Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4799 E., 2025/2933 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4799 E., 2025/2933 K. (29.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4799
Karar No
2025/2933
Karar Tarihi
29.05.2025
Konu
Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/4799 E. , 2025/2933 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/186 E., 2024/752 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/640 E., 2023/490 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalılar ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. a. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların ... ... mirasçıları, davalıların ise ... mirasçıları olduklarını, dava konusu taşınmazların ... Köyü, 202, 208, 212, 218, 287, 375, 377, 687 ve 702 nolu parseller olduğunu, 1970 tarihli kadastro tespiti ile taşınmazların 3/16 hissesinin kadastrodan önce 1967 yılında ... tarafından kızı ... ...’dan satın alındığı belirtilerek, toplamda 4/16 hissenin ... adına tescil edildiğini, kadastro tesisinden sonra davacıların murisi ... ve onun ölümüyle davacıların dava konusu taşınmazlarda malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız şekilde 40 yılı aşkın süredir zilyet olduklarını, davalılar ve murisleri ...’ın ise dava konusu toplam 9 parselde hiçbir zaman zilyetliklerinin olmadığını, 4/16 hisse kayıt maliki ...'ın 1983 yılında öldüğünü, taşınmazların intikal işlemlerinin ise davalılara 2008 yılında yapıldığını, kadastro tespiti ile intikal tarihi arasında Türk Medeni Kanunun 713. maddesinde aranan 20 yıllık sürenin geçtiğini beyanla, belirtilen taşınmazlardaki davalılara ait hisselerin tapusunun iptali ile müvekkilleri adına miras hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. b. Davacılar vekilinin birleşen 2011/160 Esas sayılı dosyaya davalılar vekili olarak sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parsellerin müvekkilleri tarafından kullanıldığını kabul ettiklerini, ancak bu kullanımın malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız olduğunu, açmış oldukları tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini savunmuştur. 2. Asli müdahil davacı ... dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların bir kısmını kendisinin kullandığını, taşınmazların yaklaşık 40 yıldır zilyetliğinde bulunduğunu, dava konusu 212 parselin tamamı ile 377 parselin bir kısmının uzun süredir kendi tasarrufunda olduğunu, davalılar murisi adına kayıtlı tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiğini belirterek bu iki parsel yönünden davalılar payının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi ... oğlu ...'tan müvekkillerine ve davacılara intikal ettiğini, taraflar arasında ortak mirasçılık sıfatı olduğunu, davacıların temel dayanağının kazandırıcı zamanaşımı olduğunu, ortak mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz mülkiyeti kazanılmasının mümkün olmadığını, davalılara ait dava konusu olmayan taşınmazlar çevresindeki ortak taşınmazların davalılar tarafından işletildiğini, yine davacıların dava dışı taşınmazlarının çevresinde bulunan ortak taşınmazların ise davacılar tarafından yöresel örf ve adete göre kullanıldığını, taşınmazlarla ilgili herhangi bir taksim yapılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. 2. Birleşen 2011/160 Esas sayılı dosyada davacılar ... ve ... ortak sundukları dava dilekçelerinde özetle; ... köyünde kain dava konusu taşınmazların kendi adlarına ve davalılar adına müşterek olarak tescilli olduğunu, davalıların bu taşınmazları ekip biçmelerine izin vermediklerini, bu nedenle davalılar tarafından hisselerine yapılan müdahalenin menine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu taşınmazların tapulama tutanakları incelendiğinde, taşınmazların Şubat 329 tarihli ve 77, 78, 79, 80, 81, 82 ve 84 sıra No.lu tapu kayıtlarına istinaden ... oğlu ... adına kayıtlı iken ölümü üzerine, kök murisin çocukları ile yine kök murisin ölü kızı ...’nin kocası olan ... adına paylı olarak tespit edildiği, kadastro tespitinin 1971 yılında kesinleştiği, dosya arasında bulunan ... oğlu ...’a ait mirasçılık belgesinde ... mirasçı olarak görünmediği gibi ...’ın nüfus kaydında eşinin ... (... oğlu ...’