Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/1308 E., 2025/5057 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1308 E., 2025/5057 K. (27.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1308
Karar No
2025/5057
Karar Tarihi
27.11.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/1308 E. , 2025/5057 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2548 E., 2025/49 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/449 E., 2024/645 K. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... Noterliğinde 26.03.2003 tarihinde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle davalıların Konya ili, ... ilçesi,.... Mahallesi 732 ada, 61 parselde kayıtlı gayrimenkulde murisleri ... ....'dan kendilerine intikal edecek hak ve hisselerinin tamamını beş milyar lira bedelle davacıların murisi...'a satmayı vaat ve taahhüt ettiğini, davalıların gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazı davacıların murisine teslim etmesine rağmen bugüne kadar taşınmazın devrine yanaşmadıklarını ileri sürerek davalıların dava konusu taşınmazdaki hak ve hisselerinin iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu sözleşmenin geçerlilik şartlarını sağlamadığını, davacıların murisinin dava konusu taşınmazın devrine ilişkin herhangi bir bedel ödemesi yapmadığını, sözleşmeye konu taşınmazın iştirak hâlinde mülkiyet olup devrinin üçüncü kişilere yapılmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın tarla niteliğinde olması nedeniyle hisse devrinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazdaki elbirliği mülkiyetinin 26.05.2022 tarihinde sona erdiği, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın fiilen davacıların murisine devredildiği ve hâlihazırda aktif olarak muris ....'ın mirasçıları tarafından kullanılıyor olması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, ilgili satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde sözleşme metninde bedelin davalılar tarafından nakden alındığına ilişkin beyanın bulunduğu, bedelin ödenmediğine ilişkin savunmanın resmî bir senet ile ispat edilemediği, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından davalıların payına düşen miktarın aynen satışının 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na göre uygun olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin usule uygun olmadığını, ...'ın okur yazar olmadığını, neye imza attığını bilmediğini, müvekkillerine dava konusu taşınmaz satışı ile ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığını, zamanaşımı itirazlarının kabulünün gerektiğini, tanıklarca taşınmazın zilyetliğinin teslim edilmediğine dair beyanda bulunulduğunu, dava konusu taşınmazın işbu davanın açılış tarihinde el birliği mülkiyetine t"abi olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazda hisse satışının 5403 sayılı Kanun'un 8. maddesi hükmüne aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı