Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/1021 E., 2025/2295 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1021 E., 2025/2295 K. (28.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1021
Karar No
2025/2295
Karar Tarihi
28.04.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/1021 E. , 2025/2295 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/211 E., 2021/152 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu, tapuda bağ vasfıyla kayıtlı 1901 parsel sayılı taşınmaz üzerine yaklaşık 30 yıl önce iyiniyetli olarak diktiği fıstık ağaçlarından bir kısmının davalıya ait komşu 1907 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kaldığının tespit edildiğini ileri sürerek; uygun bir bedel karşılığında davalıya ait taşınmazda yaklaşık 12-13 adet ağacın bulunduğu kısmın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “tapuya kayıtlı taşınmazlarda iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince: “her ne kadar Mahkemece tapulu taşınmazlarda iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de özellikle davalı adına kayıtlı olduğu belirtilen 1907 parsel sayılı taşınmazın tedavüllü tapu kaydı ile kadastro tutanağı getirtilip davacının iyiniyetli olup olmadığı gerektiği şekilde incelenmeksizin ve dava konusu ağaçların bulunduğu kısım yönünden temliken tescile karar verilebilmesi için gerekli tüm yasal şartların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmaksızın hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, TMK'nin 729. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil için gerekli yasal şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, tarafların tüm delilleri de toplanıp birlikte değerlendirilerek belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “dava konusu taşınmazlardan 1901 parsel sayılı taşınmazın 1974 yılında ‘bağ’ vasfı ile kadastro tespiti ile ile davacı adına tescil edildiği, davalıya ait aynı yerde kayıtlı komşu 1907 parsel sayılı taşınmazın ise 1974 yılında bağ vasfı ile kayıtlı olduğu, 22.05.2014 tarihinde davalı ...’in satış yolu ile malik olduğu, mahallinde yapılan gözlemde ve yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporundan 1901 ve 1907 parsel sayılı taşınmazların komşu oldukları, üzerinde fıstık ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın sınır hattında 14 adet fıstık ağacının bulunduğu kısmın ihtilaflı olduğu, her iki taşınmaz üzerindeki fıstık ağaçlarının yaşlarının birbirinden farklı olduğu, 1901 parseldeki fıstıkların 30-35 yaşlarında olduğu, 1907 parseldeki fıstıkların ise 20-25 yaşlarında olduğu, yörede takım diye tabir edilen sınıra bakıldığında ihtilaflı bölgedeki 14 adet fıstığın 30-35 yaşlarında olduğu ve davacıya ait parseldeki fıstıklarla aynı takım içinde yer aldığı, her iki taşınmaz arasında doğal belirgin bir sınır olmadığı, mahallinde dinlenen tanık beyanlarından ihtilaflı kısımda yer alan 14 tane fıstık ağacının, 1980’li yıllarda davacı ... tarafından dikildiği, bu bölümün 3-4 yıldır ihtilaflı olduğu, davalının satın almasından önce eski maliklerde bir ihtilafın bulunmadığı, dava konusu parsellerin sınır bölgesinde yer alan 14 adet fıstık ağacının davacı tarafından 1980 li yıllarda dikildiği, davalıya ait parseldeki fıstıklar ile davacıya ait parseldeki fıstıklar arasında belirgin yaş farkı olduğu, fıstıkların dikildiği dönemde eski bir sınırın olduğu ancak şimdi bu sınırın olmadığı, davacının iyiniyetli olduğu, fıstıkların değerinin arazinin çıplak değerinden fazla olduğu, arazi bedelinin depo edildiği, davacının davasında haklı olduğu” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iyiniyetli olmadığını, taşınmaz sınırlarını bilmemesinin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK'nin 729. maddesine dayalı temliken tescil talebine ilişkindir. 2. Değerlendirme Türk Medeni Kanununun 718/2. maddesine göre, arazi üzerindeki mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Türk Medeni Kanununun 729. maddesi bu kuralın istisnalarından birisini düzenlemiş, zemin ile üzerindeki bitkiler arasındaki bağlantıyı kesmiş ve aşağıdaki koşulların oluşması halinde ise bitki sahibine üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerine menkul niteliği taşımayan (meyva ağaçları, asma yani bağ fidanları gibi) bitkiler dikilmiş olmalıdır. TMK’nin 729. maddesinde başkasının arazisine ... diken kimseye tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, ... diken ve onun külli halefleri tarafından, ... dikilirken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı da bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiasıyla ileri sürülebilir. Malzeme sahibinin TMK’nin 729. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır; a) Birinci koşul, başkasının arazisine ... diken kimsenin iyiniyetli olmasıdır. TMK’nin 729. maddesi hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, taşınmaz mülkiyetinin fidanları diken kimseye verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin TMK’nin 3. maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, ... diken kimsenin el attığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder. ... diken kimsenin tescil istemi ile açtığı davada iyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki 5.7.1944 tarihli ve 12/26 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan kimsenin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. (Sübjektif koşul) b) İkinci koşul, başkasının arazisine ... dikmek suretiyle yetiştirilen ağaçların taşınmazın değerinden açıkça fazla olmasıdır. (Objektif koşul) c) Üçüncü koşul ise ... diken kimsenin taşınmaz malikine uygun bir bedel ödemesidir. d) Yukarıda değinilen üç koşulun yanı sıra, ağaçların yetiştirildiği arazi parçası davalıya ait taşınmazın bir kısmını kapsıyor ise mahkemece iptal ve tescile karar verebilmek için bu kısmın ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; Mahkemece TMK’nin yukarıda belirtilen ilgili maddeleri uyarınca temliken tescil şartlarının araştırılmadığı, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olmadığı, uyulan bozma ilâmı gereklerinin yapılmadığı açıktır. Bozma ilâmında da belirtildiği üzere, bozma sonrasında getirtilen tedavüllü tapu kaydı ile kadastro tutanaklarına göre dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin ve tescillerinin 1974 yılında yapıldığı, temliken tescile konu alandaki fıstık ağaçlarının ise 1980’lerde, yani taşınmazlar çapa bağlandıktan sonra dikilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, taşınmazlar çapa bağlandıktan sonra temliken tescile konu alandaki ağaçların dikilmiş olduğu ve davalının iyiniyetli olmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, bu sebeple hüküm bozulmuştur.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin yatırılan harcın istek hâlinde iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı