7. Hukuk Dairesi 2025/1219 E. , 2025/4736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2074 E., 2025/43 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/71 E., 2023/292 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın ..... Noterliğince düzenlenen 26.06.1978 tarihli vasiyetnamesiyle Kayseri ili, ... ilçesi, ....Mahallesi, 3868 parselde kayıtlı 1100 m² bahçe nitelikli taşınmazı davalı ...'a evlenme hediyesi olarak bıraktığını, ancak vasiyetnamenin müvekkili davacılarca kabul edilmeyip iptali gerektiğini, murisin 1982 yılındaki vefatından dört yıl önce vasiyetnameyi düzenlediği tarihte hukuki ehliyetinin olup olmadığının belirlenmemiş olmasının iptal nedeni olduğunu, ayrıca vasiyetnamenin davalının muris babasına baskı yapmak suretiyle düzenletilmiş olduğunu, nüfus müdürlüğünce ölümün ve vasiyetnamenin mahkemeye bildirmesi gerekirken bu hususun atlanmış ve geç bildirilmiş olunmasından dolayı tenkis talebi yönünden de müvekkillerinin mağduriyetine neden olunduğunu belirterek; vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; muris ...'ın vefat ettiği tarihte üstüne kayıtlı 15-20 kadar taşınmazı olup bir kısmının mirasçılarca satılıp pay edildiğini, bir kısmının ise halen terekede yer alıyor olmaları sebebiyle davacıların saklı paylarına bir tecavüz bulunmadığının açık olduğunu, vasiyetnameye konu taşınmazın davalı ...'a murisi tarafından evlenme hediyesi olarak vasiyetnameyle bırakılmış ve ölümü tarihinde murisin diğer çocuklarının evli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber; muris ölüme bağlı yaptığı tasarruflarla yasal mirasçıların miras üzerindeki haklarına, özellikle saklı paylara zarar gelecek derecede tasarrufta bulunmuş ise mirasçıların bu durumu öğrenmelerinden itibaren 1 yıl içinde ve herhalde miras bırakanın ölmesinden itibaren 10 yıl içinde tenkis davası açarak hak kaybına engel olabileceklerinden dava konusuna bakıldığında iptali talep etmek için zamanaşımının geçirilmiş olduğunu ve davacıların tenkis davası açmaya da haklarının olmadığını, murisin vasiyetname düzenlediği tarihte hukuki işlem ehliyetine sahip olup vasiyetnamenin düzenlediği sırada noter çalışanlarının da böyle bir şüpheye varmadıklarını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacının hukuki işlem ehliyetiyle ilgili iddianın değerlendirilmesi için il sağlık müdürlüğünce verilen cevapta muris ...'ın 1978 yılı ve öncesine ait herhangi bir kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, davacı tarafça da murisin akıl sağlığının yerinde olmadığına ve hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığına dair delil sunulamadığı, hem davacı hem de davalı taraf tanıklarınca murisin herhangi bir akli rahatsızlığı bulunmadığının, davalının o tarihlerde okula gitmeye devam ettiğinin, murisin diğer çocuklarının evlendiğinin, davalının ise henüz evlenmediği için murisin bu vasiyeti davalı lehine yapmış olup davalının veya bir başkasının vasiyetin yapılması hususunda murise baskı yapmasının söz konusu olmadığını beyan ettikleri, vasiyetnamenin yapıldığı tarihte murisin hukuki işlem ehliyetinin olmadığı veya vasiyetnameyi baskı altında yaptığı hususlarının ispatlanamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtayca hak ve nesafete uygun malvarlığı paylaşımı yapılması ilkesi benimsendiği halde murisin hak ve nesafete uygun mal paylaşımında bulunmadığını, evlenme hediyesi olarak davalıya taşınmazını vasiyet eden murisin davalıyı kayırarak ona mal kaçırdığını, Mahkemece keşif yapılmadan karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince ise ehliyetsizlik ve irade sakatlığı hallerinin araştırılmadığını, muvazaa iddiasının bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin ise hukuka aykırı olduğunu, davaya yönelik beyanlar yok sayılarak eksik inceleme neticesinde yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ehliyetsizlik ve irade sakatlığı nedenlerine dayalı olarak vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0505e4777e711edb 8ef3dce7235d2107