ın kızı) olmadığı, bu haliyle taşınmazların ortak kök muristen gelmediğinin anlaşıldığı, yine davalı tarafça ileri sürelen Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/423 Esas sayılı dosyanın dava konusu taşınmazlar için kesin hüküm oluşturmayacağı, yapılan keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile dava konusu taşınmazların, davacılar ve müdahil davacı tarafından kök murisleri tarafından eklemeli olarak uzun yıllarca kullanıldığı, ekilip biçildiği, Türk Medeni Kanununun 713/2. maddesindeki olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu, birleşen dava yönünden ise davalı/birleşen davacıların haksız bir müdahalelerinin olmadığı gerekçeleriyle davacıların davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; dava konusu taşınmazlardan Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, ... Mahallesi 202, 208 (yeni parsel no 782), 218, 287, 375, 702 ve 687 parsel sayılı taşınmazlardaki davalılar hissesinin iptali ile davacılar adına miras hisseleri oranında tesciline, müdahil davacının davasının kabulü ile, 212 parsel sayılı taşınmazdaki davalılar hisselerinin iptali ile müdahil davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacılar ve müdahil davacının dava konusu 377 parsel sayılı taşınmaza yönelik açtıkları davanın kabulü ile davalıların hisselerinin iptaline müdahil davacı ve davacılar adına miras hisseleri oranında tesciline, davacıların, Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, ... Mahallesi 212 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasının reddine, birleşen 2011/160 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Tarafların aynı ortak atadan geldiklerini, ortak mirasçılık sıfatı taşıdıklarını, Yargıtay içtihatlarına göre ortak mirasçılar arasında taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, b. Davalıların muris ...’ın eşi olan ... (...) bağıyla ... ... adlı kişinin ortak mirasçıları olduğunu, c. Kadastro tespitinde ismi geçen ... oğlu ... ...’nin 1921 yılında öldüğünü, müvekkillerinin ... oğlu ... ...’nin kızı ...’nin mirasçıları olduğunu, davacıların ise ... oğlu ... ...’nin oğlu ömer’in torunu olan ... ...’nin mirasçıları olduğunu, d. Kök muris olan ... oğlu ...’ın kızı ...’nin davalıların babası olan ... ile evli olduğunu, bu evlilikten ..., ... ve ...’nin doğduğunu, diğer davalıların ise ...’un resmi nikahlı eşi ...’den olduğunu, muris ...’un ... ile olan evliliğinin kayıtlarda görünmediğini, ancak kadastro tutanağına bu hususun işlendiğini, e.Taşınmazların zilyetliğinin davalılara terk edilmediğini, Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/193 Esas ve 2007/151 Esas sayılı dosyalarından yapılan kamulaştırmalar sonucunda müvekkillerine ödeme yapıldığını, f. Davacıların zilyetliklerinin kesintisiz ve nizasız olmadığını, taraflar arasında dava konusu taşınmazlar ile ilgili birden çok dava açıldığını, g. Davacıların zilyetliklerinin asli zilyetlik olmadığını, feri zilyetlik olduğunu, yöresel örf ve adete göre fiili bir taksim yapılmadan bu taşınmazların davacılar tarafından ekildiğini, davalıların da buna karşılık başka parselleri kullandığını, h. Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1490 Esas sayılı dosyası ile aynı taşınmazlar ile ilgili olarak tapu iptal ve tescil davası açıldığını, davanın reddedildiğini ve kararın Yargıtay tarafından onandığını, bu nedenle kullanımın nizasız olduğunun kabul edilemeyeceğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Türk Medeni Kanunu 713. maddesi ikinci fıkrasında düzenlenen ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK’nin 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, “Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” denilmiştir. Somut olayda; davacılar vekili dava konusu taşınmazların yaklaşık 40 yıldır kendi tasarruflarında olduğunu, pay maliki olan davalılar murisinin 1983 yılında öldüğünü, davalıların 2008 yılına kadar intikal yapmadıklarını belirterek ölüm sebebine dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş, asli müdahil davacı ... taşınmazlardan bir kısmını kendisinin kullandığını belirterek aynı gerekçeyle tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş, davalılar vekili ise taraflar arasında fiili taksim yapılmadığını, TMK. 713/2 de ki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Çekişme konusu olan Diyarbakır İli, ... köyünde kain toplam 9 parselde kayıtlı taşınmazların tamamının paylı mülkiyet üzere olduğu, davacılar tarafından anılan taşınmazların taksim edildiği ve kadastro tespitine göre 4/16 pay maliki olan muris ...'un ve davalı mirasçılarının kullanımına bırakılan yer olduğuna ilişkin herhangi bir şekilde iddia ileri sürülmediği gibi böyle bir husus dosya kapsamında da ispatlanamamıştır. Bilindiği üzere her bir paydaşın taşınmazların her bir zerresinde payları oranında kullanım hakkı mevcut olup, davacıların hakkı kendi paylarına hasrendir. O halde Türk Medeni Kanununun 713. maddesi ikinci fıkrasında düzenlenen ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil şartları oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup, bu nedenle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b3f2bb39952df198 5074be6486c16929

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı