7. Hukuk Dairesi 2024/636 E. , 2025/2587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2006/71 E., 2023/233 K. BİRLEŞTİRİLEN 1994/83 E. BİRLEŞTİRİLEN 1994/84 E. BİRLEŞTİRİLEN 1994/85 E. Karar taraf vekillerince duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz edenler asıl davada davacı ... Köyü vekilleri Av. ... ile Av. ... ..., davalı ... mirasçıları temsilcisi Av. ..., davalı ... ve asli müdahil vekili Av. ..., birleştirilen davada davacı ... vekili Av. ..., davalı ... Köyü vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı ... Köyü vekili dava dilekçesinde; idare heyetinin 291/433 sayılı 04.11.1935 tarihli kararına istinaden, ... Yaylasının köylerine tahsis edildiğini, köylerine tahsis edilen yaylaya davalı tarafından 10.06.1966 tarihli, 43 sayılı Kaza İdare Heyetinin 5917 sayılı Kanun gereğince müdahale edildiğini ileri sürerek müdahalenin menini talep etmiştir. Asıl davada Asli Müdahil ...; dava konusu yere ilişkin tapu kaydı ve mahkeme kararı olduğunu, bu nedenle hükümde tapu kayıtlarının dikkate alınmasını talep etmiştir. Birleştirilen 1994/83 Esas davada davacı ... tarafından ... mirasçıları ve ...'a karşı açılan davada; ... Köyü ile müşterek kullanılan yayla arazilerinin rizai taksimle bölünerek 1936 yılından bu yana davacı ... tarafından kullanıldığını, davalıların da ... Köyünden olup davalılar tarafından yaylalarının güneybatı köşesinde yer alan 300 dönümlük yere el atıldığını, özel mülkiyetin iddia edilemeyeceğini ileri sürerek el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Birleştirilen 1994/84 Esas davada davacı ... vekili; ... Köyü tarafından yayla arazilerine el atıldığını, davalı köye verilen 25 hektar arazinin sınırlarının genişletilmeye çalışıldığını ileri sürerek yaylarına el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleştirilen 1994/85 Esas davada davacı ... vekili; davacı köyün 1936 yılında idarenin bilgisi ile davalı ... Köyünden ayrılarak şimdiki ... Köyüne yerleştiklerini, bu ayrılık sonucu kadimden beri davalı köyle birlikte yararlanılan yaylaların bir kısmının kendi köylerine ayrıldığını, davalı ... tarafından yaylalarına müdahalede bulunulduğunu ileri sürerek davalı ... köyünün yaylarına müdahalesinin menini istemiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu yerin, ... yurdu ile bilinen ataları tarafından uzun zamandır kullanılan yer olduğunu, davaya konu yere ilişkin kesinleşen mahkeme kararları olduğunu, davaya konu yerin kültür arazisi olduğunu, davacı ... köyüne tahsis edilen yayla ile taraflarınca kullanılan yerin aynı yer olmadığını kaldı ki tahsisin hukuki dayanağının ortadan kalktığını, birleştirilen davada ise ... Köyünün kadim köy olmadığını, bu köy adına tahsis kararı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada davalı ... Köyü cevap dilekçesinde; taraflar arasında kesin hüküm teşkil eden Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin1973/729 Esas sayılı dosyasının olduğunu, davacı köye tahsis edilen bir yaylanın olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada ... Köyü cevap dilekçesinde; davaya konu yere ilişkin tapu belgesi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Asıl davada feri müdahil ve birleştirilen 1994/83 Esas sayılı dosyada davalı ... cevap dilekçesinde; ... yurdunun babaları ... Baştimar'a ait olduğunu, bu yere ilişkin tapu belgesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. ... Köyü, ... Köyü ve ... asıl davaya feri müdahil olarak katılmışlardır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece 31.12.2004 tarihli kararında; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 31.12.2004 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 04.07.2006 tarihli ve 2006/7907 Karar sayılı ilamında; kroki ile hüküm fıkrası arasında çelişki olduğu, asıl davada davacı köyün dayanağı olan tahsis kararının kapsadığı alanın bilirkişi ve tanıklarca yerinin doğru belirlenmesi gerektiği, yöreyi iyi bilir bilirkişilerin isimleri tespit edilerek keşif sırasında tanık dinlenip davacılara dava konusu yaptıkları yerin gösterilmesi, haritada işaret edilerek her bir dava dosyasındaki dava konusu yerin belirlenip buna göre delillerin ayrı ayrı toplanması gerektiği, davacı köyün göstereceği sınırlar içerisindeki ... Yaylasının neresi olduğunun mahalli bilirkişi ve tanıklarca belirlenerek krokide işaret edilmesi; ... Yaylası kapsamı dışında kalan çekişmeli yer bulunursa, kim tarafından ne şekilde kullanılageldiğinin tespit edilmesi gerektiği, davacı ... Köyü tarafından dava konusu yapılan yerlerin ... Yaylası kapsamında kaldığının anlaşılması halinde bu köy tarafından gerçek kişiler hakkında açılan davanın kabulü gerekeceği, aksi halde reddedileceği, birleştirilen davada yeterli inceleme yapılmadığı, birleştirilen davalarda davacı ... Köyünün davacı ... Köyü ile aynı köy olup olmadığı, sonradan ayrılarak tüzel kişilik kazanıp kazanmadığı, 1936 yılından sonra ayrılmış ise ve yeni bir tüzel kişilik kazanmış ise davacı ... Köyüne yapılan tahsisten müştereken faydalanacağı, ... Köyünün tapu kaydı kapsamı dışında kalan yerler yönünden el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, öte yandan hem asıl davada hem de birleştirilen 1994/84 Esas sayılı dosyada, davalı ... Köyünün tapu kayıt kapsamındaki bir kısım yaylalarına el atıldığının iddia edildiği, bu nedenle davalı ... Köyünün 04.05.1939 tarihli tapu kayıt kapsamının sağlıklı belirlenmesi gerektiği, tapuda kaydın 250.000 m2 olarak belirtilmesine rağmen mahkemece davalı köyün kayıt kapsamının çok üzerinde 2.535.703 m2 olarak belirlenmesinin hatalı olduğu, davacı köyün tahsis kararı bir yana bırakılarak kadim hakkından söz edip karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkeme, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararında; ... Köyünün 1935 yılından sonraki bir tarihte kurulmamış olduğu, köyün kadim köy olduğu, yani ... Köyünün ... Köyünden ayrılarak kurulan bir köy olmadığı, buna göre ... Köyünün ... Yaylasında ... (...) Köyü ile müşterek tasarruf haklarının bulunmadığı, alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından anılan alanın ... sınırları içerisinde ve ... Köyüne ait alanda bulunduğu gerekçesiyle Gedisatılmış Köyünün ... Köyüne ve ... Köyüne ait alana haksız olarak elatmış olduğu anlaşıldığından asıl davada ... Köyü yönünden yapılan müdahalenin men'ine, birleştirilen 1994/83 Esas, 1994/84 Esas, 1994/85 Esas sayılı davalar yönünden ... Köyünün açmış olduğu davaların reddine; davalı ve müdahil gerçek kişiler tarafından her ne kadar ... üst kısmında ... Yurdu olarak iddia edilen alanda-eski tapularının olduğu iddia edilmişse de alınan ziraat raporunda belirtildiği üzere bölgenin yayla olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan özel mülkiyete konu edilemeyecek yerlerden olduğu gerekçesiyle davalı ... mirasçıları ve ... müdahalesinin men'ine, ... Köyünün 04.05.1939 tarih ve 125 numaralı kayıt kapsamı mahalli bilirkişiler ve tanıklar aracılığıyla tespit edildiği, ... Köyüne ait bu alanın 18.08.2023 tarihli bilirkişi raporlarının ekinde bulunan krokide gösterildiği 250 dönümlük arazi olduğu, bilirkişiler tarafından ... Köyü tapu kaydı şeklinde krokiye yansıtıldığı, ... Köyünün tapusu haricinde bu sınırdan krokide Hasançavuş Köyü arazileri olarak gösterilen alana doğru krokide sarı fosforlu kalemle gösterilen yerin ... Köyü tarafından kadimden beridir kullanılagelmiş olduğu, tahsis kararında ... Yaylası olarak belirlenen yerin sarı renkle gösterilen kısım olmadığı, bu sebeple bu kısmın ... Köyü kullanımına verilemeyeceği, ... Köyünün ise burayı krokide belirtilen tapu haricinde kullandığı ve bu durumun tüm bölge halkı tarafından bilindiği, krokide sarı renkte belirtilen ... Köyü tapusu