7. Hukuk Dairesi 2024/5106 E. , 2025/543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/57 E., 2024/137 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda birleşen davanın davacılarının duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin 1534, 1551, 1553, 1554, 1557, 1559, 1566 , 438, 494 ve 79 parsel sayılı taşınmazların davalılarla birlikte müştereken maliki olduğunu, davacının pay oranının tüm parsellerde 1/3 olduğunu, tüm bu gayrimenkullerin tamamının davalılar tarafından kullanıldığını, bu kullanıma karşılık davacıya hiçbir ödeme yapılmadığı ileri sürerek ecrimisil talebinde bulunmuştur. Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin hissedarı olduğu 1534, 1551, 1553, 1554, 1557, 1559, 1566, 438, 494 parsel sayılı taşınmazları davalıların kullandığından bahisle ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tarlaları diğer davalıların ekip biçtiğini belirterek, müvekkili aleyhine açılan haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalılar ve dahili davalılarca cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalılar ... ve ..., katıldıkları 13.01.2016 tarihli duruşmada; dava konusu taşınmazları kendilerinin ve ...'nın kullanmakta olduğunu beyan etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.03.2016 tarihli kararı ile; "davacı ...'nün 1682 ve 1853 sayılı parsellere ilişkin olarak da talepte bulunduğu, bu parsellere ilişkin sehven inceleme yapılmadığı anlaşıldığından bu parsellere yönelik davanın tefrikine, davacı yanın 1/3'er hisse ile malik olduğu taşınmazlardan davalı ... dışındaki davalılarca tasarruf edildiği noktasında ihtilaf olmadığı, davalıların 2009 yılından dava tarihine kadar olan dönemde her yıl ekim yaptıklarını kabul ettikleri" gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile, 102.387,75 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar ... dışındaki davalılardan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davalı ...'e yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 59.867,57 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacı ...'ye ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 30.03.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.09.2020 tarihli ilamıyla, "ziraat bilirkişisi raporunda dava konusu edilen tüm taşınmazların metrekareleri toplanıp bu toplamdan davacının 1/3 payına ulaşılarak dekara verim üzerinden ecrimisil hesaplandığı, yapılan hesaplamanın yanlış olduğu, her parsel için ayrı ayrı hesaplama yapılması ve ilgili yerlerden hesaplamaya esas ürünlerin gelir gider tablolarının getirtilmesi gerektiği gözetilmeden, denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak hüküm kurulduğu, dava konusu edilen taşınmazların tapu kayıtları incelendiğinde 79 No.lu parsel haricindeki tüm parsellerin tarla niteliğinde; 79 No.lu parselin ise avlulu ev niteliğinde kayıtlı olmasına rağmen ziraat bilirkişisi raporunda 79 No.lu parselin de hesaplamaya dahil edildiği; inşaat bilirkişisi raporunda da ecrimisil hesabı yapılırken arsa metrekare kira bedelinden hesaplama yapıldığı, davalıların bu rapora karşı 79 No.lu parselde bulunan binanın metruk olup kendileri tarafından kullanılmadığı itirazında bulunduğu, davacı tarafça 79 No.lu parsele müdahalenin ne şekilde olduğunun kanıtlanması gerektiği; ancak Mahkemece eksik inceleme ile 79 No.lu parsel yönünden de ecrimisilin kabulüne karar verildiği görüldüğü, davacı tanık deliline dayanmış olup, tanık listesi sunması için süre verilmesi, isim ve adresleri bildirilen tanıkların keşif mahallinde dinlendikten sonra, davalıların müdahalesinin var olup olmadığı, var ise ne şekilde olduğunun belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğu" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "her ne kadar ilk verilen karara karşı davalılardan ... ve mirasçıları tarafından temyiz yoluna gidilmemiş ise de; ilk karara dayanak yapılan ziraat mühendisi ... ... ...'un 22.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların parsel bazında ve yıllara göre ecrimisil bedelleri hesaplanmadığı, toplu alanlar olarak ve 5 yıllık dönem için tek bir hesaplama yapıldığının anlaşıldığı, alınan bu raporun hukuken hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve mahkemenin de ilk kararının ecrimisil hesabı yönünden maddi hataya dayalı olduğu kabul edildiğinden davalılar ... ve mirasçıları yönünden ecrimisil alacağı miktarı konusunda davacılar yararına usuli kazanılmış hak doğmadığı kabul edilerek, bozma ilamı sonrası alınan 28.02.2024 tarihli bilirkişi heyeti ikinci ek raporu doğrultusunda, davalıların tümünün taşınmazları kullandıklarına dair kabul beyanları ile tanık beyanlarına göre davanın ispatlanmış olması nedeniyle her iki davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk kararın dahili davalılar ..., ... ve ... bakımından kesinleşmiş olması nedeniyle bu kişiler hakkında yeniden hüküm kurulamayacağını, Yargıtay bozma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporunun davalılar ... ve ... bakımından kesinleştiğini, ecrimisil hesabına ilişkin bilirkişi raporuna itiraz etmediklerini, temyiz dilekçelerinde de ecrimisil hesaplama yöntemini temyiz sebebi olarak göstermediklerini, bu sebeple yeniden ecrimisil hesabı yapılamayacağını, bozma sonrasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, raporlar arasında fahiş farklar bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma öncesi verilen karar davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiğinden bu kişiler yönünden yeniden bir karar verilmesinin tüm mevzuata aykırı olduğunu, ... ve ... vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde re'sen ele alınarak bozma sebebi yapılan ecrimisil hesaplama yöntemine ilişkin olarak bildirilmiş bir temyiz sebebi veya gerekçesi bulunmadığını, bozma sebebi yapılan ecrimisil hesaplama yönetimini içerir 28.12.2015 tarihli bilirkişi raporu tüm davalılara tebliğ edildiği halde davalıların rapora itiraz etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleştirilen davada davacılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı). Somut olayda; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.09.2020 tarihli bozma ilamına uyularak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmasa da, Mahkemece 30.03.2016 tarihli kararda davalı ... mirasçıları hakkında asıl davanın kabulüne, 102.387,75 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar ... dışındaki davalılardan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 59.867,57 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacı ...'ye ödenmesine şeklinde hüküm kurulduğu ve verilen bu kararın davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle bu davalılar yönünden kesinleşmiş olmasına rağmen bu durumun davacılar yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeksizin davalı ... mirasçıları yönünden mahkemece davacılar aleyhine önceki karardan daha az ecrimisil bedeline hükmedilmek suretiyle usuli kazanılmış hakka aykırılık oluşturacak şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Asıl ve birleşen davalarda temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 982372bfc1846599 44a8c12e1e96dded