7. Hukuk Dairesi 2024/4453 E. , 2025/3320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1234 E., 2024/1117 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/384 E., 2023/435 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ...'ın 13.08.2020 tarihinde vefat ettiğini, Hendek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/459 Esas sayılı dosyasında açılan ve okunan vasiyetnamede müvekkilinin 10 yıl önce murisi darp ettiği ve özür dilemeye gelmediği gerekçesiyle mirastan çıkartıldığını, ancak murisin sinirli bir yapıya sahip olan ve her zaman ailesi içinde baskın bir kişiliğe sahip eşinin etkisiyle söz konusu vasiyetnameyi tanzim ettiğini, iddia edildiği gibi müvekkilinin ne annesini, ne babasını darp etmediğini, yasanın aradığı anlamda mirastan ıskat sebebinin olmadığını ileri sürerek, dava konusu vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediğini, vasiyetin yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı taraf murisin eşi ve diğer çocuklarının etkisinde kalarak davaya konu vasiyetnameyi düzenlediğini iddia etmişse de dinlenen tanık beyanlarından ve dosya kapsamındaki diğer delillerden bu hususları ispat edemediği, Medeni Kanunun 512. maddesine göre mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin varlığının ispatının davalı tarafa düştüğü ve davalı tarafın ıskat sebeplerinin varlığını ispat edemediği anlaşıldığından davanın kabulüne ... Noterliğinin 05.05.2015 tarih ... yevmiye No.lu vasiyetname ile yapılan ölüme bağlı tasarrufun davacı mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...yapılan yargılama sonucunda 05.05.2015 tarihli vasiyetnamede belirtilen sebeplerin varlığının ispat edilemediği tespit edildiğinden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 512/3 hükmü gereğince tasarrufun mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesi gerektiği, miras bırakanın bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yaptığı da ileri sürülüp ispat edilmediği ve tenkis talebi de bulunmadığına göre mahkemece yapılan ölüme bağlı tasarrufun davacı mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesinin isabetli olduğu, dava kısmen kabul edilmesine rağmen ''davanın kabulüne'' şeklinde hüküm kurulması hatalı ise de sonuçta vasiyetnamenin davacının saklı payı oranında iptaline karar verildiğinden, istinaf edenin sıfatı dikkate alınarak bu husus eleştirilmekle yetinilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin sinirli bir yapıya sahip olan ve her zaman ailesi içinde baskın bir kişiliğe sahip eşinin etkisiyle söz konusu vasiyetnameyi tanzim ettiğini, vasiyetnamenin açıldığı Hendek Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/549 Esas sayılı dosyasında mirasçıların sözlü ve yazılı beyanlarında vasiyetnameyi kabul etmediklerini, vasiyetnamenin içeriğinin doğru olmadığını ve müvekkilim ...'ın da kanuni mirasçı olduğunu beyan ettiklerini, ölüme bağlı tasarrufun tümünün iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı gözüken ...'ın gerçek babasının ... olduğundan bahisle muris ... yönünden Hendek 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/72 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan nesebin reddi davasının sonuçlandığı ve Mahkemenin 2024/13 Karar sayılı 12.09.2024 tarihli kararı ile ...'ın babasının ... olduğunun tespitine karar verildiğini, bu itibarla davanın taraf teşkili açısından usulü eksiklik çıktığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetname yolu ile mirasçılıktan çıkarmanın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e3c74d6a5002a090 d6de4853c0373836