haricinde kalan sarı kısmın ... Köyü tarafından kadimden beri kullanıldığı, turuncu renkle gösterilen sarı renkli alanın haricinde kalan kısmın ise ... (...) Köyü Yaylası olduğuna karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı ... Köyü duruşma talepli temyiz dilekçesinde; davalı ... köyünün dayandığı tapunun bozma ilamında değerlendirildiğini ve açıkça tapunun sınırlarının gayrisabit olması nedeni ile Kadastro Kanunu 20/C gereğince miktara itibar edilmesi gerektiğini, tapu kaydındaki miktarın 250.000 m2 olmasına ve bozma ilamında açıkça işaret edilmesine rağmen mahkemece 4.239.974,21 m2 yönünden ... Köyünün kullanımında olduğunun kabul edildiğini, ayrıca, hükmün 1. bent (b) fıkrasının kısa kararda ve gerekçeli kararda farklı yazılarak çelişkili hüküm tesis edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Birleştirilen davalarda davacı ... duruşma talepli temyiz dilekçesinde; bozma ilamı dışına çıkıldığını, köyün kuruluş tarihi husunda sadece İç İşleri Bakanlığının yazısı dikkate alınarak karar verildiğini, fakat arşivler genel müdürlüğünden tapu tahrir ve kütük kayıtlarının sorulması gerektiğini, bu belgeler olmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı köyün 1936 yılından sonra kurulduğunu, 2020 ve 2023 tarihli iki keşifte de mahalli bilirkişilerce dava konusu yerin davacı ... tarafından kullanıldığının ifade edildiğini, davada müşterek kullanımın iddia edildiğini, davalı ... Köyüne yapılan tahsisin 1936 da değiştirilerek 1/3 ünün davalı köye, 2/3 ünün davacı köye bırakıldığını, dava konusu yerin 2/3 olan yere ilişkin olduğunu, bozma kapsamı dışına bırakılan davalı ... Köyü yönünden karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Birleştirilen davada davalı ... vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; dönemin yasaları uyarınca, hayvan sahiplerine söz konusu ahırların önünde bir miktar yerin tesis edilmesi gerektiğini, tanıklarca açıklandığı üzere ... Yurdunda davalının babasının uzun yıllarda ikamet ettiği, 100 yıllık tapu kaydına sahip alan hakkındaki hüküm tesisinin yerinde olmadığını, ... Yurdunun ... Yaylası dışında olduğunu, dosyadaki krokilerin hatalı olduğunu, kesinleşmiş hükümlerin dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Asıl davada asli müdahil ... duruşma talepli temyiz dilekçesinde; davaya konu yere ilişkin tapu kaydının olduğunu, tapunun ... Yurdu olarak bilinen yerin sınırlarının içerisinde kaldığını, ancak temyize konu kararda kendisiyle ilgili gerekçeye yer verilmediği gibi kararda isminin dahi geçmediğini, hükme esas alınan raporla önceki raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, önceki raporlarda ... Yurdunun ... yaylasına dahil olmadığının belirlendiğini, yine tanıklarca bu hususun ifade edildiğini, ... Kaymakamlığının 22.06.1955 tarihli, 105 sayılı kararında yayla sınırının açıkça belirlendiği ve ... Yurdunun bu sınır dışında kaldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Asıl ve birleştirilen davada davalı muris ... adına tereke temsilcisi duruşma talepli temyiz dilekçesinde; bozma gereğinin yerine getirilmediğini, ... Yaylası ve ... Köyünün tapu sınırlarının tespit edilemediğini, 2020 ve 2023 tarihlerinde iki defa keşif yapıldığını, aynı mahalli bilirkişilerin dinlendiğini, fakat bilirkişilerin beyanlarının çelişkili olmasına rağmen hükme esas alındığını, bozma öncesi bilirkişilerce ... Yurdunun ... Yaylası içinde olmadığının istikrarlı şekilde ifade edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Birleştirilen davada davalı ... Köyü duruşma talepli temyiz dilekçesinde; davacı ... Köyünce iddia edilen sınırlar ile keşifte mahalli bilirkişilerce gösterilen sınırların uyuşmadığını, mahalli bilirkişi ...'