7. Hukuk Dairesi 2024/3499 E. , 2025/1569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3827 E., 2024/925 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/41 E., 2023/212 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin hissedar olduğu Manisa ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, 534 ada 2 parsel sayılı taşınmazın el birliği ile mülkiyet hükümlerine tâbi olduğunu, dava konusu taşınmazda dava dışı paydaş olan ...'in davalı ... ile hiç bir mirasçının izni olmadan 01.09.2006 tarihinde kira sözleşmesi yaptığını, davalının dava konusu taşınmazda "..." adı altında ticari faaliyetine devam ettiğini, bu duruma mirasçılar olarak büyük pay çoğunluğunu elinde bulunduran müvekillerinin muvafakati ve onayı bulunmadığını ileri sürerek davalının taşınmaza müdahalesinin men'ine ve yıkılacak yapı var ise kâl'ine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu taşınmazı hissedarlarından olan ...'den 01.09.2006 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, sundukları banka dekontuna göre müvekkilinin davacı ...'e 01.06.2018 tarihinde "Diğer kiralar-... Mah....mevkii 1290 kütük 10 pafta 534 ada 2 parsel tarlanın" açıklamasıyla dava konusu taşınmaz için 20.000,00 TL kira bedeli gönderdiğini, bu durumun müvekkili ile ...... arasında yapılan kira sözleşmesinin ve kiracılık sıfatının davacıların bilgisi ve onayı dahilinde olduğunu gösterdiğini, aksinin varsayımında dahi yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kira bedelinin alınmış olmasının zımni muvafakat anlamına geldiğini, başlangıçta haberleri yoksa dahi kira bedelini almakla kira sözleşmesini ve müvekkilinin kiracılık sıfatını onayladıklarını, davacıların kira sözleşmesinin akdedildiği 01.09.2006 tarihinden bu yana 16 sene sessiz kalarak kira sözleşmesine ve müvekkilinin kiracılık sıfatına itiraz etmediklerini, müvekkiline sözlü bir uyarıda bulunulmadığı gibi herhangi bir yazılı ihtar da gönderilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sadece bir defa hissedarlardan davacı ...'a 20.000,00 TL kira bedeli göndermesinin davacı ... açısından da diğer hissedar ... ile yapılan sözleşmeyi zımni kabul anlamına gelmeyeceği, dava konusu taşınmazda davacılar dışında başkaca iştirak hükümlerine göre malikler olup bu maliklerin kira sözleşmesinin tarafı olduğuna veya sözleşmeyi zımnen kabul ettiklerine dair dosyada delil bulunmadığı, bahse konu kira akdinin hukuken geçerliliği olmadığı, kira sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tüm hissedarların sözleşmeye katılımının zorunlu olduğu, davacıların taşınmazda davalının oluşturduğu 24,75 metrekarelik depo vasfındaki yapının kâl'i yönündeki talebi ise; bu yapının ''yığma'' formda imal edildiği, TMK'nın 684. maddesi kapsamında taşınmazın mütemmim cüzü konumuna geldiği, kâl'i hâlinde fahiş zarar oluşacağı, TMK'nın 702. maddesine göre diğer hissedarların da mütemmim cüz konumundaki depo üzerinde hak sahibi oldukları, men'i müdahale talebi gibi taşınmazı koruyucu değil bozucu nitelikteki kâl talebi yönünden tüm hissedarlar tarafından açılmış usulüne uygun bir dava olmadığı, aktif husumetin tamamlanması için davacı yana süre verildiği; ancak verilen kesin süre içerisinde aktif husumetin tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile el atmanın önlenmesine, kâl talebi yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan ret kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı, hissedarlarından olan ......'dan 01.09.2006 tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını, kira sözleşmesi ve müvekkilinin kiracılık sıfatının davacıların bilgisi ve onayı dahilinde olduğunu, davacıların kira sözleşmesinin akdedildiği 01.09.2006 tarihinden bu yana 16 sene sessiz kalarak kira sözleşmesine ve müvekkilinin kiracılık sıfatına itiraz etmediklerini, hukuken zorunlu olmasına rağmen dava açılmadan önce müvekkiline herhangi bir yazılı ihtar da gönderilmediğini, müvekkili aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti ve harç bedellerinin davacıların taşınmazdaki hisseleri oranında hükmedilmediğinden hatalı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.