7. Hukuk Dairesi 2025/162 E. , 2025/3724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1595 E., 2024/1761 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/44 E., 2022/149 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkiline ait 121 ada 12 parsel sayılı taşınmazın güney yönünde davalı İdare tarafından yol yapım ve yol genişletme çalışması yapıldığını, bu çalışmalar sırasında dava konusu taşınmazda bulunan tel çitin söküldüğünü, yol kenarında bulunan su kanalının eğiminin bozularak suların 121 ada 12 parsel sayılı taşınmaza yöneltildiğini, taşınmaza su dolmasına ve kullanılamaz hâle gelmesine sebebiyet verildiğini, davalının dava konusu taşınmazın komşu parseline hafriyat malzemesi yığarak taşınmaza su basmasına neden olunduğunu, davalının yol kenarına metal korkuluklar yapması sonrası müvekkilinin araç ile yaya olarak taşınmazına girişinin engellendiğini, dava konusu taşınmazın kara yolu ile bağlantısının kesildiğini, davalının eylemlerinin haksız olduğunu iddia ederek; davalının 121 ada 12 parsel sayılı taşınmaza el atmasının önlenmesine, hafriyat malzemelerinin, su kanalının ve metal korkulukların davacının geçişine engel olan kısmının kâl'ine, eski hâle getirilmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 4.000,00 TL tel örgü bedeli, 16.000,00 TL gelir kaybı olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu itirazında bulunduğunu, zilyetliğin korunması davasının sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmaza müdahalesinin bulunmadığını, 121 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma sınırı dışında bulunduğunu, yol yapım çalışmasının projesine uygun olarak tamamlandığını, tel çitin kaldırıldığına dair tespit raporu bulunmadığını, dava konusu taşınmazın doğal arazi yapısının kuru dere yatağı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan menfez ile dava konusu taşınmazda ve sınır komşusu olan taşınmazda yağmur sularının birikmesinin engellendiğini, dava konusu taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılmadığını, metal korkulukların kaldırılması için İdarece inceleme ve ölçüm yapılması gerektiğini, davacının bu hususta bir idari başvurusunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "..dava konusu taşınmazın kamulaştırma ve yol yapım güzergahı dışında kaldığı, dava konusu olayda, davacının zararının karayolunun plan ve projeye uygun bir biçimde yapılması sırasında idari işlemin kaçınılmaz sonucu olmadığı, davalı kurumun yaptığı eylem ve işlemde bir keyfilik bulunduğu ve davalı kurumun davranışının bir haksız fiil niteliğini taşıdığı yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarıyla anlaşılmış olup davalı vekilinin idari yargının görevli olduğuna ilişkin itirazın reddi ile Mahkememizin görevli olduğuna, davacıya ait dava konusu 121 ada, 2 nolu parselde kayıtlı taşınmazın 18.02.2022 tarihli fen bilirkişileri raporu ve krokisinde parselin üzerinde mevcut olan su altında kalan yerin (A) harfi ile işaretli olarak gösterildiği ve alanının 486.95 m2 olduğu, davaya konu olan taş ve toprak dolgu alanının (B) harfiyle işaretli olarak gösterildiği ve alanının 5025.59 m2 olduğu, ... -... asfaltının kenarında bulunan üstü açık beton su kanalının ekli krokide kırmızı renkle taralı ve (C) harfiyle işaretli olarak gösterildiği, inşaat, ziraat ve gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişilerin 22.03.2022 havale tarihli raporunda dava konusu parselde ekim dikim yapılmadığı, hali hazırda hayvan otlatmak amacıyla kullanıldığı, su altında kalan 486,95 m2 büyüklüğündeki alan için meydana gelen zararın 46,08 TL.olarak hesaplandığı, dava konusu taşınmazın karşısından geçen yol güzergahı üzerinde bulunan beton yağmur suyu kanalından suyun akarak tahliyesinin sağlanması gerektiği, suyun akışını önleyen çevreye saçılmış durumda olan taş ve dolgu maddesinin uygun şekilde düzenlenmesi gerektiği, tel çitin bedelinin 2.100 TL. olduğunun tespit edildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 121 ada 2 parsel sayılı taşınmazın karşısından geçen yol güzergâhı üzerinde bulunan beton yağmur suyu kanalından suyun akarak tahliyesinin davalı İdare tarafından sağlanmasına, davalı tarafından yapılan taş ve toprak dolgu alanının kâl'ine, 46,08 TL gelir kaybı ile 2.100,00 TL tel çit bedeli toplamı 2.146,08 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, metal korkulukların kâl'i talebinin reddine, 18.02.2022 tarihli fen bilirkişileri raporu ve krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu açıklanarak başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davanın kısmen reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tüm talepler yönünden kabul edilmesi gerektiğini, b. Fen bilirkişi raporuna atıf yapılmadığını, kararın ne şekilde infaz edileceğinin belirtilmediğini, kâl edilecek kısmın açıkça gösterilmediğini, c. Zararın taşınmazın tamamı üzerinden hesaplanması gerektiğini, d. Metal korkulukların kâl'inin gerektiğini, davacının taşınmazına araç ile hatta yaya olarak girişinin engellendiğini, e. Müvekkili lehine ve aleyhine belirlenen vekâlet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davanın yargı yolu nedeniyle reddi gerektiğini, b. Bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, c. Kamulaştırma sınırı dışında müdahale bulunmadığını, d. Tel çit imalat bedelinin hangi bilimsel veri ve hangi yıl esas alınarak hesaplandığının anlaşılmadığını, e. Aleyhe yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, kâl, eski hâle getirme ve maddi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine, davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0804833c7b444284 e657b678b119ecab This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 7. Hukuk Dairesi 2025/162 E. , 2025/3724 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1595 E., 2024/1761 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/44 E., 2022/149 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkiline ait 121 ada 12 parsel sayılı taşınmazın güney yönünde davalı İdare tarafından yol yapım ve yol genişletme çalışması yapıldığını, bu çalışmalar sırasında dava konusu taşınmazda bulunan tel çitin söküldüğünü, yol kenarında bulunan su kanalının eğiminin bozularak suların 121 ada 12 parsel sayılı taşınmaza yöneltildiğini, taşınmaza su dolmasına ve kullanılamaz hâle gelmesine sebebiyet verildiğini, davalının dava konusu taşınmazın komşu parseline hafriyat malzemesi yığarak taşınmaza su basmasına neden olunduğunu, davalının yol kenarına metal korkuluklar yapması sonrası müvekkilinin araç ile yaya olarak taşınmazına girişinin engellendiğini, dava konusu taşınmazın kara yolu ile bağlantısının kesildiğini, davalının eylemlerinin haksız olduğunu iddia ederek; davalının 121 ada 12 parsel sayılı taşınmaza el atmasının önlenmesine, hafriyat malzemelerinin, su kanalının ve metal korkulukların davacının geçişine engel olan kısmının kâl'ine, eski hâle getirilmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 4.000,00 TL tel örgü bedeli, 16.000,00 TL gelir kaybı olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu itirazında bulunduğunu, zilyetliğin korunması davasının sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmaza müdahalesinin bulunmadığını, 121 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma sınırı dışında bulunduğunu, yol yapım çalışmasının projesine uygun olarak tamamlandığını, tel çitin kaldırıldığına dair tespit raporu bulunmadığını, dava konusu taşınmazın doğal arazi yapısının kuru dere yatağı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan menfez ile dava konusu taşınmazda ve sınır komşusu olan taşınmazda yağmur sularının birikmesinin engellendiğini, dava konusu taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılmadığını, metal korkulukların kaldırılması için İdarece inceleme ve ölçüm yapılması gerektiğini, davacının bu hususta bir idari başvurusunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "..dava konusu taşınmazın kamulaştırma ve yol yapım güzergahı dışında kaldığı, dava konusu olayda, davacının zararının karayolunun plan ve projeye uygun bir biçimde yapılması sırasında idari işlemin kaçınılmaz sonucu olmadığı, davalı kurumun yaptığı eylem ve işlemde bir keyfilik bulunduğu ve davalı kurumun davranışının bir haksız fiil niteliğini taşıdığı yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarıyla anlaşılmış olup davalı vekilinin idari yargının görevli olduğuna ilişkin itirazın reddi ile Mahkememizin görevli olduğuna, davacıya ait dava konusu 121 ada, 2 nolu parselde kayıtlı taşınmazın 18.02.2022 tarihli fen bilirkişileri raporu ve krokisinde parselin üzerinde mevcut olan su altında kalan yerin (A) harfi ile işaretli olarak gösterildiği ve alanının 486.95 m2 olduğu, davaya konu olan taş ve toprak dolgu alanının (B) harfiyle işaretli olarak gösterildiği ve alanının 5025.59 m2 olduğu, ... -... asfaltının kenarında bulunan üstü açık beton su kanalının ekli krokide kırmızı renkle taralı ve (C) harfiyle işaretli olarak gösterildiği, inşaat, ziraat ve gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişilerin 22.03.2022 havale tarihli raporunda dava konusu parselde ekim dikim yapılmadığı, hali hazırda hayvan otlatmak amacıyla kullanıldığı, su altında kalan 486,95 m2 büyüklüğündeki alan için meydana gelen zararın 46,08 TL.olarak hesaplandığı, dava konusu taşınmazın karşısından geçen yol güzergahı üzerinde bulunan beton yağmur suyu kanalından suyun akarak tahliyesinin sağlanması gerektiği, suyun akışını önleyen çevreye saçılmış durumda olan taş ve dolgu maddesinin uygun şekilde düzenlenmesi gerektiği, tel çitin bedelinin 2.100 TL. olduğunun tespit edildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 121 ada 2 parsel sayılı taşınmazın karşısından geçen yol güzergâhı üzerinde bulunan beton yağmur suyu kanalından suyun akarak tahliyesinin davalı İdare tarafından sağlanmasına, davalı tarafından yapılan taş ve toprak dolgu alanının kâl'ine, 46,08 TL gelir kaybı ile 2.100,00 TL tel çit bedeli toplamı 2.146,08 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, metal korkulukların kâl'i talebinin reddine, 18.02.2022 tarihli fen bilirkişileri raporu ve krokisinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu açıklanarak başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davanın kısmen reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tüm talepler yönünden kabul edilmesi gerektiğini, b. Fen bilirkişi raporuna atıf yapılmadığını, kararın ne şekilde infaz edileceğinin belirtilmediğini, kâl edilecek kısmın açıkça gösterilmediğini, c. Zararın taşınmazın tamamı üzerinden hesaplanması gerektiğini, d. Metal korkulukların kâl'inin gerektiğini, davacının taşınmazına araç ile hatta yaya olarak girişinin engellendiğini, e. Müvekkili lehine ve aleyhine belirlenen vekâlet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davanın yargı yolu nedeniyle reddi gerektiğini, b. Bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, c. Kamulaştırma sınırı dışında müdahale bulunmadığını, d. Tel çit imalat bedelinin hangi bilimsel veri ve hangi yıl esas alınarak hesaplandığının anlaşılmadığını, e. Aleyhe yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, kâl, eski hâle getirme ve maddi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine, davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0804833c7b444284 e657b678b119ecab ... ...