Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/5186 E., 2025/4517 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/5186 E., 2025/4517 K. (23.10.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5186
Karar No
2025/4517
Karar Tarihi
23.10.2025
Konu
Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/5186 E. , 2025/4517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/224 E., 2024/1698 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/82 E., 2021/152 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davalı aleyhinde başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, davalının murisinin terekesinin borca batık olmadığını, davalı tarafından mal kaçırmak için mirasın reddedildiğini, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının malvarlığı ile borcun karşılanamadığını ileri sürerek mirasın reddinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisle olan uyuşmazlık nedeni ile mirasın reddedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının şahsi malvarlığının ret tarihindeki değerinin tespiti amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlar ile banka şubelerine yazı yazıldığı, davalı üzerine kayıtlı motorsiklet dışında malvarlığının bulunmadığı ve borcunu karşılamaya yeterli olmadığı, davalı tarafından borcun ödeneceğine dair yeterli güvencenin de gösterilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı ...'ın İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1051 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu mirasın reddinin iptaline, TMK'nın 617/2. maddesi uyarınca reddi iptal edilen mirasçı davalı ...'ın miras payının resmi tasfiyeye tâbi tutulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın alacağı için davalı hakkında icra takibi başlatılıp takibin kesinleştiği, davalının haczi kabil malvarlığının tespit edilemediği, davalının şahsi malvarlığının ret tarihi itibarıyla borcu karşılamaya yeterli olmadığı, dava tarihinde var olan takibe konu alacağın dayanak kambiyo senedinin icra mahkemesince verilen icranın geri bırakılması kararıyla ortadan kalktığının kabul edilemeyeceği, ilgili kararın takibe dayanak bono bakımından değerlendirilmesi gerektiği, borcu sona erdiren bir niteliği bulunmadığı, davacının alacağını genel hükümlere göre talepte bulunma imkanın olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasın reddinin iptali davasında reddin iptali halinde bundan etkilenecek olan diğer mirasçıların da davada taraf olması gerektiğini, davacının bu davayı açabilmesi için alacaklı olması gerektiğini ve bunun yargılama sürecinde devam etmesi gerektiğini, fakat taraflarınca takibe dayanak senedin zamanaşımına uğradığından bahisle açılan davada, icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesinleşmenin tebliğinden 7 gün içinde alacaklı davacı tarafından genel mahkemelerde dava açılmadığını, bu nedenle kesin hüküm teşkil ettiğini ve takibin iptali sonuçlarını doğurduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davacının borcunun tahsil imkanının kalmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesi uyarınca mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d36c557eca6fca76 23ea296560f53ae0

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı