7. Hukuk Dairesi 2024/3930 E. , 2025/2405 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/568 E., 2024/624 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/307 E., 2022/612 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekilleri dava dilekçesinde özetle; davacıların babaları ...'dan mirası miras taksim sözlemesi ile özgür iradeleri çerçevesinde paylaştıklarını, davacıların üvey anneleri olan ...'nın da bu sözleşmeye özgür iradesi ile imza attığını, davacıların üvey annesinin vefat ettiğini, davalının söz konusu üvey annenin üvey çocuğu olduğunu iddia ettiğini, davalının taksim sözleşmesi hiç yokmuş gibi tapudan bazı taşınmazların intikalini yaptırdığını ve normalde davacılara geçmesi gereken taşınmazların bazılarını kendisine intikal ettirdiğini, davalının üzerine tescil ettirdiği bu payların yolsuz tescil edildiğini ileri sürerek, taksim sözleşmesinin 1 numaralı bendinde yer alan ... İli ... İlçesi ... Mah. 29864 Ada 94 Parsel, ... İli ... İlçesi ... Mah. 29878 Ada 1 Parsel, ... İli ... İlçesi ... Köyü 29729 Ada 16 Parsel, ... İli ... İlçesi ... Köyü 29726 Ada l Parselde kayıtlı bulunan taşınmazların tapu kayıtlarının düzeltilerek, taksim sözleşmesinde yer aldığı şekliyle ...'dan intikal eden hissenin 1/2 hissesinin ...'ya, 1/2 hissesinin de ...'e tescil edilmesini, taksim sözleşmesinin 2 numaralı bendinde yazılmış olan, ... ili, ... İlçesi ... Mah. 29868 Ada 37 Parselin tapu kaydının iptali ile taksim sözleşmesinde kararlaştırıldığı şekilde tamamının ...'ya tescil edilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... 10. Noterliğinin 20/08/2013 tarih 16755 yevmiye nolu miras taksim sözleşmesinde taraf olan ...'nın tek mirasçısı olduğunu, murisin vefatından sonra davacının annesinin davalılar tarafından hiç aranıp sorulmadığını, ancak davalı ...'nin umre yemeği vereceğini söyleyerek davacının annesini götürdüğünü ve bu sırada miras taksim sözleşmesi imzalandığını, miras taksim sözlemesi imzalanırken davacının annesinin 79 yaşında olduğunu, davalıların murislerinden kalan bütün gayrimenkulleri aldıklarını, davacının annesinin ise değeri dahi belirtilmeyen menkul eşyalar aldığının ve bu menkuller karşılığında da gayrimenkuller üzerindeki hissesinden feragat ettiğinin belirtildiğini, 79 yaşında okuma yazma bilmeyen bir kadının parmak basmak sureti ile onayladığı miras taksim sözleşmesinin içeriğini bilmesinin mümkün olmadığını savunarak, ... 10. Noterliğinin 20/08/2013 tarih 16755 yevmiye nolu miras taksim sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya konu olan miras taksim sözleşmesinin tarafı olan ...'nın tek mirasçısı olduğunu, davacı tarafından murisi ... Kabadayının vefatından sonra mirasçılık belgesi çıkartıldığını ve murisinden kendisine miras kalan gayrimenkul mallar yönünden gerekli intikal işlemlerinin yapıldığını, miras taksim sözleşmesinin okuma yazma bilmeyen bir kadının parmak basması suretiyle onaylandığını, annesinin okuma yazma bilmediğinden sözlemenin içeriğini bilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; söz konusu miras taksim sözleşmesinin imzalanması sırasında 2 tanık bulundurulduğunu, kendisinin ve kardeşi ... 'in üvey annelerine yaşamları boyunca sürekli olarak baktıklarını, davalının ise ilgilenmediğini, miras taksim sözleşmesinin kanuna aykırı bir tarafı bulunmadığını savunarak davacının açmış olduğu taksim sözleşmesinin iptali davasının reddini istemiştir. 3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, miras taksim sözleşmesinin imzalanması sırsında 2 tanık bulundurulduğunu, taksim sözleşmesi sırasında yer alan şahitlerin ve sözleşmeye eklenen doktor raporunun ...'nın bu işlemi bilinçli yaptığının delili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..somut olayda ise miras taksim sözleşmesinin bütün mirasçıların katılımı ile yapıldığı, miras taksim sözleşmesinin iptaline yönelik birleşen davadaki talebin yerinde görülmediği, miras taksim sözleşmesinin geçerlilik koşulu olan yazılı şekilde yapıldığı, miras taksim sözleşmesinin tarafı olan muris ... mirasçısı olan davalı tarafın sözleşme hükümlerinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediği, miras taksim sözleşmesinin sözleşmeyi yapan tarafları bağladığı, mirasçıların bu sözleşmenin hükümlerini yerine getirmek zorunda oldukları davacı tarafların davasının sübuta erdiği..." gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve "...somut olay değerlendirildiğinde ise taksim sözleşmesinde muris ...’in taşınır mallara karşılık taşınmazları davalılara verdiği, taşınır malların kıymetinin dosya kapsamından belli olmadığı, gabin hukuksal nedenin objektif unsurun dosya kapsamından sabit olmadığı, taksim sözleşmesindeki edimler arasındaki dengesizliğin var olduğunun kabul edilmesi halinde ise de sadece bunun varlığının gabin için yeterli olmadığı sübjektif unsurunda olması gerektiği, muris ...’in eşinden kalan emekli maaşının olduğu, bakımının yapıldığı, gabinin subjektif unsurları olan darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın yani davalıların yararlanmak, sömürmek kastını dosya kapsamında sabit olmadığı..." gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...somut olayda da taraflar murisi ...'nın mirasına ilişkin 20/08/2013 Tarihli ... 10.Noterliği'nin 16755 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde miras taksim sözleşmesi yapıldığı sözleşmenin tüm mirasçılar tarafından iştirak edilmesi dolayısıyla geçerli de olduğu, muris mirasçılarından olan ...'nın sonradan vefatı üzerine birleşen dosya davacı mirasçısı tarafından iddianın varlığı ve sözleşmenin geçersizliği ispatlanamamıştır. Sözleşmenin ifası kapsamında davanın açılmasına da sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden de sorumludur..." gerekçesiyle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; taksim sözleşmesi kapsamında ihbar/ihtar yapılmadığını, davacı ...'in miras taksim sözleşmesinin gereklerini yerine getirmek için vekil olarak tayin edildiğini ancak gerekleri yerine getirmediğini, taksimin murisin ölümünden 1 yıl sonra yapıldığını, davacının annesi ...'in sözleşme yapıldıktan dört ay sonra öldüğünü, taşınmazların devri için talep olmadığını, kötü niyetli olarak dava açıldığını, bu nedenle asıl davada davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, birleşen davanın gabin sebebiyle açıldığını, taksim sözleşmesinde edimler arasında aşırı oransızlık olduğunu, ...'in sözleşmeyi aç açıkta kalacağını düşünerek imzaladığını, darda kalma unsurunun gerçekleştiğini, birleşen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada miras taksim sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil birleşen davada miras taksim sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 179c13874cf0c849 319b4c83cd395b0a