının cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü temliken tescil talebinin kabulü ile 12.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 638 ada-10 parselde bulunan ve raporda A harfi ile gösterilen 3,78 m²'lik kısmın tapu kaydının iptali ile davalı adına kayıt ve tesciline” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; "...davalı tarafından davacının çaplı taşınmazına el atılması nedeniyle, davacıya ait, 12.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ... ada... parselde bulunan ve raporda A harfi ile gösterilen 3,78m²'lik kısmı bakımından temliken tescil için gerekli koşullardan birisi olan ‘iyiniyet’ koşulundan bahsedilemeyeceği, dava konusu taşınmazın Milas Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğünün 06.06.2016 tarihli yazısı ile ifraz edilmeyeceğinin de belirlenmiş olduğu, davalının temliken tescil talebinin reddi ile davacının müdahalenin men’i ve kal taleplerinin değerlendirilerek esas hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde temliken tescil isteğinin kabulünün doğru olmadığı..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama soncunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde yeni malik ...'nın davaya dahil edildiği, davacı vekiline haklı (muhik) tazminat veya en az levazım bedelini ödeyip ödemeyeceği hususunda beyanda bulunması için verilen süre içerisinde beyanda bulunduğu ve 89.964,00 TL asgari levazım bedelinin depo edildiği, temliken tescil için gerekli koşullardan birisi olan ‘iyiniyet’ koşulunun oluştuğundan bahsedilemeyeceği, dava konusu taşınmazın Milas Belediyesi Plan ve Proje Müdürlüğünün 06.06.2016 tarihli yazısı ile ifraz edilmeyeceğinin belirtildiği” gerekçesiyle de davalının temliken tescil talebinin reddine; “davalı ...’nun malik olduğu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında el değiştirdiği ve yeni malikin de davaya katıldığı, el atmanın önlenmesi ve yıkım davasında davalı ...’nun bu taleplere yönelik pasif dava ehliyeti de kalmadığı” gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine; “krokisinde A harfi ile gösterilen 114,39 m²'lik kısma yönelik davalı ... tarafından gerçekleştirilen müdahalenin men’ine, bu kısım üzerindeki müdahale teşkil edilen yapının (14.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen bina) kal'ine ve kal'ine karar verilen binanın yıkılması halinde bilirkişi raporuyla fahiş zarar doğuracağı belirlendiğinden depo edilen asgari levazım bedelinin kötü niyetli kabul edilen davalı ...'ya ödenmesine” karar verilmiştir. D. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. E. Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... yönünden aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin mevcut haliyle taşınmazı aldığını, temliken tescil yönünden karar verilmemesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. F. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, el atmanın önlenmesi, kal ve bedel istemine ilişkin olup davalı taraf savunma yoluyla temliken tescil talebinde bulunmuştur. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı HMK’nın ‘dava konusunun devri’ başlığını taşıyan 125. maddesi: “(1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür. (2)Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder (Ek cümle:22/7/2020-7251/11 md.). Bu takdirde dava davacı aleyhine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur” düzenlemesini ihtiva etmektedir. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davanın açıldığı tarihte el atmanın önlenmesi talep edilen taşınmazın kayıt maliki davalılardan ... olup bilahare yargılama aşamasında taşınmazı davalı ...’a devretmiştir. Davacı vekili 07.06.2021 tarihli dilekçesiyle yeni malik ...’ın davaya dahil edilmesini talep etmiş olup taşınmazı devralan kişiye karşı davasını devam ettirdiğinden davalı taşınmazı, yargılama aşamasında devreden davalı ... yönünden hüküm kurulması gerekmez iken önceki kayıt maliki olan ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru değildir. Ancak bu hususlar hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’nın 438. maddesinin yedinci fıkrası gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) No.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 2. ve 8. fıkralarının hükümden çıkarılmasına, hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438/7 hükmü gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 53b2ca5cb87aaaf8 9d1a84570af3da7b