Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2903 E., 2025/1221 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2903 E., 2025/1221 K. (03.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2903
Karar No
2025/1221
Karar Tarihi
03.03.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/2903 E. , 2025/1221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/716 E., 2024/671 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/283 E., 2019/13 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisleri ile diğer ortaklar tarafından Mandıraz mevkii denilen yerden 40 yılı aşkın bir süre önce su çıkartılarak bu suyun borular vasıtasıyla depoya alındığını, yine bu suyun 1/2'sinin kullanılmak, 1/2'sinin yapılan anlaşmalar gereği harman yeri olması nedeniyle boşa akıtılmak üzere dağıtıldığını, o tarihten beri de aynı şekilde kullanılmaya devam edildiğini, ancak davalıların söz konusu suyun anlaşmalar gereği harman yeri olması sebebiyle boşa akması kararlaştırılan kısmını kendi uhdelerine almak üzere girişimlerde bulunduklarını, bu nedenlerle davalıların, Devrek ilçesi, ... Köyü, ... Mahallesi, Mandıraz mevkii, 101 ada 14 parselde kalmakta olan suya yönelik olarak yaptıkları müdahalenin önlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu suyun çıktığı yerin 182 ada 1 parsel numarası ile orman vasfında Hazine adına tapuya kayıtlı ve genel su vasfında olduğunu, davaya konu olan bu suyun, davalıların ve dava dışı başka şahısların müşterek tarlalarından geçerek ...'ya ait 101 ada 14 No.lu parsel sayılı taşınmazda bulunan kaptaja aktığını, suyun 40 yıldır müşterek olarak nizasız fasılasız kullanılan kadim su olduğunu, davacıların dava konusu su haricinde kullandıkları 4 adet su kaynaklarının daha olduğunu, bu nedenlerle hukuki ve maddi dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu suyun, ... Köyü, 182 ada 1 parsel sayılı orman parselinden çıkmakta olduğunu ve genel su olduğunu, genel sudan ise kadim ve öncelik hakkı ihlâl edilmeksizin herkesin ihtiyacı oranında yararlanabileceğini, her ne kadar davacılar “Anlaşma Sendedidir” başlıklı senet ile kaptajda biriken suyun yarısının kendi mahallelerine akıtılması, diğer yarısının da boşa akıtılması şeklinde anlaşma olduğu, dolayısıyla davalıların boşa akan bu sudan yararlanamayacağı iddiasında bulunmuşlarsa da, davacıların ve davalıların köylerinin birbirine yakın olması, her iki köyün nüfusunun da özellikle yaz aylarında artması göz önünde bulundurulduğunda, her iki köyün de suya ihtiyacı olduğu değerlendirilerek, tarafların mezkur suya olan ihtiyaçları nazara alındığında, dava konusu anlaşmazlığın giderilebilmesi için mezkur kaptajdan boşa akan su bölümü üzerinde toplam 2 bölmeden oluşan ikinci bir kaptaj kurularak boşa akan suyun eşit şekilde yeni yapılacak kaptajın bölmelerine aktarılarak, bölmelerden birinin davacı tarafın, birinin davalı tarafın kullanımına sunulması suretiyle taraflar arasında oluşabilecek suya el atmanın önlenebileceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak davanın reddine, ..., ..., ... ve ... dışındaki dahili davalılar yönünden usulunce açılmış bir dava bulunmadığından dahili davalılar yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Suyun taraflarca ortak getirtildiği ve uzun süredir mevcut durumuyla kullanıldığı konusunda ihtilaf bulunmadığını, 2. Davalıların suya müdahalelerinin sabit olduğunu, bu hususun keşif beyanlarıyla ispatlandığını, 3. Davalıların suya müdahalesini gerektiren üstün bir hakları olmadığını, bu nedenlerle hükmün bozulması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı