7. Hukuk Dairesi 2024/2567 E. , 2025/902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/242 E., 2024/572 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/108 E., 2023/444 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin küçükken geçirdiği menenjit hastalığı sebebi ile işitme kaybına uğradığını, tam olarak konuşamadığını, okur yazarlığının bulunmadığını, davalı oğlu üniversitede öğrenci iken ... sitelerindeki evini satıp dava konusu daireyi satın aldığını, emlakçıyla yeğenleri vasıtası ile görüştüğünü, oğlu olan davalı tarafından tapuda sorun yaşanmaması için babasından vekalet alınıp vekaleten babası üzerine dairenin satın alınmasının teklif edildiğini ve müvekkilinin notere götürüldüğünü, satıcıların ve davalının tapuda resmi işlem için vekalet verdiklerini bilmekte olduğunu, dava konusu dairede davacının halen tek başına yaşadığını, 2021 yaz aylarında evine gelen yeğenleri vasıtası ile tapunun oğlu üzerinde olduğunu anladığını belirterek 13676 ada 7654 parselde kayıtlı 2.kat 13 nolu meskenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıdan vekalet almadığını, taşınmazın kendi üzerine olduğunu, davacı ve dava dışı annesinin ... sitesindeki hisselerini satıp müvekkiline bağışladıklarını, boşanma davasında davacı aleyhine tanıklık yaptıktan sonra eldeki davanın açıldığını, bağışlamadan rücu şartlarının oluşmadığını, oluşsa dahi 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının iddiasını vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayandırdığını, daha sonra verdiği dilekçe ile hileye uğradığından bahisle tapu iptal tescil talebinde bulunduğu, davacı tarafından davalıya vekaletname verildiğine dair belgenin bulunamadığı, ayrıca taşınmazın vekalet ile devredildiğine dair bir işlemin de bulunmadığı, dava konusu taşınmazın 20 yıldır davalı üzerine kayıtlı olduğunu, davacının söz konusu taşınmazın davalıya ait olduğunu bilmeme ihtimali olmadığı, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının en başından beri taşınmazın davalıya ait olduğunu bildiği, davacı tarafından davalıya bağış yapıldığı ve bağıştan rücu edildiğine dair bir talebin de olmadığı, bu haliyle davacının kandırıldığı ve hileye uğratıldığı iddiasına yönelik talebini 1 yıllık süre içerisinde ileri sürdüğünün kabulü mümkün olmadığından davanın hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesi ile reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; mahkemenin gerekçesinde usul ve yasaya uygunluk olmadığını, nitelendirmenin hakime ait olduğunu, davanın kabulü gerektiğini, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.