Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/4622 E., 2025/744 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4622 E., 2025/744 K. (13.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4622
Karar No
2025/744
Karar Tarihi
13.02.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/4622 E. , 2025/744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/147 E., 2024/73 K. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı, maliki olduğu Denizli ili, Çivril ilçesi, ... Mahallesi, 629 ada 29 parsel sayılı taşınmazın tapuda adına kayıtlı olduğunu, davalı ... adına kayıtlı 629 ada 30 parsel sayılı taşınmazdaki ahırın 10,18 m² ve davalı ... adına kayıtlı 629 ada 31 parsel sayılı taşınmazdaki ev ve ahırın 69,06 m² taşınmazına tecavüzlerinin olduğunu ileri sürerek, davalıların el atmasının önlenmesine ve tecavüzlü kısımlar üzerinde bulunan davalılara ait yapıların kâl’ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tecavüz iddiası olan yerin müvekkiline satıldığını belirterek davanın reddini savunmuş, 18.05.2016 tarihli 3. celsede bu yeri satın almak istediklerini beyan etmiştir. 2. Davalı ..., ön inceleme duruşmasında davayı kabul etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.05.2016 tarihli ve 2015/641 Esas, 2016/272 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 629 ada 29 parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, 629 ada 30 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kırmızı renkli taralı kısımdaki 10,18 m²'lik, yine aynı bilirkişi raporunda 629 ada 31 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binaların fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısımdaki 24,13 m²'lik ve (C) harfi ile gösterilen kısımdaki 44,93 m²’lik kısımlardaki yapıların kâl’ine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 18.05.2016 tarihli kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.11.2020 tarihli ve 2018/6859 Esas, 2020/7363 Karar sayılı ilamında; el atmanın önlenmesine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, kâl davasına yönelik; davalı ... vekilinin yargılamanın başından itibaren dava konusu edilen taşınmaz kısmının vekil edeni tarafından satın alındığını iddia ettiği ve dosyaya satıcılar ... ve ..., satın alan ... ... olan 21.08.1987 tarihli satış ve zilyetliğin devri senedi başlıklı belgeyi sunduğu, ancak Mahkemece yerinde inceleme yapılarak, bahsi geçen senedin dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığı ve satıcıların davacının murisi olup olmadığı ve en nihayetinde müdahale edildiği iddiasında bulunulan taşınmaz kısmının davalı tarafça satın alınıp alınmadığı üzerinde durulmadan karar verildiği, Mahkemece, satış senedinde adı geçen satıcılar ... ve ...’ın davacının murisi olup olmadığı üzerinde durulması, satıcıların davacının murisi olduğunun belirlenmesi hâlinde, bu satış halefiyet yoluyla davacıya karşı ileri sürülebileceğinden, ancak muhdesat bedeli depo ettirilip veya bu bedel üzerinden hapis hakkı tanınarak kâl kararı verilebileceği, dava konusu taşınmazda yapılan 22/a çalışması öncesi tapu kayıtları da getirtilerek, satıcıların davacının murisi olup olmadığı, davalı ... tarafından sunulan adı geçen satış senedinde belirtilen 104 parselin davalı ... tarafından müdahalede bulunulan kısmı kapsayıp kapsamadığı, davalı ...’ın müdahale teşkil eden yapılarının harici satış senedi kapsamında kalıp kalmadığı, davalı tarafça müdahale teşkil eden kısmın haricen satın alınıp alınmadığı araştırılarak, davalının iyiniyetli olduğu tespit edildiğinde yapıların kaim bedeli depo ettirilerek veya hapis hakkı tanınarak kâl kararı verilmesi hususu gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir. Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma ilâmı sonrası davalı ...'nin öldüğü, ölüm öncesi taşınmazı ...'a devrettiği, satış senedindeki tarafların davacı ile davalı ...'ın murisleri olduğunun tespit edildiği, imza incelemesi raporuna göre satış senedindeki imzanın davacının murisi ...'a ait olduğunun tespit edildiği, 27.02.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda ise satış senedindeki ilgili yerin davalı ...'a ait taşınmazın davacının taşınmazına tecavüzü olduğu bölge ile örtüştüğünün görüldüğü, davalı ...'ın murisleri ile davacının murisleri arasında 05.10.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda mavi renk ile boyanan yerin dosya kapsamına gelen raporlarla satış sözleşmesi ile satıldığının anlaşıldığı, davalı ... ve murisleri tarafından ilgili satış sözleşmesine binaen tecavüzlü kısmın yapıldığı, ayrıca işbu tecavüzlü kısmın yapıldığı tarihin eski olduğu, eski olması ve eskiden sınırların tam olarak bilinmemesi, davalı ...'ın ve murislerinin ilgili yere kötüniyetli el attıklarına dair dosya kapsamında delil bulunmaması, aksine satış senedine dayanarak ilgili yere taşınmaz yaptıklarının görülmesi üzerine Mahkemece davalı ...'ın iyiniyetli olduğu kanaatine varıldığı, davalı ... vekili tarafından ilgili yerin temliken tescilinin talep edildiği, bu talep doğrultusunda 07.10.2022 tarihli inşaat bilirkişi raporunda temliken tescil bedelinin hesap edildiği, davalı ... tarafından bedelin mahkeme veznesine depo edildiği, ilgili yerin ifrazının mümkün olup olmadığının belediyeye sorulduğu, yazı cevabında ilgili yerin ifrazının mümkün olmadığının görüldüğü, davanın el atmanın önlenmesi davası olduğu, davacıya ait 629 ada 29 parsel sayılı taşınmaza 629 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmaz malikleri tarafından el atıldığının dosya kapsamına giren raporlarla sabit olduğu, ... ya da ... tarafından davanın takip edilmediği, ... ve ...'ın raporlarla da sabit olduğu üzere davacının taşınmazına el attığı kanaatine varılarak davalı ...'a ait 629 ada 30 parsel sayılı taşınmazın el attığı 10.18 metrekarelik alanın yıkılarak el atmanın önlenmesine, davalı ...'a ait taşınmaz tarafından da davacıya ait taşınmaza el atıldığının raporlarla sabit olduğu, davalı ...'ın ise iyiniyetli olduğundan temliken tescil talep ettiği, her ne kadar davalı ... tarafından fen bilirkişi raporlarıyla tespit edilen 69,06 metrekarelik bir el atma söz konusu olsa da davalı ...'ın bu el atmasının iyiniyetli olması ve temliken tescil talebinde bulunup bedelini de yatırması sebebiyle ifrazı mümkün olmayan 69,06 m²'lik alanın davalı ... adına lehine daimi irtifak tesisine ve adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmaz için davalı ... lehine belirlenen daimi irtifak hakkı bedelinin toplam 77.714,30 TL olduğunun tespitine, mahkeme veznesine yatırılan bedelin karar kesinleşmesine binaen davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taraflarına tecavüzlü kısmın bedelinin depo ettirildiğini, davacı tarafın hem depo bedeli, hem de satış senedindeki bedeli alarak sebepsiz zenginleştiğini, bilirkişi raporunda ifraz durumunda 29 parsel malikine ödenmesi gereken değerin 77.714,30 TL olarak belirlendiğini, ifraz mümkün olmadığı için ve kalan kısımda davacı taraf için bir değer teşkil etmediğinden taşınmazın toplam değerinin depo ettirilmesi gerektiğini ve mahkeme masrafı dağıtımında hatalı karar verildiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Somut olayda; davalı harici satış sözleşmesi ile satın aldığı yer için 2.500.000 eski Türk Lirası (2,5 yeni Türk lirası) ödemiş olduğundan ve sözleşme geçersiz kabul edilerek sözleşmenin diğer tarafına edim yükümlülüğü yüklenmediğinden bu miktarı sözleşmenin diğer tarafından talep etme imkânı bulunmaktadır. Bu sebeple, Mahkemece davalı lehine irtifak hakkı tesis edildiğinden, davalının davacıya ödemesi gereken irtifak bedelinden davalının daha önce ödediği satış bedelinin mahsubu gerekmektedir. Bir mahsup yapılmadan belirlenen irtifak bedelinin ödetilmesine karar verilmiş olması doğru olmayıp bu sebeple hükmün bozulması gerekmekte ise de, belirtilen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, satış bedeli olarak belirlenen 2.500.000 eski Türk Lirasının güncel Türk Lirasına çevrilmek suretiyle irtifak hakkı bedelinden mahsubu ile kalan miktarın davacıya ödenmesine şeklinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararın, hüküm fıkrasının (1-B) numaralı bendinde yer alan “77.714,30 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine "77.711,8 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı