7. Hukuk Dairesi 2024/3783 E. , 2025/2612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/719 E., 2024/1108 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/316 E., 2021/410 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; duruşma istemi değerden reddedilerek kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 651 ada, 15 parselde kayıtlı taşınmazda 10 senedir yaşadığını, taşınmazın davalıdan önceki malikinden evi satın almak için müvekkilinin yaklaşık 26 ay boyunca her ay para ödediğini ancak taşınmazın eski malikinin, müvekkilinin evin satın alınması için gerekli meblağı ödemesine rağmen söz konusu taşınmazın mülkiyetini davalı ...'a devrettiğini, oysa müvekkilinin taşınmazın daha önceki maliki ... ile taşınmazın devri hususunda anlaştıklarını ve taşınmaz malikinin o tarihteki eşi ...'a da bir kısım ödeme yapmış olmasına rağmen taşınmazın devri sırasında müvekkilinin kredi kullanamadığını, onun yerine ... kredi kullandığından taşınmazın tapuda önceki malik ... adına tescil edildiğini ve müvekkilinin kullanılan krediden anlaşılan miktarı ödediğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edeninin dava konusu taşınmazı 12.07.2019 tarihinde ...'dan ödemesinin bir kısmını banka havalesi ile diğer kısmını da elden yaparak satın aldığını, davalının iyi niyetli yaklaşımına rağmen davacının evi boşaltmadığı belirterek davalının müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının zaman kazanmak amacıyla bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 3.Birleştirilen davada davalı vekili; davacı yanın kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ağır manevi cebir uyguladığını, haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava dosyasında davacı tarafça süresi içerisinde yazılı bir delil veya delil başlangıcının dosya içerisine sunulmadığı, yazılı bir delil bulunmadığından inançlı işlem konusunda tanık dinlenemeyeceği, davacıya yemin delili hatırlatıldığında ise yemin deliline dayanmayacaklarının bildirildiği, bu nedenle davacı tarafça inançlı işlemin varlığı ispat edilemediği, kaldı ki inançlı işlem olgusu ispat edilmiş olsa dahi, dosya içerisine kazandırılan delillerden dinlenen tanık beyanlarından davalıların kötüniyetli olduklarına, muvazaalı işlemler yaptıklarına, davacı ile dava dışı ... arasındaki inançlı işlemi bilen ve yahut bilebilecek kişilerden olduğuna dair dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmadığı, davalıların iyiniyetli üçüncü kişiler oldukları kabul edildiğinden asıl davanın reddine, birleştirilen dosyada ise sunulan banka dekontlarından ve tapu kayıtlarından, davacının davaya konu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığı ve davalının ise herhangi bir ayni veya şahsi hakkı olmamasına rağmen söz konusu taşınmazda oturduğu, davalı tarafça müdahalesini haklı kılacak herhangi bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ... adına kayıtlı iken 01.10.2010 tarihinde dava dışı ... 'a 37.000,00 TL bedel ile satıldığı, ... tarafından ise 02.02.2015 tarihinde 90.000,00 TL bedel ile davalı ...'a, ... tarafından ise 12.07.2019 tarihinde 125.000,00 TL bedel ile son kayıt maliki olan davalı-karşı davacı ...'a satış sureti ile devredildiği, davacı ve davacı ile aralarında inanç ilişkisi olduğu iddia edilen dava dışı ... arasındaki inanç ilişkisi davacı tarafça yazılı delili veya yazılı delil başlangıcı sayılan delil ile ispat edilemediği, zira davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu okunaksız bir kısım banka dekontlarına ilişkin mahkemece ilgili bankaya yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda davacı tarafından dava dışı ...'a yapılan bir adet açıklaması olmayan 1.065,00 TL havale işlemine ilişkin olduğu, dolaysıyla inanç ilişkisini ıspat edecek yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı olmadığından tanık da dinlenemeyeceği, davacının da yemin deliline açıkça başvurmadığı, davacının dava dışı ... ile aralarında inanç ilişkisi olduğunu ve bu ilişki dolayısıyla davaya konu taşınmazın dava dışı ... adına tescil edildiğini ancak taşınmazın bedelini ...'a ödediğini ileri sürerek taşınmazı ...'tan satış sureti ile temlik alan ara malik ... ve son kayıt maliki olan taşınmazı ara malik ...'den devir alan ...'ya yönelik tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş ise de; davalıların taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın alan iyiniyetli üçüncü kişi konumunda oldukları, davalıların el ve iş birliği içinde olduklarının ispatlanamadığı, dosya kapsamında davalıların birbirlerini tanıdıkları veya iş birliği içinde oldukları yönünde bir delil de bulunmadığı, taşınmazın keşfen saptanan temlik tarihindeki değerler ile ödenen bedeller arasında fark olsa da bunun tek başına muvazaanın kanıtı olmayacağı, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine ve birleşen davada ise davacının çekişmeyi konu taşınmazda kayıt maliki olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı, kayden davacıya ait taşınmazın davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullanıldığı gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili Av. ... temyiz dilekçesinde; 1.Öninceleme duruşmasının hatalı yapıldığını, inançlı işlem iddiasının bulunmadığını, davacı tarafça ileri sürülen dava sebebinin satış bedeli ödenmiş olmasına karşın dava konusu taşınmazın tapusunun müvekkil adına tescil edilmemiş olduğuna dayandığını, 2.Delillerin toplanmadığını ve değerlendirilmediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. Davacı vekili Av. ... temyiz dilekçesinde; 1.Dava konusu taşınmazın müvekkil tarafından inançlı işlem doğrultusunda iktisap edildiğinin ispatlandığını, 2....'a yapılan ödemelere ilişkin dekontlarda açıkça görüleceği üzere; ''... ... Ev Taksidi'' açıklamasına yer verildiğini, dinlenen tanık beyanları ile inançlı işleme dayalı olarak iktisap edildiği hususunun ispatlandığını, 3.Dava konusu taşınmazın davalılarca kötüniyetli olarak iktisap edildiği hususunun ispatlandığını, 4.Davalı ... tarafından ikame edilen karşı davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl davada uyuşmazlık inançlı işlemden kaynaklanan tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava ise el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.