7. Hukuk Dairesi 2025/1396 E. , 2025/5059 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1221 E., 2025/71 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/138 E., 2021/316 K. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası ...'nun 03.04.2019 tarihinde öldüğünü, murisin mirasçısı olarak eşi ...., çocukları ..., .... ve ...'in kaldığını, ... Noterliğinde 21.02.2013 tarihinde düzenlenmiş vasiyetnamenin Salihli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/880 Esas sayılı dosyasında 24.05.2019 tarihinde açıldığını, davalı lehine Salihli ilçesinde 3 adet bağımsız bölümün vasiyet edildiğinin anlaşıldığını, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte ehliyetinin bulunmadığını, alzheimer ve demans hastası olduğunu, ayrıca bir gözünde ve kulağında tam işlev kaybı, diğer gözünde katarakt ve diğer kulağında sensoryonöral işitme kaybının olduğunu, baskı ve korku altında vasiyetnameyi düzenlediğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının doktorluk mesleğini Ankara'da sürdürdüğü sırada murisi tedavi amacıyla Ankara'ya götürdüğünü, muris hakkında arkadaşı doktordan 31.01.2011 tarihli "parkinson, demans, bunama" tanısını içeren rapor aldığını ve murisin vesayet altına alınması konusunda Salihli Sulh Hukuk Mahkemesinde vasi tayini istemli dava açtığını, Mahkemenin murisi sevk ettiği .... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden alınan 26.02.2013 tarihli sağlık kurulu raporunda "vesayet altına alınmasına gerek bulunmadığına" dair görüş bildirildiğini, bu rapor üzerine Mahkemenin vesayet altına alınma talebinin reddine karar verdiğini, verilen kararın kesinleştiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan tanıkların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 536. maddesi uyarınca tanıklık yapamayacak şahıslardan olmadığı, Adli tıptan alınan rapora göre murisin tasarruf tarihinde ehliyetli olduğunun belirlendiği, murisin sağlık durumunun vasiyetname düzenlemesine engel olacak şekilde olmadığı, vasiyetnamenin davalının korkutma veya zorlaması sonucunda yapıldığına yönelik iddiaların ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ayrıntılı muayenenin yapılmadığı ve nöropsikolojik testlerin de mevcut olmadığı .... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin raporuna itibar edilmemesi gerektiğini, vasiyetname düzenlenmeden önce alınan raporda müteveffanın mini mental test skorunun vasiyatname düzenlenmesi için yeterli bir seviye olmadığını, ayrıca raporda bu skorun nasıl hesaplandığına ilişkin bir belge de bulunmadığını, tanık beyanlarının da murisin fiil ehliyetinin bulunmadığını ortaya koyduğunu, müteveffanın davalının korkutma ve zorlaması ile vasiyetname düzenlemeye mecbur bırakıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d8535fe915fc56ca 7e330d1ceea28a6f