ın yanlı olduğunu, mahalli bilirkişi listesinde yer almadığını, davacı ... Köyü tarafından keşif günü hazır edildiğini ve diğer bilirkişilere göre farklı beyanlarda bulunduğunu, beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini, kesinleşen ilamların ve Kaymakamlıkça verilen idari kararların dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaylaya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK). Somut olayda, mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulsa da, bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Şöyle ki, bozma ilamlarında ... sınırlarının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği, ancak yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişilerce ... sınırına yönelik çelişkinin giderilemediği görülmüştür. Detaylandırmak gerekirse, 1989 yılında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerce ... sınırı; kuzeyi ve başlangıç noktası ... Tepesi, buradan ... Yaylasına doğru düz hatla devamındaki sınırlar ... Köyü, ... Çayırı, ... Mezarlığı, ... Köy hududu, ... (... Yaylası), ... ve ... Deresi olarak ifade edilmiştir. 2004 yılında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerce ... sınırı; ... tepesinden başlayarak devamında ... Yaylası, güneye doğru ... Mezarlığı, devamında ..., ... Çayırı, ... Köy hududu, ... ... (... Mezarlık), ... Deresi olarak belirtilmiştir. 2023 yılında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerce; ... sınırının tam olarak bilinmediği, mahalli bilirkişilerden ... ve ... tarafından ... Yaylasının ... kuzeydoğusunda kaldığı; mahalli bilirkişi ... ... tarafından ise ... Mevkiinin doğusunun ... Yaylası olduğu beyan edilmiştir. Bu halde Mahkemece; önceki keşiflerde gösterilen sınırlar ve bilirkişilerce oluşturulan krokiler karşılaştırılmak suretiyle ... sınırının tereddütsüz şekilde belirlenmesi amacıyla yöreyi iyi bilen yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişiler ve konularında uzman olan teknik bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılıp teknik bilirkişilerce gösterilen sınırlar haritada işaret edilmek suretiyle rapor alınmalıdır. Diğer taraftan, Mahkemece ... Köyünün tapu kapsamının 250.000 m2 olarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Fakat, kadimliğe dayalı olarak yaklaşık 400 hektar yaylanın ... Köyüne aidiyetinin belirlenmesi için öncelikle ... sınırının açıkça tespit edilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Bunun yanı sıra, birleştirilen 1994/83 Esas sayılı dosyada davalı, asıl davada feri müdahil ... ve asıl davada asli müdahil ... tarafından dosyaya sunulan tapu kayıtları ve dayanak kayıtlarının ilk tesisinden itibaren dosyaya getirtilerek zemine uygulanması, bu tapu kayıtlarının Türk Medeni Kanunu'nun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca kapsamının belirlenmesi ve tapu kapsamında kalan kısımlar yönünden Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, gerekçeli karar ile kısa kararda yüz ölçümünün farklı yazılması da doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL’nin asıl davada davalı ... mirasçıları, asıl davada asli müdahil ... ve birleştirilen 1994/85 Esas sayılı dosyada davacı ... Köyünden alınarak asıl davada davacı ... Köyüne verilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL’nin asıl davada davacı ... Köyünden alınarak asıl davada asli müdahil ...'a verilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL’nin asıl davada davacı ... Köyü, birleştirilen 1994/83 Esas sayılı dosyada davacı ... Köyünden alınarak asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... mirasçılarına verilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL’nin birleştirilen 1994/83 Esas sayılı dosyada davacı ... Köyünden alınarak birleştirilen 1994/83 Esas sayılı dosyada davalı ...'a verilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 28.000,00 TL’nin birleştirilen 1994/83, 84 ve 85. Esas sayılı dosya davalılarından alınarak davacı ... Köyüne verilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.