7. Hukuk Dairesi 2024/2565 E. , 2025/957 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1106 E., 2023/511 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/236 E., 2022/135 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; dava dışı ... Kılıç'ın dava konusu Kocaeli ili, Körfez ilçesi, ... Mahallesi, 2452 ada 30 parselin satışı için çıkartmış olduğu vekaletnameye davalı ...'nın ismini yetkili satıcı olarak eklettiğini, bu vekaletnameyi kullanarak davacı adına tescil edilmesi gereken 2452 ada 30 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tescil ettirildiğini ileri sürerek; 2452 ada 30 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilinin adına tescilini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki diğer beyanlarında özetle; açılan davanın haksız olduğunu, dava konusu taşınmazı adi yazılı 06.05.2019 tarihli taraflar arasında ikinci bir defa yapılan satış vaadi sözleşmesiyle 500.000,00 TL karşılığında davacıdan müvekkilinin satın aldığını ve bedelini de ödediğini, sözleşme maddeleri incelendiğinde davacının, davadışı ...'dan aldığı bu taşınmazı müvekkiline sattığının açıkça anlaşıldığını, davacının bu taşınmazı kendi üzerine almadan müvekkiline sattığını, müvekkiline devrin de davacının iradesi ve isteği doğrultusunda gerçekleştiğini, müvekkilinin iyiniyetle taşınmazı edindiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davalı vekilinin ödemelerle ilgili sunduğu belgeler ve tüm dosya kapsamından; davalı tarafından davacı adına ve hesabına ödenmek üzere ödemeler yapıldığı, ödemeleri açıkça inkar etmeyen davacının zımni kabulünün olduğu, bu durumda aldatma (hile) suretiyle taşınmazın devredildiğinin ispat edilemediği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olup bedelin müvekkiline ödenmediğini, müvekkiline 150.000,00 TL elden, kalan tutarın bir kısmını banka yoluyla bir kısmının makbuz karşılığında, bir kısmını da müvekkilinin kardeşine ödediği yönündeki davalı iddialarının gerçek dışı olup davalıdan arsa bedeli olarak bir ödeme alınmadığını, davalı adına oluşan tapunun yolsuz olduğunu, tarafların kardeş olup ticari ilişkileri bulunduğundan karşılıklı bir takım ödemelerinin olmasının normal olduğunu, 2018 ve 2019 yıllarında davacı ile davalının birbirlerine yaptıkları ödemelerde davalının müvekkiline hâlen 37.260,00 TL borçlu olduğunun gözüktüğünü, hem dava konusu taşınmaz hem de başka işler dolayısıyla taraflar arasında husumet oluştuğunu, davalının kötüniyetli olup vekalet yetkisini kötüye kullandığını, davalı ...'in takas sözleşmesiyle ilgisinin bulunmadığı gibi sunduğu belgelerde tahrifat ve sonradan tanzim edilen hususlar bulunduğunu, tanıkların da davacının iddialarını doğruladığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satın almaya dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b72c73fc2c953304 5adec42308e96738 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 7. Hukuk Dairesi 2024/2565 E. , 2025/957 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1106 E., 2023/511 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/236 E., 2022/135 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; dava dışı ... Kılıç'ın dava konusu Kocaeli ili, Körfez ilçesi, ... Mahallesi, 2452 ada 30 parselin satışı için çıkartmış olduğu vekaletnameye davalı ...'nın ismini yetkili satıcı olarak eklettiğini, bu vekaletnameyi kullanarak davacı adına tescil edilmesi gereken 2452 ada 30 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tescil ettirildiğini ileri sürerek; 2452 ada 30 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilinin adına tescilini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki diğer beyanlarında özetle; açılan davanın haksız olduğunu, dava konusu taşınmazı adi yazılı 06.05.2019 tarihli taraflar arasında ikinci bir defa yapılan satış vaadi sözleşmesiyle 500.000,00 TL karşılığında davacıdan müvekkilinin satın aldığını ve bedelini de ödediğini, sözleşme maddeleri incelendiğinde davacının, davadışı ...'dan aldığı bu taşınmazı müvekkiline sattığının açıkça anlaşıldığını, davacının bu taşınmazı kendi üzerine almadan müvekkiline sattığını, müvekkiline devrin de davacının iradesi ve isteği doğrultusunda gerçekleştiğini, müvekkilinin iyiniyetle taşınmazı edindiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davalı vekilinin ödemelerle ilgili sunduğu belgeler ve tüm dosya kapsamından; davalı tarafından davacı adına ve hesabına ödenmek üzere ödemeler yapıldığı, ödemeleri açıkça inkar etmeyen davacının zımni kabulünün olduğu, bu durumda aldatma (hile) suretiyle taşınmazın devredildiğinin ispat edilemediği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olup bedelin müvekkiline ödenmediğini, müvekkiline 150.000,00 TL elden, kalan tutarın bir kısmını banka yoluyla bir kısmının makbuz karşılığında, bir kısmını da müvekkilinin kardeşine ödediği yönündeki davalı iddialarının gerçek dışı olup davalıdan arsa bedeli olarak bir ödeme alınmadığını, davalı adına oluşan tapunun yolsuz olduğunu, tarafların kardeş olup ticari ilişkileri bulunduğundan karşılıklı bir takım ödemelerinin olmasının normal olduğunu, 2018 ve 2019 yıllarında davacı ile davalının birbirlerine yaptıkları ödemelerde davalının müvekkiline hâlen 37.260,00 TL borçlu olduğunun gözüktüğünü, hem dava konusu taşınmaz hem de başka işler dolayısıyla taraflar arasında husumet oluştuğunu, davalının kötüniyetli olup vekalet yetkisini kötüye kullandığını, davalı ...'in takas sözleşmesiyle ilgisinin bulunmadığı gibi sunduğu belgelerde tahrifat ve sonradan tanzim edilen hususlar bulunduğunu, tanıkların da davacının iddialarını doğruladığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satın almaya dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b72c73fc2c953304 5adec42308e96738 ... ...