7. Hukuk Dairesi 2024/3341 E. , 2025/1556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/578 E., 2024/653 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/171 E., 2021/311 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin davanın niteliği gereği reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'in 15 Ekim 1993 tarihinde ...Noterliğinde düzenlenen vasiyetname ile tüm mal varlığını ve bu tarihten sonra edineceği menkul ve gayrimenkul mallarını müvekkili ile Çocuk Esirgeme Kurumuna eşit olarak vasiyet ettiğini, daha sonra müteveffanın 20.01.2011 tarihinde ... Noterliğinde ikinci bir vasiyetname düzenlettirerek tüm mal varlığı olan 2 adet taşınmazı ve bu taşınmazlar içerisindeki eşyalar ile birlikte mahfuz hisselerinin erkek kardeşi ...'a kalmasını vasiyet ettiğini, daha önce dava konusu vasiyetnamenin iptali için ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/110 Esas, 2018/85 Karar sayılı dosyasından açılan davada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2018/1761 Esas, 2020/565 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/1685 Esas, 2021/6502 Karar sayılı ilâmı ile onama kararı verildiğini, murisin kız kardeşi ... tarafından yazılan 24.10.2016 tarihli mektup ile muris tarafından düzenletilen 20.01.2011 tarihli ve 722 yevmiye numaralı 2. vasiyetnameden haberdar olduklarını, murisin tasarruf ehliyetinden yoksun olarak, tamamen ağabeyi ...'ın baskıları sonucu hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak 20.01.2011 tarihli ve 722 yevmiye No.lu vasiyetnamenin düzenlendiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yeni bir vasiyetname düzenlendiğinin davacı tarafından öğrenilme tarihinin 24.10.2016 günü olduğunu, "tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu" öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl içinde dava açmayan davacının dava hakkının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 559. maddesi uyarınca düştüğünü, murisin iptale konu vasiyetnameyi tamamen serbest iradesiyle tanzim ettirdiğini, iptali istenen vasiyetnamenin resmî şekilde noter huzurunda tanıkların katılımı ile yapıldığını, işlem sırasında vasiyetçinin tasarruf ehliyetinin olduğuna dair doktor raporu bulunduğunu belirterek; öncelikle davanın süresinde açılmadığından hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddini, esas yönünden de davacının iddialarının asılsız ve yerinde olmadığından reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davaya konu vasiyetnamenin iptali için 10.04.2017 tarihinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/110 Esas, 2018/85 Karar sayılı dosyasında açılan davada; davanın takipsiz bırakıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/7. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın 14.06.2021 tarihinde kesinleştiği, 6100 sayılı Kanun'un 150/7. maddesi; "Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." uyarınca, Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine dava ikamesi ile kesilen hak düşürücü sürenin de hiç kesilmemiş gibi işleyeceği, vasiyetnamenin iptali için dava açma hakkının 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, davacı tarafın tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği 24.10.2016 tarihinde hak düşürücü sürenin başladığı, davacı tarafça 30.06.2021 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun her türlü harç ve vergiden muaf olduğunu, murisin kardeşinin baskıları neticesinde ikinci vasiyetnameyi düzenlettirmiş olması nedeniyle hukuken geçerli kabul edilmesinin mümkün olmadığını, muriste 2000 yılı itibarı ile şizofreni hastalığı belirtilerinin görülmeye başlandığını, ayrıca sarı nokta hastalığı sebebiyle görme yetisini kaybettiğini, tanıklarının dinlenmediğini, adli tıptan rapor alınmadığını, kötüniyetle hareket eden davalıya karşı dava açma haklarının 20 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4389df03ca806fc8 db493bef8ee55163 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 7. Hukuk Dairesi 2024/3341 E. , 2025/1556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/578 E., 2024/653 K. DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/171 E., 2021/311 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin davanın niteliği gereği reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'in 15 Ekim 1993 tarihinde ...Noterliğinde düzenlenen vasiyetname ile tüm mal varlığını ve bu tarihten sonra edineceği menkul ve gayrimenkul mallarını müvekkili ile Çocuk Esirgeme Kurumuna eşit olarak vasiyet ettiğini, daha sonra müteveffanın 20.01.2011 tarihinde ... Noterliğinde ikinci bir vasiyetname düzenlettirerek tüm mal varlığı olan 2 adet taşınmazı ve bu taşınmazlar içerisindeki eşyalar ile birlikte mahfuz hisselerinin erkek kardeşi ...'a kalmasını vasiyet ettiğini, daha önce dava konusu vasiyetnamenin iptali için ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/110 Esas, 2018/85 Karar sayılı dosyasından açılan davada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2018/1761 Esas, 2020/565 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/1685 Esas, 2021/6502 Karar sayılı ilâmı ile onama kararı verildiğini, murisin kız kardeşi ... tarafından yazılan 24.10.2016 tarihli mektup ile muris tarafından düzenletilen 20.01.2011 tarihli ve 722 yevmiye numaralı 2. vasiyetnameden haberdar olduklarını, murisin tasarruf ehliyetinden yoksun olarak, tamamen ağabeyi ...'ın baskıları sonucu hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak 20.01.2011 tarihli ve 722 yevmiye No.lu vasiyetnamenin düzenlendiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yeni bir vasiyetname düzenlendiğinin davacı tarafından öğrenilme tarihinin 24.10.2016 günü olduğunu, "tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu" öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl içinde dava açmayan davacının dava hakkının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 559. maddesi uyarınca düştüğünü, murisin iptale konu vasiyetnameyi tamamen serbest iradesiyle tanzim ettirdiğini, iptali istenen vasiyetnamenin resmî şekilde noter huzurunda tanıkların katılımı ile yapıldığını, işlem sırasında vasiyetçinin tasarruf ehliyetinin olduğuna dair doktor raporu bulunduğunu belirterek; öncelikle davanın süresinde açılmadığından hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddini, esas yönünden de davacının iddialarının asılsız ve yerinde olmadığından reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davaya konu vasiyetnamenin iptali için 10.04.2017 tarihinde ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/110 Esas, 2018/85 Karar sayılı dosyasında açılan davada; davanın takipsiz bırakıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/7. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın 14.06.2021 tarihinde kesinleştiği, 6100 sayılı Kanun'un 150/7. maddesi; "Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." uyarınca, Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine dava ikamesi ile kesilen hak düşürücü sürenin de hiç kesilmemiş gibi işleyeceği, vasiyetnamenin iptali için dava açma hakkının 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, davacı tarafın tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği 24.10.2016 tarihinde hak düşürücü sürenin başladığı, davacı tarafça 30.06.2021 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun her türlü harç ve vergiden muaf olduğunu, murisin kardeşinin baskıları neticesinde ikinci vasiyetnameyi düzenlettirmiş olması nedeniyle hukuken geçerli kabul edilmesinin mümkün olmadığını, muriste 2000 yılı itibarı ile şizofreni hastalığı belirtilerinin görülmeye başlandığını, ayrıca sarı nokta hastalığı sebebiyle görme yetisini kaybettiğini, tanıklarının dinlenmediğini, adli tıptan rapor alınmadığını, kötüniyetle hareket eden davalıya karşı dava açma haklarının 20 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4389df03ca806fc8 db493bef8ee55163 ... ...