7. Hukuk Dairesi 2024/2906 E. , 2025/1270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :...Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/619 E., 2024/876 K. DAVALILAR : 1.... ... vd. vekilleri Avukat ... vd. 2.... (Kayyım) vek. Avukat ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ:...4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/376 E., 2022/135 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;...ili, ...ilçesi,...Mahallesi, 8224 ada 1 parsel, 120 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın beyanlar hanesinde "imar ve ihya hakkı ... veresesine aittir" şerhinin bulunduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46.maddesinde belirtilen 2 yıllık süre içerisinde hak sahibi olan ... mirasçıları tarafından hiçbir başvuruda bulunulmadığını, taşınmazın kadastro tespitinde Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, akabinde kurum ve 3.kişilere yapılan devirlerden sonra dava konu taşınmazın davacı adına kaydedildiğini, şerh ile korunan hukuki yararın kalmadığını ileri sürerek taşınmazdaki şerhin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP ...11. Sulh hukuk Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli karar ile davaya konu taşınmazda imar ve ihya hakkı bulunan ... vereselerine...Defterdarlığının kayyım olarak atanmasına karar verilmiş olup kayyım vekili cevap dilekçesinde; şerh ile belirtilen hakkın kuvvetlendirilmiş kişisel haklardan olduğunu, zamanaşımına uğramasının söz konusu olmadığını, yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekâlet ücretinden davacının sorumlu tutulması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 1.... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın ihyasının murisleri Yusuf tarafından yapıldığını, taşınmazın zeytinlik hâline getirildiğini, taşınmazın Hazine adına ardından 3.kişilere tescilinin yolsuz olduğunu belirterek şerhin kaldırılamayacağını savunmuştur. 2.Davalı ... ve diğerleri vekili; şerhin kaldırılmasının hatalı olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ...; Hazine adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu, her ne kadar bir kısım mirasçılar tarafından ön alım hakkı kullanılmış ise de Arife ve ... Saban mirasçılarının bu haktan yoksun kaldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın geldisi 246 ada 77 parselin usule ve yasaya uygun şekilde yapılan kadastro çalışmaları neticesinde Hazine adına tapuya tescil edildiği, Hazine tarafından ...Belediyesine devredildiği, ...Belediyesi tarafından 1963 yılında ... mirasçılarından ... ve ...'e satıldığı, bu mirasçılar tarafından kooperatife satıldığı, zilyetlik şerhinin korunmasını gerektirir yasal bir sebep bulunmadığı, Maliye Hazinesi adına yapılan ilk tescilden sonra zilyetliğin devam ettiği yahut mülkiyet hakkı bulunduğuna dair yasal süreler içerisinde hak iddia edilmediği gerekçesiyle sehven tüm imar parseline teşmil edilmiş olan zilyetlik şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve diğerleri vekili ile davalı kayyım ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 8224 ada 1 parselin evveli olan 246 ada 77 No.lu parselin 1948-1950 yıllarında kadastro çalışmalarına tâbi tutulduğu, kadastro çalışmalarından 50 sene evvel taşınmazın ... tarafından devlete ait cebel ve fundalığı emek ve masraf yaparak zeytinlik haline getirildiği ve imar ihya hakkının elde edildiği, taşınmaza ait tapunun geldi gittisi incelendiğinde ...'un mirasçılarından olan ... ve ... adına 1/2'şer hisseli olarak 28.03.1963 tarihinde tapuya kayıtlanmış olduğu, ... mirasçıları tarafından mülkiyet hakkının şerh tarihinden önce zaten elde edildiği, dava konusu şerhin bu şekilde amacına ulaşmış olduğu, bu aşamada beyanlar hanesindeki kaydın devamının artık bir fayda sağlamayacağından Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı ... ve diğerleri vekili ile davalı kayyım vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı kayyım vekili temyiz dilekçesinde özetle;...11.Sulh hukuk Mahkemesinin 2023/477 Esas sayılı kararı uyarınca kayyım tayini kararının mevcudiyetini koruduğunu, söz konusu taşınmazda yetkisinin devam ettiğini, davalı kayyım aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, zira kendisinin yasal hasım durumunda olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, şerh lehtarlarının kazanılmış haklarının olduğunu, davacı tarafın sicilin aleniyeti ilkesi gereği iyiniyetinden söz edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu kaydındaki şerhin kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ve özellikle İlk Derece Mahkemesince davalı kayyım hakkında hüküm tesis edilmediği ve vekâlet ücretinin diğer davalılardan tahsil edileceğinin anlaşılmasına göre davalı kayyım vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.